Mevcut Eticaret Sitelerindeki Sorun

Bunun ne kadar büyük bir değişiklik olduğunu biliyor musun? diye haykırdı Steve Jobs. Ben altı aydır bu mağaza için kıçımdan ter akıtarak çalıştım, sense kalkmış her şeyi değiştirmek istiyorsun diye ekledi. Ve birden sesini alçattı. Yorgunum. Sıfırdan bir mağaza daha tasarlayabilir miyim bilmiyorum. 

Jobs 2000 yılındaki ilk Apple fiziksel mağazasından bahsediyordu ve oldukça öfkeliydi. Zamanı boşa gitmişti. Apple CEO’su olarak yüzlerce işi varken, her Salı öğleden öncesini sadece bu işe ayırıyordu. “Farklı düşünmenin” bir örneği olacak bir mağaza konseptine. Zamanını harcamasına neden olan şey bir gerçeği fark etmesiydi: Mağazanın Apple ürünlerine göre değil, insanların yaptıkları şeylere göre düzenlenmesi gerekiyordu. 

Bugün eticaret ile uğraşanlar içinse asıl sorunumuz şu: Steve Jobs’ın ekibinin 12 yıl önce fiziksel mağazalar için fark ettiğini bugün teknolojisi son derece mümkün olmasına rağmen online mağazalar için uygulamıyoruz.

Bir örnekle açıklayayım: Günümüzdeki eticaret şirketlerinin temel mantığı genel olarak şu: Elimde bazı ürünler var, bunları sırayla, çoğu zaman en çok stoğumda olan veya yeni ürünlere göre dizerim, müşteriler ihtiyacı olduğu ürünleri, benim çok sayıda ürünüm arasından bulur ve satın alırlar. Peki olması gereken ne? Burada bir paradigma değişikliğine ihtiyacımız var.

Detaylarını Webrazzi Eticaret Konferans’ındaki Sosyal Ticaret sunumumda anlatmıştım. İzlemediyseniz mutlaka buradan izlemenizi tavsiye ederim. Bu sunumda Dünya’dan Amazon, Levi’s, Ticketmaster gibi şirketlerin veriyi gerçek zamanlı kişiselleştirerek  müşterilerine nasıl değer kattığını örnekleri ile anlatıyorum.

Özeti ise şu: Yenilikçi eticaret sitelerinin yapması gereken siteyi ürünler etrafında değil insanların etrafında şekillendirmesi.

Yaklaşık 4 aydır vaktimi sosyal ticaret üzerine olan girişimim için harcıyorum, bu siteyi “Private Beta’ya” açtık, yaklaşık 200 kişiyle ilk testlerini gerçekleştiriyoruz. Yakın zamanda da Beta’ya açacağız. Yeni nesil bu eticaret sitesinin temeli şuna dayanıyor: Sosyal ağ bilgileriniz ile tek tuşla giriş yaptıktan sonra arkadaşlarınız hangi ürünü favorilere eklemişse, hangi ürünü satın almışsa veya yorum yapmışsa onu ana ekranda görüyorsunuz. Yani arkadaşınızlarınız, sizin yeni ürün keşfinizin filtresi haline geliyor. Sonrasında ise kişiselleşmiş bir profilleme yapısı görüyoruz. Yani, en basitinden ben erkeksem  erkek ürünleri görüyorum, kadınsam kadın ürünleri. Ve siteye giren herkesin kendi ilgi alanlarına, cinsiyetine, medeni haline ve diğer tüm verilerine göre ürünler görmesi nihai amacımız.

Fiziksel bir dükkandan (ve tabii mevcut eticaret şirketlerinden) en büyük farklarından biri bu: Herhangi bir mağazaya gittiğinizde mağazanın rafları sizin ilgi alanlarınıza veya arkadaşlarınızın beğendiği ürünlere göre yerlerini değiştirmiyor ama online mağazalarda bu mümkün. Yani, siteyi sadece stoğumuzda olan ürünlere göre değil, müşterilerimize ve onun arkadaşlarına göre yeniden tasarlıyoruz. Böylece her giriş yapan birbirinden farklı siteler görüyor.

Bu amaca ulaşmak için siteyi sıkça değiştirip, bol bol test yapıyoruz. Aşmamız gereken çok sayıda zorluk (challenge) olduğunun bilincindeyiz.  Önce Dünya’nın ve ülkemizin alışık olmadığı bu konsepti kanıtlamakla başlayacağız. Sonrasında doğru hedef kitle, ürün çeşitliliğinin arttırılması ve doğru eşleştirilmesi gibi maddelerimiz var. Henüz yolun çok başındayız, bir avuç insanla ve markayla çıktığımız bu heyecanlı yolculukta hızla büyüyoruz.

Sosyal ticaret, Dünya’da çok sayıda başarılı örneğini gördüğümüz bir tür değil bunun için belki de ülkemizden Dünya çapında örnekler çıkarmak için doğru zamanlardayız. Daha da önemlisi, çok daha fazlasını göreceğimize dair umutlarım var. Detaylar birkaç hafta sonra : )

Comm

4 Yorum

ömer komanNovember 1st, 2012 12:05 pm

merhaba; sizin yeni yaklaşımınıza göre kişiyi baştan tanımanız gerekiyor. sosyal ağ kimliklerinden biri ile siteye girilmesinden bahsediyorsunuz ilk olarak. bu kişinin cinsiyet, yaş, sosyal çevresi hakkında güzel veriler sağlıyor zaten. siteye ilk giren bilinmeyen/tanınmamış ziyatetçinin de ilgisin çekecek şeylere ihtiyaç olacaktır. birçok kullanıcı sitelere herhangi bir kayıt yapmaktan uzak durmakta anca beğendiği ürün varsa satın alırken üye olabilmekte. birde her kullanıcı trendler üzerine alışveriş yapmayabilir, kendi stil ve beğenisine uygun marka ,ürünlerin satıldığı yere gitmek ister, yani baştan siz mağazanızda nesiniz belli etmeniz lazım… başarılar.

cihan dumanDecember 6th, 2012 4:33 pm

Merhaba, bu okuduğunuz hangi kitaptı?

hasanbasustaDecember 11th, 2012 10:20 am

Steve Jobs (‘ın biyografisi.) Yazarı: Walter Isaacson

Canbey BilgiliMay 10th, 2013 12:18 am

Teşekkürler

Yorum Yapın

Mesajınız