Gene harika dizayn edilmiş çok yaratıcı bir reklam. Aile içi şiddetin konu edildiği posterin hemen üzerinde bir hareket sensörü var ve kimse bakmazken ilk görüntüyü, birisi bakarken ikinci görüntüyü gösteriyor. Kaynak
Geçenlerde piyasada bilinen bir ajans bana ileri derecede Action Script bilen birilerini tanıyıp tanımadığımı sordu. Ben de tanıdığım olmadığını ama ÅŸirkettekilere ( Adobe ) bir soracağımı söyledim. Adobe’ de de aldığım cevap ÅŸaşırtıcıydı:
“İleri derecede Action Script bilen birisini herkes arıyor ama ne yazık ki çok fazla yok. İyi derecede bilenlerin hepsi de zaten iyi bir yerlerde çalışıyor.”
Türkiye’ de Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama geliÅŸtikçe Action Script’e ilgi artıyor ve bu ilgi gelecek yıllarda bu ilgi daha hızlı artmaya devam edecek. Bu iÅŸin profesyoneli ÅŸu anda çok fazla yok, yani rekabet baÅŸlangıç seviyesinden sonra hızla azalıyor. Piramitin aÅŸağısı kalabalık ama yukarıda çok az insan var.
Eğer kariyerinize yeni başlamış ya da başlayacak bir yazılımcıysanız size bir tüyo vereyim: Action Script öğrenin. İyi derecede öğrenin hem de. Piyasanın en aranılan yazılımcılarından birisi olursunuz.
EÄŸer kendinize güvenen bir Action Script’çi iseniz bana mail atın (hasan “et ” hasanbasusta . com ) özgeçmiÅŸinizi ajansa göndereyim
Ortalama bir Amerikalı 245 reklam mesajıyla karşılaşıyor her gün. Ayda 7485 mesaj eder. Herkes reklam yaptı, oyunun kuralı buydu. İnsanlar mesajları absorbe etti bir süre için. Aslında bu süre baya uzun sürdü. İnsanlar sıkıldı. Bir süre sonra reklam onlara bir şey ifade etmemeye başladı. Televizyonda görünce kanal değiştirdiler, bilboardda görünce kafalarını çevirdiler. Pazarlama iletişimi değişmeye başladı. İnsanlar dinlemediler. Ta ki kendileri isteyinceye kadar.
Ve geleneksel pazarlama yara aldı. Ölmedi ama can çekişiyor. Sonra, insanlar merak ettikleri markaların peşine düşmeye başladılar. Google’ da arattılar, web sitelerine girdiler. O zaman bile iletişim tek yönlüydü. Daha sonra dijital araçlar geldi. İnsanlar sosyal medyada kalabalıklar oluşturmaya başladıkça markaların dikkatini çektiler. Facebook’ ta grup kurdular, uygulamalar geliştirdiler. Cebimize kadar girdiler, Twitter’ dan iletişime geçtiler. Bloglar yazdılar, yorumlar aldılar. Aralarında başarılı olanları müşterilere içerik yarattırdılar, diyaloga geçtiler. Kitlesel iletişim geride kaldı, bireysel iletişime geçildi. İnsanlar markaları tekrar dinlemeye başladılar. Ta ki yeni bir yol bulunana kadar, o yeni yol ne miydi…
Punk Marketing pazarlamada farklılık yaratarak nasıl başarı elde edildiğini örneklerle anlatan çok sevdiğim bir kitap. Kitaptaki örneklerden birisi Harry Potter markasını ön plana çıkartacak bir taktiğin nasıl uygulandığını şöyle anlatıyor:
Dördüncü kitap “Harry Potter ve AteÅŸ Kadehi” Temmuz 2000′ de hem İngiltere’ de hem de Amerika’ da aynı anda piyasaya sürüldü. Öncesinde kitapçılara, medyaya, halka hatta Harry’ nin kendisine bile çok az bilgi verilmiÅŸti.
Kitabın hikayesi ile ilgili hiçbir şey yayınlanmamıştı; kapak bile gizli tutulmuştu. Rowling, kitap çıkmadan önce hiç röportaj yapmadı, hatta kitabın ismi bile uzun süre açıklanmadı. Satıcılar, lansmana kadar kitapların paketlerinde tutmak için çok ciddi emirler almışlardı ve çoğu ambargo kalkar kalkmaz satışa başlamak için mağazalarını gece yarısında açtılar. Öyle Yıldız Savaşları tadındaydı ki!
Daha sonraki lansmanlar da aynı ÅŸekilde yapıldı. Ancak plana, resmi satış gününden önce Kanada’ daki bir kitapçıda ” Oh!, Çok özür dilerim” diyerek 14 kopya Harry Potter ve Melez Prens kitabı satılması gibi birkaç taktik eklenmiÅŸti. Bugün, Harry Potter markasının deÄŸeri 1 milyar dolardan fazla ve utangaç Rowling İngiltere’ deki en zengin, medya için en vazgeçilmez kadınlardan biri yaptı.
Punk Marketing ( 2007 basımı) deÄŸerin 1 milyar Dolara ulaÅŸtığını söylese de Ali Atıf Bir Hürriyet’ teki yazısında bu imparatorluÄŸun 5 milyar Dolara ulaÅŸtığını söylüyor. Bu baÅŸarıyı da şöyle açıklıyor: Harry Potter yaratıcılarının kompleksleri yok. Ürünlerini bir marka gibi görüyorlar ve bugün marka konusunun çocuk edebiyatı dahil yaÅŸantımızın her anını derinliÄŸine etkilediÄŸini kabul ediyorlar. Harry Potter’in baÅŸarısı 5 milyar dolarlık baÅŸarısı da çok dahice tasarlanmış etkili pazarlama yönetimine dayanıyor. Pazarlama akademisyeni ve Harry Potter hayranı Stephan Brown’da oturmuÅŸ Harry Potter’ın pazarlama ve markalama sihrini derinliÄŸine incelemek için“Harry Potter’ın Marka Sihri“ isimli bir çalışma yapmış. Harry Potter’ın modern pazarlamanın en büyük örneklerinden biri olduÄŸunu bir bir anlatmış. Ortaya her pazarlamacının okuması gereken mükemmel bir “modern pazarlama ve markalama”kitabı çıkmış. Brown kitabında şöyle bir cümleye yer veriyor: “Bugün markalaÅŸmanın kalbinde müthiÅŸ bir sihir yatıyor. Ve bu sihir öncelikle bir öyküyle baÅŸlıyor. Ve bu öyküyü iyi anlatmakla…” Brown’a tüm kalbimle katılıyorum.. MarkalaÅŸmayı da anlamak her ÅŸeyden önce insan yaÅŸamında öykülerin ve öykü anlatmanın sihrini anlamaktan geçiyor. Bir de bunu bizim yazarlarımız anlayabilse!
Ali Atıf Hocamın cümlesini tekrar ediyorum: Harry Potter’in başarısı 5 milyar dolarlık başarısı da çok dahice tasarlanmış etkili pazarlama yönetimine dayanıyor. Buna çoğumuzun piyasaya sızdı, lansmandan önce bilgiler gizlice elde edildi gibi safça inandığımız ama aslında marka kontrolünde olan casusluk haberleri ve dahice yapılan gerilla uygulamaları dahil.
Dünya’ da ilk defa Gerilla Reklamcılık ödülleri dağıtıldı. Yukarıdaki reklam benim en beÄŸendiÄŸim iÅŸti ve Field Marketing ( Saha Pazarlama) konusunda gümüş ödülün sahibi oldu. Burada daha bir çok ilham alabileceÄŸiniz iÅŸler bulabilirsiniz. Bu güzel yarışma için Torke’ ye ve Lisbon Ad School’ a teÅŸekkür ediyor, bu ödüllerin ikincisini merakla bekliyoruz.
Türkiye’ de nüfusa oranla, günlük kişi başına ayrılan okuma süresi 13 saniyedir! Diğer Avrupa Ülkelerinde bu süre 24 dakikaya kadar ulaşmaktadır.
Bu sorunu baÅŸarılı gerilla uygulamaları ile yüzümüze yüzümüze vurarak çözüme katkıda bulunmak isteyen Anadolu Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerine benden tam destek. BaÅŸarılı bir sosyal kampanya nasıl gerilla pazarlama ile birleÅŸtirilir ‘ in güzel bir örneÄŸi…
Sektörün bir çok profesyonelinin davetli olduÄŸu “Google İnternet Reklamcılığı Günü” etkinliÄŸi Anadolu’ dan da yoÄŸun bir katılım ile 30 Nisan 2009 PerÅŸembe günü Grand Cevahir Otel’ de gerçekleÅŸti.
Google yetkilileri etkinlik alanına Google ruhunu tamamen yansıtmayı baÅŸarmışlardı. Minderler, Google logoları, müzik ve konferans salonu ile hedefledikleri gençlere doÄŸru mesajı verdiler. Etkinlik sırasında herkesten duyduÄŸum bir söz ÅŸuydu: “Google’ da çalışırken nasıl da eÄŸleniliyordur?”. Çalışırken eÄŸlenmek… Bu imajı yaratmak hiç kolay deÄŸil, özellikle Google gibi dev bir ÅŸirkette.
Konferansın ana konusu baÅŸlangıç seviyesindeki Google kullanıcılara hitap ettiÄŸi için, bu konferanstan bir çok arkadaÅŸ çok deÄŸerli bilgiler ile ayrıldı. Biz de Amerika’ dan, İngiltere’ den, Uzak DoÄŸu’ dan ve Avustralya’ dan gelen Google çalışanları ile sohbet etme fırsatı bulduk. Zaten ÅŸu anda çalıştığım ÅŸirket Google Türkiye ile aynı katta olduÄŸu için teknik bir ÅŸey sorma gereÄŸini hissetmedim. O yuzden bu kiÅŸilere sorulan sorular gene Google ……. ofiste çalışmak nasıl bir ÅŸey ÅŸeklinde oldu.
Google amaçladığı ÅŸekilde 753 katılımcıya Adwords nedir, tam anlamı ile cevabını verdi. İnsanlarin kafasında Adwords’e dayalı bir gelir modeli oluÅŸturulabileceÄŸi imajını çok şık bir ÅŸekilde oluÅŸturdu. Google Türkiye Pazarlama Direktörü Mustafa İçil ‘in yaptığı “Google Dünyası ve Yeni Pazarlama Trendleri” sunumunun yanı sıra “Google Dostu Siteler Yaratın” ve ” Google Analytics” bölümleri diÄŸer ilgi çekici sunumlardı. Sonuç olarak Google İnternet alanında ÅŸu ana kadar gördüğüm en baÅŸarılı organizyonlardan bir tanesinden alnının akıyla çıkmayı baÅŸardı. Tebrikler Google.
Dünyanın en çok takip edilen Gerilla Marketing Bloglarından Boothstrapping Guerilla Marketing Blog’un yazari Derek benimle kontak kurarak bloÄŸumu inceledigini ve çok beÄŸendiÄŸini, eÄŸer problem olmazsa bazı kampanyaları paylaÅŸmak istediÄŸini söyledi. Ben de memnun olurum dedim. SaÄŸolsun, son 7 yazımdan 4′ünü bloÄŸundaki bu yazısında yayınlamış.
EÄŸer Bu BloÄŸu beÄŸeniyorsanız, lütfen bir dakikanizi ayırıp 2009 Blog Ödüllerinde oy verin. Project House Reklam – Pazarlama Kategorisinde oy vermek için buraya tıklayabilir ve bir dakika içinde kayıt olarak, oyunuzu kullanabilirsiniz. ( Sayfanın en üstüne bakın) Kazanmak, kazanmamak önemli deÄŸil, tüm oy verenleri görüp, sizinle bir kahve organizasyonu yapmak, tanışmak, görüşmek istiyorum. Tarihi yakın zamanda beraber belirleriz
Unicef Finlandiya’dan harika bir gerilla uygulaması. Finlandiya’ nin 14 sehrinde aÄŸlayan bebek sesleri ile bir bebek arabası sahipsiz bir ÅŸekilde meydanda duruyor. YaklaÅŸtığınızda ise şöyle bir not buluyorsunuz: İlgilendiÄŸiniz için teÅŸekkür ederiz, umarız sizin gibi daha çok insan vardır. Unicef. ” Bir Anlığına Anne Olun.” ( Daha büyük görmek için lütfen resime tıklayın ) Dokunakli… Kaynak
1982' de doğdum. İstanbul ve Marmara'dan sonra İngiltere' de Pazarlama okudum. Blogumda 2006 yılından beri Yaratıcılık, Pazarlama, Reklamcılık ve Tasarım konularında "Değişik Düşünce'lerimi" paylaşıyorum. Bana hasan (at) hasanbasusta (nokta) com adresinden her zaman ulaşabilir, daha fazla bilgi için "buraya" tıklayabilirsiniz.