Geleceğin Reklamcılığı: Facebook

Eski reklamcılık mantığı şuydu: Milyonlarca kişiye reklamını göster (yani spam yap) aralarından küçük bir kısmı reklamların ile ilgilensin, ürünümüzü satın alsınlar. Yani, televizyon başında dizimizi izlerken  kadın çorabı reklamı izlediğimiz yıllardan bahsediyorum. Halen devam etse de klasik manada televizyon reklamcıığının artık çok fazla vakti kalmadığını söyleyebiliriz.

Peki reklamcılık nereye doğru gidiyor? Cevabı basit: Yüksek hedefli reklamcılığa. Yani en basit mantıkla ben erkeksem bana kadın çorabı gösterme.


Peki reklamlar ne kadar spesifikleşebilir? Çok fazla. Nişanlı 18-24 yaş arası kızlara gelinlik reklamı gösterebilirim. Boğaziçi’nde okuyan öğrencilere Boğaziçi Üniversite’sinin şenliklerinin reklamlarını gösterebilirim. Hatta, doğumgünü olan kişilerin doğumgünlerini kutlayabilirim. Seçenekler Facebook’taki bilgiler ile doğru orantılı.

Burada en önemli noktalardan bir tanesi ”Likes and Interest” bölümü. Yani kişilerin hayran olduğu sayfalara göre hedefleme yapılması. Bunun anlamı şu: Eğer ürünün bir Çikolata ise, Facebook’taki Çikolata sayfasının 870.000 hayranına reklamlarını gösterebilirsin.

Daha da heyecanlandırıcı teknolojiler kapıda. Çok yakında hayatımıza Lokasyon Bazlı  – yani fiziksel olarak bulunduğun yerde- gösterilecek reklamlar girecek. Sonrasında mobil ödeme ya da Facebook Credits ile ekosistem tamamlanmış olacak ve ürünü satın alabileceğiz. Bu teknolojilere ise başka bir yazımda değineceğim.

Comm

5 Yorum

erdinç çiftçiOctober 30th, 2010 7:05 pm

Çok haklısınız yeni reklam modelinde insanların bir nüfus müdürlüğünde kayıtlı olması gerekliydi fakat facebook 500 milyon kişiyle bu görevi üstlendi, artık insanlara daha kolay ulaşabilecek firmalar.

sevda yalınbaşOctober 30th, 2010 7:38 pm

Kesinlikle doğru.

Türkiyede’ki internet kullanım penetrasyonu %40larda gezinirken (internete erişim imkanı olan hane sayısından bahsediyorum), interneti kullananların yarısı hergün bağlanıyor. Interneti kullananların %64ü twitter-facebook gibi anlık ileti yapıyor; yani like-interest için ciddi potansiyel sağlıyor. Kaba hesapla 75milyon türk insanımızın 15milyonu hergün internete giriyor. yuvarlak 10 milyonuda potansiyel “like” kitlesini oluşturuyor.
Bir de bunların üzerine AB ses grubunun %70i sosyal mecrada olduğunu da eklersek çıkan resim iştah kabartıcı.

Sosyal mecra’dan anladığımızı twitter-facebook kullanıcısı olmaktan çıkarıp bunu yeni bir pazarın inşaası olarak baktığımız vakit tezcanlılığın getirdiği “gecikmişlik” hissi kaplıyor beni. Acaba bu fikirleri nasıl projelendirip “iş” haline getirmeli, ne dersiniz?

Mert DokumanNovember 20th, 2010 4:25 am

peki sizce geleceğin mi ? Yoksa çağımızın mı ? Heleki Sevda hanımın bahsettiği %40 söz konusu olduğunda şahsen bu daha çok düşündürdü beni. (Bu yorumuda İstanbul-Gaziantep otobüsünden girdiği mi düşünürsek 🙂 )

irfan MiralSeptember 4th, 2011 3:46 pm

Avrupa ve Amerika’daki potansiyelle karşılaştırırsak çok düşük, ancak ilerliyor zamanla. Türkiye olarak internet kullanan birey sayısını arttırmalıyız ve açıkcası çok da verimli kullanmıyoruz. E-posta, facebook ve twitter gibi hizmetleri daha iyi değerlendirmeliyiz. ve son olarak tv kanallarından nefret ediyorum, tv’deki reklamları spam olarak görmeniz ve adlandırmanız da.. bilmiyorum bu tarafından ilk defa sizin sayenizde bakıyorum tamamen haklısınız! 100 kişi de 10 kişinin ilgisini çekiyor diye 90 kişiye eziyet. 2000li yıllardan beri tv izlemiyorum, akşam yemeklerinde denk gelirse haberlere gözüm ilişiyor o kadar.

eminSeptember 16th, 2011 11:46 pm

Benim fesbukum yok. hep düşünüyorum bu fesbuk bize nasıl yarar sağlayacak diye? tüm içtenliğimle ve ciddiyetimle döylüyorum ki bu fesbuğun ben hala ne amaçla kullanacağımı bilmiyorum.
fesbuğa parasıyla reklam vermekse he bak ozaman olabilir.
öte yandan sizin işinizle ilgili fesbuk sayfası açıp insanları orada dinleyebilirsiniz ve cevap verebilirsiniz.
başka?
fesbuk kredi mi? olabilir ama biraz zor.. (bence)
başka?

———–
değer olarak çok katkısı var elbette. etkinlikleri paylaşmak ve bir sürü insana – özellikle kitlenize- ulaşmakta süper. bunlar yadsınamaz. fakat benim duyduğum abartılmış şeylere kastım var burada esasında. fesbuk kral değil bunu vurgulamaya çalışıyorum. konu yazmakla belki ancak bukadar işlenebilir oturup konuşsak iş değişcek emme… işte.. olmuyor.. 🙂

soru sorar gibi derdimi anlatmaya çalıştım sorulara cevap yazılmasa da olur. yazılarınzı rsden takip ediyorum. keyif alıyorum açıkçası.

devam .. 🙂

saygılarımla manisadan emin

Yorum Yapın

Mesajınız