Türkiye'de Kişisel Gelişim

İnsanların çoğu Kişisel Gelişim kitapları okumaz, okuyanla da dalga geçerler. Nedeni açıktır aslında. Bir çoğu büyük şeyler hayal edip sonunda hayal kırıklığına uğramaktan çekinirler. Bu kesimin fark etmediği, aslında zaten büyük bir hayal kırıklığı olduklarıdır.

Ben bu tür kitaplara oldukça düşkünümdür. Genelde aynı anda en az iki tanesini okurum. Bazen heyecanlanır, hayati kararlar alırım. Bazen de bu kararları uygulamaya geçiririm.

Neden daha önce yazmadım bilmiyorum ama bir gün Doğan Cüceloğlu’na spontane bir kaç soru sordum. Kendisi de bu sorularımı internet sitesinde yayınladı ve takipçilerine yöneltti. Büyük bir genelleme içeren ama yine de kanımca çok da yanlış olmayan sorularım şunlardı:

Hocam, Türkiye’deki kişisel gelişimciler neden kişisel gelişimlerine önem vermiyorlar? Neden İngilizce yayınların ucuz Türkçe çevirilerinden öteye gidemiyorlar. Üzerine hiç bir şey koymuyorlar? Ve neden sıfırdan belli bir yere gelmiş, belli bir işi başarmak için profesör olmak gerekmediğini pratikte kanıtlayan kişisel gelişimcilerimiz yok? Biz hedefimize ulaşan yolda ilerlerken sadece yabancıları mı örnek almak zorundayız?

Kendisi de hem kişisel gelişimci, hem Türk hem de değerli bir profesörümüz olan Doğan Cüceloğlu’nun hoşgörüsü beni çok etkiledi. Cevapları merak ediyorsanız buradan okuyabilirsiniz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Comm

1 Yorum

Eğitişim Kariyer EnstitüsüSeptember 3rd, 2009 6:18 pm

Norveç ligini bilmek de ayrı bir meziyet olsa gerek 🙂

Yorum Yapın

Mesajınız