Kendinizi Markalaştırmanın Yolları

Geçtiğimiz ay içerisinde Project House’nin Smart Marketing Journal’ında yayınlanan ve doğrudan binlerce marka yöneticisine gönderilen yazım:

Kendinizi Markalaştırmanın Yolları

Sizler bugün emrinizdeki ticari markaları çok iyi yönetiyor olabilirsiniz. Peki, çoğu zaman yönettiğiniz ya da en azından yönetmeniz gereken başka bir marka daha var: Kendiniz. Bu konuda gereken özeni gösteriyor musunuz?

Eğer bu konuda iyi değilseniz tavsiyeler benden değil, konunun uzmanı Tom Peters’ten geliyor. Aşağıda yazdıklarım Tom Peters’in “Kendinizi Markalaştırmanın 50 Yolu” adlı kitabının kendi düşüncelerim ile harmanlanmasından oluşuyor. Aşağıdaki tavsiyeleri dikkate alıp, soruları cevaplarsanız hayatınız tümüyle değişebilir. Yapabilir misiniz? Evet. Peki yapacak mısınız? Asıl cevabı verilmesi gereken soru bu.

Markalaşma hedefiniz mi var, farklı olmak ve bir konuda başarılı gösterilmek mi istiyorsunuz?

Sizi iyi tanıyan bir iki arkadaşınızı alın. Yemeğe çıkın ve “Ben ne olmak istiyorum” konusunu tartışın. En son ne zaman bu soruyu kendinize sordunuz?

Bir konuda nam salmış, insanların onun ismini duyduklarında kalite, ürün ve azmi düşünmelerini sağlayan bir –proje yöneticisi, pazarlama profesyoneli, avukat… arkadaşınız var mı? Onunla röportaj yapın. Sırlarını sorun. Bunu nasıl başarmış? Keyifli bir sohbet olacağının garantisini verebilirim.

Marka olmuş bireyleri gözden geçirin. Olmak istediğiniz kişi kim? Neden? Bu kişi nasıl başarılı olmuş? Derinlemesine inceleyin, detaylı cevap verin. Onun yaptıklarını kendi hayatınızda nasıl kullanabilirsiniz?

Markalaşma = Zaman bilinci. En değerli servetinizin çoğunu –sadece- çalışmak için mi harcıyorsunuz?  Kendinize en son ne zaman yatırım yaptınız? En son neden zevk aldınız? Takviminiz / Yapılacaklar Listeniz sizin her şeyiniz. Bu listede kaç madde “Kişisel Markalaşma” hedefinize uygun?

Markalaşma yarışında sizi önde götürebilecek olan öncelikleri sıralayın. Buna uygun olarak haftanızı yeniden planlayın.

%100 övünç kaynağı olabilecek bir iş üzerinde mi çalışıyorsunuz. Eğer çalışmıyorsanız bu konuda ne yapmalısınız?

Eğer keyif almıyorsanız doğru şeyi yapmıyorsunuz demektir. Acaba hiç keyif alabileceğiniz bir iş yapmayı düşündünüz mü? Bunca kariyerden sonra riskli mi geldi? O zaman sızlanmaya devam edebilirsiniz.

Markalaşma = Farklılık. Fark yaratmak istediğiniz tek şey nedir? Dikkatlice düşünün ve tarif edin.

Zamanınızı değerlendirmekte etkin olan kimi tanıyorsunuz? Sizden daha mı az önemli bir iş yapıyor, daha mı az meşgul? Zamanını nasıl kullanabiliyor? İş, aile, sosyal hayat dengesini nasıl kurabilmiş?

Kendinize hayır demeyi öğretin.

Eğer mümkünse patronunuzun sempatisini kazanın. Onunla “Markalaşma Tutkunuz” hakkında sohbet edin. Bu onun açısından da oldukça iyi olacaktır. Çünkü sizin bir konuda mükemmelliği yakalamaya çalışmanız her zaman hoşuna gider. Gelecek planınızı onunla paylaşın ve tartışın.

Markalaşma = Müşteri Odaklı Yaşam. Buradaki müşteri kendinizsiniz.

Bağlantı kurma konusunda (networking) ne kadar iyisiniz?

İnternet sizin arkadaşınız, belki de en iyi arkadaşınız. Kendinizi markalaştırmak için dijital stratejiniz üzerine düşünün. İçerik üretir misiniz? Blog yazar mısınız? Sosyal ağlarda ne kadar varsınız? Facebook’u, Twitter’i, Friendfeed’i

Markalaşma hedefiniz dahilinde ne kadar etkin kullanıyorsunuz? Eğer bu ağları kullanmayı bilmiyorsanız, bunları iyi kullanan birilerini tanıyor musunuz? Hiç etrafınızda kendi topluluğunuzu oluşturmayı düşündünüz mü? Nasıl yapılacağını bilmiyorsanız, bunun için birisi çalıştırmayı düşünür müsünüz yoksa bu konu o kadar da önemli değil mi?

Yukarda yazılanlar bu işin temeli ama aslında yazılacak daha çok konu var. Kişisel tanıtım, kişisel PR gibi kavramlardan henüz bahsetmedim. Lütfen bu yazı hakkında ne düşündüğünüzü hasan ( at ) hasanbasusta.com ‘a mail atın. Eğer yeterince ilgi görürse bu yazının devamını yazıp gene burada yayınlayacağım. İnternet çağında iletişime geçin, çok şey kazanabilirsiniz. Ama hiçbir şey kaybetmezsiniz. Garanti veriyorum.

KENDİNİZİ MARKALAŞTIRMANIN YOLLARI

Sizler bugün emrinizdeki ticari markaları çok iyi yönetiyor olabilirsiniz. Peki, çoğu zaman yönettiğiniz ya da en azından yönetmeniz gereken başka bir marka daha var: Kendiniz. Bu konuda gereken özeni gösteriyor musunuz?

Eğer bu konuda iyi değilseniz tavsiyeler benden değil, konunun uzmanı Tom Peters’ten geliyor. Aşağıda yazdıklarım Tom Peters’in “Kendinizi Markalaştırmanın 50 Yolu” adlı kitabının kendi düşüncelerim ile harmanlanmasından oluşuyor. Aşağıdaki tavsiyeleri dikkate alıp, soruları cevaplarsanız hayatınız tümüyle değişebilir. Yapabilir misiniz? Evet. Peki yapacak mısınız? Asıl cevabı verilmesi gereken soru bu.

Markalaşma hedefiniz mi var, farklı olmak ve bir konuda başarılı gösterilmek mi istiyorsunuz?

Ø Sizi iyi tanıyan bir iki arkadaşınızı alın. Yemeğe çıkın ve “Ben ne olmak istiyorum” konusunu tartışın. En son ne zaman bu soruyu kendinize sordunuz?

Ø Bir konuda nam salmış, insanların onun ismini duyduklarında kalite, ürün ve azmi düşünmelerini sağlayan bir –proje yöneticisi, pazarlama profesyoneli, avukat… arkadaşınız var mı? Onunla röportaj yapın. Sırlarını sorun. Bunu nasıl başarmış? Keyifli bir sohbet olacağının garantisini verebilirim.

Ø Marka olmuş bireyleri gözden geçirin. Olmak istediğiniz kişi kim? Neden? Bu kişi nasıl başarılı olmuş? Derinlemesine inceleyin, detaylı cevap verin. Onun yaptıklarını kendi hayatınızda nasıl kullanabilirsiniz?

Ø Markalaşmak = Zaman bilinci. En değerli servetinizin çoğunu –sadece- çalışmak için mi harcıyorsunuz? Kendinize en son ne zaman yatırım yaptınız? En son neden zevk aldınız? Takviminiz / Yapılacaklar Listeniz sizin her şeyiniz. Bu listede kaç madde “Kişisel Markalaşma” hedefinize uygun?

Ø Markalaşma yarışında sizi önde götürebilecek olan öncelikleri sıralayın. Buna uygun olarak haftanızı yeniden planlayın.

Ø %100 övünç kaynağı olabilecek bir iş üzerinde mi çalışıyorsunuz. Eğer çalışmıyorsanız bu konuda ne yapmalısınız?

Ø Eğer keyif almıyorsanız doğru şeyi yapmıyorsunuz demektir. Acaba hiç keyif alabileceğiniz bir iş yapmayı düşündünüz mü? Bunca kariyerden sonra riskli mi geldi? O zaman sızlanmaya devam edebilirsiniz.

Ø Markalaşma = Farklılık. Fark yaratmak istediğiniz tek şey nedir? Dikkatlice düşünün ve tarif edin.

Ø Zamanınızı değerlendirmekte etkin olan kimi tanıyorsunuz? Sizden daha mı az önemli bir iş yapıyor, daha mı az meşgul? Zamanını nasıl kullanabiliyor? İş, aile, sosyal hayat dengesini nasıl kurabilmiş?

Ø Kendinize hayır demeyi öğretin.

Ø Eğer mümkünse patronunuzun sempatisini kazanın. Onunla “Markalaşma Tutkunuz” hakkında sohbet edin. Bu onun açısından da oldukça iyi olacaktır. Çünkü sizin bir konuda mükemmelliği yakalamaya çalışmanız her zaman hoşuna gider. Gelecek planınızı onunla paylaşın ve tartışın.

Ø Markalaşma = Müşteri Odaklı Yaşam. Buradaki müşteri kendinizsiniz.

Ø Bağlantı kurma konusunda (networking) ne kadar iyisiniz?

Ø İnternet sizin arkadaşınız, belki de en iyi arkadaşınız. Kendinizi markalaştırmak için dijital stratejiniz üzerine düşünün. İçerik üretir misiniz? Blog yazar mısınız? Sosyal ağlarda ne kadar varsınız? Facebook’u, Twitter’i, Friendfeed’i markalaşma hedefiniz dahilinde ne kadar etkin kullanıyorsunuz? Eğer bu ağları kullanmayı bilmiyorsanız, bunları iyi kullanan birilerini tanıyor musunuz? Hiç etrafınızda kendi topluluğunuzu oluşturmayı düşündünüz mü? Nasıl yapılacağını bilmiyorsanız, bunun için birisi çalıştırmayı düşünür müsünüz yoksa bu konu o kadar da önemli değil mi?

Yukarda yazılanlar bu işin temeli ama aslında yazılacak daha çok konu var. Kişisel tanıtım, kişisel PR gibi kavramlardan henüz bahsetmedim. Lütfen bu yazı hakkında ne düşündüğünüzü hasan ( at ) hasanbasusta.com ‘a mail atın. Eğer yeterince ilgi görürse bu yazının devamını yazıp gene burada yayınlayacağım. İnternet çağında iletişime geçin, çok şey kazanabilirsiniz. Ama hiçbir şey kaybetmezsiniz. Garanti veriyorum.

Hasan Başusta

Pazarlama Profesyonellerinin Mutlaka Okuması Gereken 5 Kitap

Aslında liste uzatılabilir. Eminin işini iyi yapan pazarlama profesyonelleri bu kitaplardan en az ikisini okumuştur. Eğer öyleyse diğer üç kitabı da tamamlamanızı öneririm. Yok, daha azını okuduysanız çok şanslısınız ve önünüzde harika vakit geçirebileceğiniz bir kısa liste var.

5. Jeffrey Gitomer – Satışın Küçük Kırmızı Kitabı: Adından da anlaşıldığı gibi bu bir pazarlama kitabından çok satış kitabı. Ama satış da pazarlamanın bir süreci olduğuna göre işe önce satışı anlamaktan başlayabiliriz. Bu kitap satışı ve satışın nasıl yapılması gerektiğini çok iyi anlatıyor ve kesinlikle kitaplıklardaki yerini almalı.

4.Richard Branson – Screw It, Let’s Do It: Bu kitabın Türkçesi sanırım yok. Ben “ Yapalım, Anasını Satayım” diye çeviriyorum. Bu çok kolay okunan kısa kitap Richard Branson’un girişimci hikâyesini ve olaylara bakış açısını anlatıyor. Özellikle sadece düşünen ve harekete geçmeyen bir insansanız Richard’in hareketlerinden çok şey öğrenebilirsiniz.

3. Seth Godin – Mor İnek: Bir pazarlama klasiği. Ana konusu ise farklılaşma ve değişik düşünme. Sıradanlıktan sıyrılmak için okunması gereken kitaplar arasında en önemlisi, en ilham vereni.

2. Philip Kotler: Pazarlama’nın Temelleri: Bu kitabı okumamış bir pazarlama profesyoneli düşünemiyorum. Daha çok pazarlamaya yeni giren arkadaşların Pazarlama’ nın Temellerini alabilecekleri bir başyapıt. Pazarlamayı çok iyi bilenlerin de tekrar tekrar dönerek yararlanacakları bir referans kitap.

1. İşinizi Yeniden Yaratın- Tom Peters: Hayatta en çok ilham aldığım isimlerin başında geliyor Tom Peters. Eğer Tom Peters’ in hiçbir kitabını okumadıysanız çok şey kaçırmışınız demektir. Sadece bu kitap değil, en başta “ Kendinizi Markalaştırmanın 50 Yolu” ve “Vay Canına Dedirtmek” de bu kitabın tamamlayıcısı niteliğindedir. O yüzden, aslında bu kitapların hepsi kendinize yapacağınız en büyük yatırımlardır.

Sizin başka tavsiye edeceğiniz ve “Mutlaka Okunmalı” dediğiniz kitaplar var mı?

P.S. Bu yazım sevgili Cengiz Çatalkaya tatildeyken kendisinin bloğunda yayınlanmıştır.