Türkiye'de Başarı Diyince

200534363-001Birçok kez deneyimleme şansım oldu, Türkiye’de başarı diyince şimşekleri üzerinize çekersiniz. Herkesin başarı tanımı farklıdır çünkü, yazdığım hemen hemen her yazıda her kesimden eleştrilere maruz kaldım. Bir çoğunda maalesef yapılan işin kıskanılması başroldeydi, yorumlardaki kelimelerden bunu anlamak hiç zor olmuyordu.

Ercüment Büyükşener’i yazdım, o da bir şey mi dediler, Ahmet Alp Balkan diye bir genç var -ki röportajı yapana kadar tanımıyordum, bir kere sohbet etmişliğimiz yoktu- 19 yaşında şu yazılımları yapmış dedim topa tuttular. Marro.ws projesini yazdım, tutmaz dediler. Bir çoğu kötü niyetli yapılan yorumlardı ve eleştiriden yoksundu.  (Eleştirinin tanımı: Bir kişi, eser ya da konuyu doğru ve yanlışlarını göstererek anlatmak amacıyla yazılan kısa metin) Ben yazmaya devam ettim kendime göre başarı hikayelerini. Herkesten Çağlar Erol olmasını beklemek ne derece mantıklıydı, özellikle 20’li yaşlarının başındaki gençlerden?

Bu yazıyı şunun için yazdım: Eğer birgün bir meyve verirseniz, kesinlikle taşlanacaksınız. Hazırlıklı olun. Agresif olmadan nedenini sorgulayın, uzun sürmeden anlayacaksınız. Hak vermeyeceksiniz ama anlayacaksınız.

Artık Webrazzi Yazarıyım, İşte İlk Yazım

Bundan böyle ben de Webrazzi yazarıyım. Tabii bu bloğumdaki yazıları da aksatmadan yazacağım. Webrazzi yazılarımın formatı biraz daha farklı olacak. Bu bloğumun aksine röportajlar ve analizler yapacağım bu sefer. İlk yazımda 23 yaşında Sony tarafından 23 ülkeye örnek gösterilen Ercüment Büyükşener ile başladım. Ercüment, Sony’den yardım almadan 8000 kişiyi aşkın VAIO Notebook kullanıcısını biraraya getirerek dünyada bir ilke imza attı ve başarısını Sony Avrupa’dan iş teklifi alarak perçinledi. Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz.