Canınız Sıkılınca Ne Yaparsınız?

Savaş Hoca’mın “Hani İçinizden Hiçbir Şey Yapmak Gelmez Ya” yazısını okuyunca ben de kendi listemi oluşturdum. Canım sıkılınca ne yaparım listesi. Aslında, kendime haksızlık yapmayayım, benim canım neredeyse hiç sıkılmaz. O aşamaya gelmeden önce mutlaka önlemimi alırım çünkü. İnternette gezmeyi çok tercih etmem. Ruh halimi değiştirmek için daha fiziksel bir şeyler yapmak gerektiğine inanırım. Aksi halde canım bilgisayar başında oturarak daha da sıkılabilir. “Emotion comes from motion” ( Duygu hareketten gelir) sözünün doğruluğuna inanırım. Neler yaparım peki?

1. Eski dostlar ile görüşürüm. (Özellikle beni bu modumdan çıkaracak, komik ve pozitif olanlarla)

2. Yeni insanlar tanırım, sohbet ederim, daha çok dinlemede kalırım, yeni  bilgiler edinirim.

3. Cem Yılmaz izlerim.

4. Blog yazarım.

5. Hayal kurarım, planlama yaparım. Hayatımın 5 sene sonra neye benzeyeceğini düşünürüm.

6. Yemek yerim, atıştırırım, abur cubur, çikolata ne bulursam

7. Sahilde yürüyüşe çıkarım, kitap okurum.

Aklıma ilk gelenler bunlar. Siz canınız sıkılınca kendinizi daha iyi hissetmek için ne yaparsınız?

Hayatta Kemiğe Razı Olmak!

Köpekler kemik sevmez, biftek severler ama tüm alabildikleri kemik olduğu için  razı olurlar. Hayatta kemiğe razı olup olamayacağımızın kararını erken vermek gerekir. Çünkü bir kez kemiğe razı olduk mu geri dönüş her zamankinden daha zor olacaktır.

Blogların Bu Kadar Çok Okunma Sebebi

Son zamanlada bazı dergilerin üzerinde “Dergi Şart” ibaresi görüyorum. Dergiler batıyor, eskisi kadar satmıyorlar. Sebebi ise çok açık: Bilgi her zamankinden daha çabuk eskiyor ve bir aylık bir bilginin değeri bizim için her zamankinden daha az.

Aynı şey aşağı yukarı kitaplar için de geçerli. Yazıldıkları tarihten yayınlandıkları tarihe kadar eskiyor içindeki bilgiler. O yüzden temel bilgileri anlatan kitapları okumak  ve konu hakkında ileri bilgiyi internetten almak daha mantıklı geliyor okuyuculara. Blogların da bu kadar çok okunma sebeplerinden en önemlisi her daim güncel olmaları degil mi?

Klişe Laflar

1. Bir kere alıyoruz, en iyisini alalım ( Ya niye en iyisini alıyoruz, paramıza göre alsak ya )

2. Sigarayı bıraktım, kilo aldım.

3. Oynama evladım, bozarsın. ( Çocukluğumda en çok duyduğum laf)

4. Bak abiler kızıyor. ( Neden çoğulsa?)

5. Kitap okumaya vaktim yok. ( Ya TV seyretmeye?)

6. Bizim zamanımızda… ( Genellikle devrin 30 sene gerisinde kalmış kişiler tarafından söylenir)

Eskiden -2

Eskiden camdan bakkala sepet indirirdik. Bu bakkalda aradığımız her şeyi de bulurduk. Şimdi o bakkalin bin kati büyüklüğündeki süper marketlerde alışveriş arabalarımız dolu, sıra bekliyoruz. Ama hala aradığımız her şeyi de bulmuş değiliz. Nedir değişen sadece zaman mı?

Eskiden -1

Eskiden insanlar zatüreden, veremden, koleradan ölürlerdi, bugün ise iş hayatındaki stresten, sigaradan, alkolden ölüyorlar.

Lisede Okutulması Gereken Dersler

İktidar sizde olsaydı, lisede hangi desleri zorunlu okuturdunuz? Türk toplumu ve geleceğine en fazla yarar sağlayacağını düşündüğünüz dersler neler? Benim listem:

1- Mutluluk
2- Kişisel ve Toplumsal Gelişim
3- Gelecek ve Teknoloji
4- Girişimcilik
5- …

Ekleyecekleriniz var mı?

Babalarından Daha Bilgili Bir Nesil

Dünya tarihinde ilk kez çocuklar babalarından daha bilgili. Çünkü internet sayesinde çocuklar, bilgiye nasıl ulaşacaklarını biliyorlar. Zaten üniversitelerin de temelde öğrettiği bu değil mi? Bilgiden ziyade bilgiye ulaşma yolları… Ve artık babalar çocuklarının yanlarına oturup bilgiye nasıl ulaşacaklarını soruyorlar.