Reklam Pazarlama Kariyeri Yapmayı Düşünenlerin Cevaplaması Gereken Soru

Geçtiğimiz günlerde kendi okulumda bir konuşma yapma fırsatı buldum. Son yıllarda katıldığım en iyi konferanslardan bir tanesiydi. İşletme Kulübü harika bir iş çıkarmış. Hem marka hem ajanslar tarafında çok iyi konuşmacıları hem de 550 kişiyi çok iyi organize etmişlerdi. Alametifarika’dan Serdar Erener, 4129Grey’den Alemşah Öztürk, Karpat Polat, Unilever, Yıldız Holding, Aydınlı Grup, Gittigidiyor gibi markalardan en üst düzey pazarlama yöneticileri…

Söylediklerine göre tam günde 100 bilet kadar satarken, biletler bitmiş ve satışa kapatmak zorunda kalmışlar. Radisson Blu Hotel’de düzenlenen bu Zirve’ye benzer organizasyonları belki de ileride Haliç Kongre Merkezi gibi binlerce kişilik etkinlik alanlarında görebiliriz. Böylesi iyi bir organizasyonu geçen sene Anadolu Marketing’de görmüştüm, Eskişehir’de. İstanbul’da ise ilk defa karşılaşıyorum. Eskişehir’de de Anadolu Üniversitesi bizi harika ağırlamış, iki günlük çok güzel bir organizasyon yapmıştı.

İstanbul’daki panelde Hakan Okay moderatörlüğünde, Zaytung’un kurucusu Hakan Bilginer, Ercüment Büyükşener, İsmail Hakkı Polat bir de ben konuştuk. Bizden önceki ve sonraki konuşmaların çoğunda reklam ve pazarlamanın büyülü dünyasından söz edilirken bizim panel biraz madalyonun diğer yüzünü göstermeye yönelikti. Kendi konuşmamı özet geçmem gerekirse kısaca şunları söyledim:

Bizim meslek özellikle öğrenciler tarafından tam anlaşılmıyor. Yaratıcı fikirler bulup, Happy Hour’larda mutlu mesut takılan bir grup insan gibi algılanıyor. Bu algıları test etmek için mutlaka ajans tarafında bir staj yapmak gerekli. İnsan sorgulamayı bıraktığı anda kendini diğer insanlara daha çok ürün satmak için gecelere kadar çalışan, belki de sonucunda insanların daha çok tüketmesine ön ayak olan, bunun için beynini, mesaisini harcayan birisi olarak bulabilir. Üstelik bu mesleğin itibarı halk tarafında öyle sanıldığı gibi de değil. İstanbul Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bu ortaya konuyor. En itibarlı mesleklerde Doktor birinci, Profesör ikinciyken, Yazılım Geliştirici 30, Tasarımcı 38, Reklam/Pazarlama ise 65.  Araştırmanın tamamını şuradan okuyabilirsiniz.

Amacım kimsenin hayallerini yıkmak, hayal kırıklığına uğratmak değil. Ama Reklam ve Pazarlama’yı kendilerine meslek olarak seçmek isteyen öğrencilerin önce kendilerine şunu sorması gerek: Ben pazarlamayı kullanarak çevremi, Dünya’yı daha iyi bir yer haline getirebilir miyim, bir fayda sağlayabilir miyim? Cevabınız evetse gönül rahatlığı ile devam edebilirsiniz, basmakalıp algılar ile yola çıkarsanız siz asıl hayal kırıklığını o zaman görün!

Comm

Yorum Yapın

Mesajınız