Rocket Internet’in Türkiye’den Çekilmesi Olumsuz mu?

Normalde bu tür yazılar pek yazmıyorum. Ama şu twiti attığım ve 140 karakterde yanlış anlaşılmaya çok müsait olması dolayısı ile düşüncelerimi büyük resimden bakarak biraz daha detaylı yazmaya karar verdim. Twitimde şu yazıyordu:

  • Müşteriyle bağ kurmaya gerek yok, parası neyse veririz yönteminin bu topraklarda çalışmadığını kanıtladığı için Rocket’e teşekkür borçluyuz.

Demek istediğim aslında şu:  Şirketin Türkiye pazarından çekilmesi de en çok işsiz kalacak yaklaşık 400 kişi için üzücü. Neyse ki bunun etkisi çok uzun vadeli olmayacaktır. Çünkü Rocket’ta çalışan kişilerin büyük çoğunluğu bu ülkenin üst derece yetenek diliminde bulunuyordu. (Hatta “Rocket’in çekilmesi, piyasaya “Boğaziçililer şirket batırdı” şeklinde yansıdı” tarzında kendisi ile dalga geçen twitler gördüm.)

Daha da önemlisi, Türkiye pazarı bu kadar fırsatlar barındırırken; bu kadar yetenekli ve inovatif çalışanların klon iş yapmasından ziyade farklı şirketlerde çalışmasının, kendi girişimlerini açmalarının hem bireysel hem de toplumsal açıdan daha faydalı olacağını düşünüyorum. Bu açıdan bakıldığında kısa vadede kötü bir gelişme olarak gözüken bu durumun, orta vadede gayet olumlu olma ihtimali yüksek. Aralarında şimdiden iş teklifi almış kişilerin olduğunu biliyorum. Bu kişiler için tek dezavantaj kısa sürede iş bulmak istiyorlarsa, aldıkları piyasanın üstünde maaşlarından vazgeçecek olmaları. Yani, Adam Smith’in görünmez eli gene devreye girdi.  (Konuya aşina olmayanlar için Wikipedia’da yazdığı gibi: Görünmez el ve piyasayı düzenleyen fiyatlar seviyesi, kaynakların en verimli şekilde kullanılmasına imkân sağlar.)

Benim değinmek istediğim nispeten başka bir konu: Öncelikle, Rocket’in kurucusunun meşhur e-mail’inde ortaya çıkan Blitzkrieg gibi doktrinlerin, “There will be blood” (Çok kan akacak) gibi söylemlerin işe bu topraklarda yaramadığını görmenin sevindiriciliği. Bu topraklar zaten yeterince kan gördü onun için iş hayatının, savaş stratejileri hele hele Nazi söylemleri ile yönetilmesine şiddetle karşıyım. Sırf bu yüzden Boğaz kuşatmasının Rocket için başarısızlıkla sonuçlanmasını ülke adına sevindirici buluyorum.

Şunu söylemekte fayda var; Rocket, Dünya üzerine yayılmış finansal metriklerde oldukça başarılı sayılabilecek bir şirket. Daha bu hafta 340 milyon Euro’luk anlaşma imzaladılar ve JP Morgan’dan (Zalando’ya) yatırım aldılar.  Bunun gibi haberler Rocket cephesinde olağan haberler. Dünya’da İnternet E-nternasyonelizmi’ni (böyle bir terim var mı bilmiyorum) yani kısa sürede bütün dünyaya yayılma, bu ülkelerden para kazanma işini en iyi yapan şirket. 40 Ülkede, 100’den fazla girişimleri var. Benim burada yaptığım vurgu ise: BU TOPRAKLAR.

Özetle, Türk insanının daha duygusal olduğu, başarı için sadece paranın yetmediği, vahşi kapitalizm’in, Nazi söylemlerinin bu ülkede hala başarılı olmadığı görmek sevindirici. Ama en sevindirici olan şey bu tür başarısızlıklarda Nazi söylemleri ile şirket yönetenleri yeni girişimcilere -en azından bu ülkede- rol model ve ilham kaynağı olma ihtimalinin azalması.

Bundan sonrası biraz daha teknik, aslında başka bir blog yazısının konusu ama gene de burada yazacağım. İşletme, ekonomi ya da strateji temeliniz yoksa terimlere uzak kalabilirsiniz. Konu ile ilgilenmek isteyenler için her bir kavramın linkini verdim.

Peki Rocket neden bu topraklardan çekildi? İsmail bu konuda güzel bir yazı yazmış. Ekleyecek bir maddem daha var. Venture Village’daki şu makalede konu enine boyuna masaya yatırılıyor. Buradaki en önemli sebep, kar marjının düşük olması. (Edit: Ben bu yazıyı yazarken Nurettin de Webrazzi de benzer bir konuya değinmiş. Onun yazısı da çok güzel, okumanızı tavsiye ederim.) Aslında bir şirketin bir ülkeden çıkmak için daha iyi bir sebebi olamazdı. Bu durumda Türkiye’deki eticaret sektörünün şapkasını önüne alıp düşünmesi ve şu soruları sorması gerekiyor.

Biz ne zaman bu hale geldik?

Tüketiciye daha ucuz ürünler satmak ve pazar payı kapmak için, uzun vadede sürdürülebilir olmayan, (son tüketici dahil) herkesin zararına olan bu modellerden neden çıkamadık?

Yıllarca bu ülkenin en büyük eticaret şirketlerinin pazar payı kapmak ve ciro savaşlarını kazanmak adına yaktıkları nakitler (cash-burn) dibe çekme yarışına (Race to the bottom konseptine) yol açtı. Rekabet, stratejik geçmişten gelen kişileri bile oyun teorisinde oyunbozanlık yapmaya zorladı. Tutsak ikilemi (Prisoner’s dilemma) iki mahkuma da yaramadı. Ufak bir öngörüde bulunmak gerekirse: Kar marjları yukarıya çekilemezse, yıllardır zarar eden milyon dolar cirolu büyük şirketlerimiz Rocket gibi piyasadan çekilme zorunda kalabilir. Böyle giderse, çalışan maaşları ve koşulları daha da kötüleşebilir. Rekabet son tüketici dışında kimseye yaramaz. (Şirketler piyasadan çekilince son tüketiciye de sadece kısa vadede yaramış olur haliyle.) Bu konuda bir şey yapacak mıyız yoksa gene görünmez bir elin gelip her şeyi düzeltmesini mi bekleyeceğiz? Asıl soru bu.

Eğer buraya kadar okuduysanız, en favori sahnelerimden Nobel Ekonomi Ödüllü dahi John Nash’in En iyi film dahil 4 Oscar’lı Akıl Oyunları (A Beautiful Mind) filminde Adam Smith’in teorisine karşı geldiği bar sahnesini mutlaka buradan izleyin. Burada anlatılan fikirleri en güzel ve kolay şekilde anlatmanın yolu belki de bu sahneden geçiyor. Sonra bir daha yazıya bakın ve lütfen Twitter’dan @hasanbasusta yaparak yorum yazın: Haksız mıyım?

Comm

7 Yorum

Serkan ÜnsalAugust 19th, 2012 3:25 pm

Eline sağlık Hasan, ben de Rocket’i değil ama genel olarak yabancı sermayeleri ve VC dünyasını yeren bir yazı yazmıştım 2 ay önce. Rocket ile daha da anlam kazandı. http://trscope.com/yabanci-sermaye-ve-vc-yatirimlari-uzerine-ter

BurakAugust 19th, 2012 6:11 pm

Yazının bütünlüğü harika olmuş ancak doldurulması gereken eksik bir nokta olduğunu düşünüyorum: “Kendileri için en iyi sonucu alma motivasyonuna sahip oyuncuların, oyundaki diğerleri için de en iyi olanı isteyebileceğini hayal etmek mevcut rekabet tanımı ve oyun kuralları düşünüldüğünde pek mümkün gelmiyor. Bu durumda Nash’in senaryoladığı oyunu günümüz iş hayatına nasıl uyarlayacağız?”

Tolga ÖnalAugust 20th, 2012 5:51 pm

Güzel bir konu… Aslında Rocket İnternet in Türkiye den çekilmesi bu ülkede ki girişimciler için üzücü değil, hatta çok sevindirici bir haber. Nedeni çok basit… Hiç yatırım yapmadan çok büyük bir ders çıkarıyoruz. Türkiye de asıl sorulması gereken neden sadece 11milyon kredi kartını kullanıldığını ve diğer 40 milyon kredi kartı şimdiye kadar neden e-alışveriş yapmamış?

Nash in dediği gibi önemli olan kişisel çıkarı toplumsal çıkar çerçevesinde görmektir. Günümüzdeki challenge mevcut olan piyasayının en büyük payını nasıl kendimize koparırız sorusu olmaması lazım. Asıl olması gereken hedef girişimlerimizin ‘nasıl piyasayı daha büyütebiliriz’ sorusuna cevap aramaktır. Copycat olsun olmasın, önemli olan piyasayı sömürecek sistemler değil, piyasayı büyütecek ve insan katacak işlerdir. Bu konun ama sadece işletme ile alakalı olduğunu düşünmek yanlış olur. Nasıl bir google ebay veya facebook toplumsal değişimin öncülüğünü yapmışsa, aynı şekilde girişimlerimizin toplumsal faktörleri incelemesi lazım ve davranışları iyi anlaması veya değiştirebilmesi lazım. Bu şu demektir: Eğer bir insan Nokia telefonundan iPhone a geçiş yapmış ve hala sadece mesaj ve telefonu kullanıyorsa, iphone nun akıllı tarafına hiç bakmamış ve anlamamış demektir. Siz ozaman istediğiniz kadar kalb atışlarınızı ölçümleyen uygulamarı yapabilirsiniz, toplum bunu öğrenmemişse… boşa olur. Ama Türkiye nin dijital olarak mesela Almanya dan daha hızlı adapte edeceğine inanıyorum… Örnek yemeksepeti.

Ben şuna çok inaniyorum:
A healthy economy is based on Cooperation, not on Competition. Why else would we jump from a boat to rescue somebody if life and business is about beating the other?

[…] Rocket Internet’in Türkiye’den Çekilmesi Olumsuz mu? – Hasan Başusta […]

140 Karakterde Dijital AğustosSeptember 9th, 2012 6:18 pm

[…] Tamamı, vaktiniz hiç yoksa son 3 paragraf okunmalı bence. Sektöre önemli mesajlar var. http://www.hasanbasusta.com/basari/rocket-internetin-turkiyeden-cekilmesi-olumsuz-mu.html … […]

[…] Başusta – Rocket Internet’in Türkiye’den Çekilmesi Olumsuz mu? […]

Arel Logo TasarımOctober 19th, 2016 10:51 am

Ustaca yazılmış bir yazı

Yorum Yapın

Mesajınız