“NEXT BIG THING” Sosyal Medya ile E-ticaretin Birleştiği Yerde mi? Sosyal Ticaret Fırsatları – 3

Bu serinin ilk ve ikinci yazılarında ülkemizdeki hem Sosyal Medya’ya hem de E-ticaret’e bakışıma değinmiştim. Bu yazımda öncelikli fırsatlara değineceğim.

Facebook’tan film izleme ve bedelini Credits ile ödeme temelinde sosyal ticaret. Dünya’nın en büyük e-ticaret sitesi Amazon.com’da e-kitap satışlarının fiziksel kitap satışlarını geçmesi trendin nereye doğru gittiği konusunda ciddi fikir verecektir. “Download ya da stream” edilebilen ürünlerin öncelikli fırsat alanı olduğunu söyleyebiliriz.

Hollywood’un en ünlü film stüdyolarından Miramax, Facebook’ta film kiralıyor. Yani filmi seçip, Credits ile ödüyor ve Facebook’tan izliyorsunuz. Dünya’da sadece üç ülkeye açık bu beta program ve bu üç ülkeden bir tanesi Türkiye. Bir kez daha, ülke olarak diğer endüstrilerde olan dezavantajlarımız veya geriden gelmemiz bu endüstri için geçerli değil. Dünya’nın en büyük şirketleri sosyal ürünlerini öncelikle Türkiye’de deniyorlar ve Türkler beğenirse tüm Dünya’nın beğenisine açıyorlar. Evet, bu sefer Dünya bizim gerimizde, yapmamız gereken ise bu fırsatı değerlendirmek.

Dünya’da Sosyal Ticaret konusunda öncü olarak FMCG sektörü ve özellikle Procter & Gamble, Coca-Cola gibi firmalar gösteriliyor. FMCG, bence sosyal ticarete çok uygun olmayan sektörlerden bir tanesi. Sosyal ticaret, bir otoban değil, daha çok dikenli bir yol gibi. Kendi içerisinde zaten dezavantajları var, ödeme, kredi kartı numarası vermenin hala çok güvenli olmadığı algısı, ekosistemin gelişmesine daha zaman olması (Facebook’a kredi kartımızı kaydetme, Credits’in %30 pay alması gibi gibi…)

Bir de tüm bunlara aracısızlaştırma yani ürünün süpermarket gibi bir aracısı olmadan direkt olarak firmadan son tüketiciye gönderilmesi eklendiğinde iş daha da zorlaşıyor. (Walmart, bunu kısmen çözdü bu arada, belki başka yazımda detaylı anlatırım) Ürünlerin çoğunun internetten satılmaya çok müsait olmaması da cabası. Yani hızlı tüketim ürünlerini bakkaldan almak çok daha mantıklı, P&G ürünlerini de süpermarketten. Ama örnek olarak giyim, moda sektörü öyle değil, kapalı alışveriş kulüpleri bu algıyı yıktı.

Bu arada, websitesi üzerinde sosyal ticaret sitesi kurmak, Facebook uygulaması yapmaktan çok daha farklı. sosyal ticaretin f-ticaretten farkı da bu bana kalırsa. Bu konuda dünyada en beğendiğim kurguları sürekli inceliyorum ve devamını ileride yazacağım.

Özetle, satınalmanın Facebook’un içinde gerçekleşmediği, sadece vitrin gibi bir facebook uygulaması yapmakta büyük fırsatlar yok, bunu kendi kurguları ile bir sosyal ticaret sitesine çevirebiliyorsak orada fırsat var.

Biz gerçekten sosyal medyanın paraya dönüştüğü zamanı gördüğümüzde başarı kriterlerimiz de (KPI) ona gore değişecek, e-ticaret KPI’larına daha çok yaklaşacak. Satılan ürün, dönüşüm (conversion), ciro, kar gibi başarı kriterlerimiz olacağı için sadece sosyal medya iletişimi yeterli olmayacak.

Markalar uzun süre hayran sayısını kendine KPI aldı, son bir iki aydır hayran sayısı değil, ne kadar konuşulduğu önemli dendi ve herkes yeni kriterlerden People Talking About’u öğrenmeye koyuldu, markalara bunlar öğretildi. Belli ki, önümüzdeki senenin konusu bu. Bu işin iletişim tarafı çünkü Facebook markaların 100.000’lerce hayranına iletişim / promosyon yapabileceği bir mecra olarak duyuruldu ve bu algısı devam ediyor. Sosyal CRM, Sosyal Alışveriş gibi kavramların anlaşılmasına daha var. (Burada 1 sene once yazdığım yazıyı refere edeceğim: www.hasanbasusta.com/gelecek/sosyal-iletisim-crm-ve-ticaret-pg-ornegi.html

Ne zaman ki markaların üst düzey yöneticileri, “bizim kaç hayranımız var” sorusundan “bizim hayranlarımız bize ne kadar para kazandırıyor” sorusuna geçer, o zaman bu konular çok daha önem kazanır.

Yani, sosyal konteks kullanarak ne kadar satış yapıldığı KPI’ına biraz zaman var. Şu anda sosyal medya ile e-ticaret birbirinden çok farklı iki ayrı konu. Bir tanesi daha Kurumsal İletişim’in diğeri ise satışın öncelikli konusu. Ama ben inanıyorum ki Facebook Insight’larda ne kadar satış yapıldığını görebileceğiz birkaç sene sonra. İşte o zaman, bu iki kavramın birbirine yaklaştığını ve çok daha önemli hale geldiğini göreceğiz. Olması gereken de bu değil mi?

Not: 4. yazı olan “Sosyal Ticaretin Geleceği” konusu ile bu yazı dizisini bitireceğim. Umarım faydalı olmuştur.

Comm

2 Yorum

[…] Konuyu 4 yazıda bitirdim. Daha iyi bilgi sahibi olmanız için mutlaka üçüncü ve dördüncü yazıları da okumanızı tavsiye ederim. window.fbAsyncInit = function() { […]

[…] document.getElementById("fb-root").appendChild(e); }()); Sanırım, birinci, ikinci ve üçüncü yazılar şu ana kadar sosyal ticaretin ne olduğu konusunda fikir sahibi edinmemizi […]

Yorum Yapın

Mesajınız