Laf Sokanlara Nasıl Davranmalıyız?

Malum, bu bloğun çevresinde, küçücük bir komünitede (taş çatlasın birkaç bin kişi için) değer gördüğü düşünülen fikirlerim var. Bunun için ne kadar teşekkür etsem azdır bu bloğun takipçilerine. Değer veren kadar, sevenim olduğu kadar sevmeyenim de var.

Özellikle Twitter’da çok fazla laf sokma girişimi ile karşılaşıyorum. “Böyle durumlarda nasıl davranmalıyım’ın” cevabını arıyorum, kendi kendime soruyorum, irdeliyorum. Henüz cevabını tam bulamadığım sorularım aşağıda, sizin fikirlerinize de açığım.

Laf sokan kişiyi gördüğümde 2 soru soruyorum:

1- Bu kişi “Neden” bana laf sokuyor? Sebebi ben miyim, kendisi mi? Eğer bensem ve bir hatam olmuşsa gereğini yapıyorum. Farklı farklı iş yerlerinde yüzlerce farklı insanla çalıştım, okul hayatı, sosyal hayat derken binlerce kişi ile münasebetim oldu. Bu kişi beni buralardan tanıyor olabilir, kendisi ile beraber çalışmış olabilirim, rakip olabilirim, herhangi bir olaydan dolayı bana kızgın olabilir, haketmediği bir şekilde kendisinin takdir görmediğini, benim gördüğümü düşünebilir, benimle çıkar çatışmasına girmiş olabilir, bu çatışmada kendisine haksızlık yapıldığını hissedebilir gibi yüzlerce seçenek geliyor aklıma. O zaman ikinci soruya geçiyorum.

2- Bu kişi benim radarımda mı? Benim için önemli mi? Hayata tepkili, trafikte kavgacı, işhayatında agresif, internette trol olan insanın meyva vereceği bahçedir Twitter. Meyvası da kendisi gibi hamdır aslında. Olgunlaşması için zaman gerekir ama sadece zaman yani yaş yeterli olmaz. Maddi anlamda güçlüyse bu insan daha da tehlikelidir. Kimseye eyvallahı yoktur çünkü! Değilse büyük ihtimalle işsiz, hayatını sosyal ağların karşısında geçiren, asosyal medya kurbanı, sevgi muhtacıdır. Kendisi böyle olduğu için (Kendisine dobra veya açık sözlü diyecektir) seveni de pek yoktur. Dolayısı ile ilgi çekebileceği tek yol kalmıştır, o da Kavga.

Açtı ağzını, yumdu gözünü denir ya öyle saydırır tespitlerini arka arkaya. Olmadığı ama olmak istediği insan psikolojisine girer, şu andaki benliğinden mümkün olduğunca uzaktadır. Örneğin az ingilizce bildiğini kanıtlamak için kimsenin anlamayacağı ağdalı bir cümleyi ingilizce yazar, sonuna da ne güzel demiş bilmem kim der. Kendi blog yazmaz ama blog yazarları çok kötü bozdu, önünü alamadık falan gibi şeyler tipik şeyler söyler. İş değil, laf üretir. Sunduğu çözüm önerileri (varsa) eleştirdiği insan odaklıdır. Şöyle yapsın, böyle etsin gibi akıl verir nitelikte yani.


Lost Cokk Bozdu, Acayip Bozdu.. ile canawarnet

En çok sorduğum sorulardan bir tanesi şu: Diyelim ki birisi bizim hakkınızda terbiyesizce saldırıda bulundu, ne yapmalıyız, nasıl davranmalıyız?

Çoğu insan bu durumda sinirlerine hakim olamaz ve laf sokan kişinin kişiliğine ait senin şöyle şöyle dediğin zamanları da biliyoruz yazar, hakaret eder, küfür eder… Peki yapılacak en doğru hareket bu mu? Pek değil.

Atalarımızdan bize yadigar 2 sözü çok seviyorum bu konuda.

1- İnan sana değil kastım, cahille sohbeti kestim.

2-Suskunluğum asaletimdendir! Her lafa verilecek bir cevabım vardır aslında

Ama bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adam mı diye! (Mevlana)

Yapılabilecek en kötü hata, onların seviyesine inmektir. Cevap yetiştirmeye çalışmak, kavga etmek… Karşındakinin ana amacıdır bu ve eğer bir kere onun seviyesine düşersek çıkmak zorlaşır. Neticede insanız, insanın egosunu zedeleyici bir konuya kayıtsız kalması çok zor. Ama biz de karşımızdaki gibi davranırsak ne farkımız kalır birbirimizden? Daha da önemlisi kişisel çıkarlar için kavga etmenin, sıfır toplamlı oyuna girmenin ne faydası var? Üstelik, iki tarafın da zarar göreceği ve olayın mahkemede son bulma ihtimali yüksek iken. Eğer suç unsuru taşıyorsa, sonda yapılması gerekeni başta yapmak bana daha mantıklı geliyor.

Şu ana kadar bana laf söyleyenlere cevap verdiğimi pek hatırlamıyorum, mahkemeye de yansıyan bir tartışmam henüz olmadı, umarım olmaz. Birisine cevap verdiysem 2 sebebi vardır. Ya sevdiğimdendir ya da saygı duyduğumdan.

Comm

9 Yorum

Oğuz Kaan Ç KılınçSeptember 13th, 2012 4:11 pm

Hasan Bey, benim de başımdaki bir dert bu. Bloguma gelen bazı yorumlar, Twitter’dan iletilen bazı ifadeler “Ben bunu hak edecek ne yaptım?” dedirtiyor. Bazen cevap verebiliyorum bu soruya, ama bazen de hiçbir şekilde anlamlandıramıyorum.

Ayrıca şahsen eleştirilere açığımdır, ama bizde eleştiri demek saldırmak, hakaret etmek, küçük düşürmek olarak algılanıyor. Oysa eleştirmek negatif değil, pozitif bir kavram. Eleştirerek olumsuz olduğunu düşündüğümüz şeyleri olumluya çevirebiliriz. Ki sadece eleştirmek de çok yararsız, çözümü de sunmak gerekiyor.

Bir diğer sorunumuz da sanırım, gerçek kimliğimizle internette var olmamız. Genelde bu tür hakarete varan eleştirileri yapanlar kimliklerini gizliyor. Bu halleriyle bile ne kadar zayıf ve ezik oldukları belli oluyor zaten.

okanSeptember 13th, 2012 5:28 pm

En güzeli cevap vermemek , verimli olmaya devam etmek . Cevap vermeyince daha da hırçınlaşıyorlar bu da benim çok daha hoşuma gidiyor .

kaanAugust 16th, 2013 10:35 pm

uu süperr

AYSEDecember 29th, 2014 12:36 pm

cvp vermemek sessizlik karsidakine verilen en guzel cevap ve cezadir.kendini yesin birakin.

cvp vermek kufur etseniz bile onu onemsiyorsunuz konumuna dusersiniz ..

esraMarch 9th, 2016 8:32 pm

ben sakin olalamam döverim abi kızsın diye bişey yapmıyom derler ama ben o yüreklerini titretirim

maralApril 6th, 2016 11:00 pm

Herkes bna laf atıyo fakat ben cvp vermiyorum ama bni salak yerine koyuyorlar bunun için ne yapmalıyım

merveApril 4th, 2017 10:53 pm

Bana da kotu davraniyolar insanlar..Benim cok salak ve kole biri oldugumu saniyolar hep ben bundan nefret ediyorum.iyi niyetle yardim ettigim kisiler bile yapmazsam dovceklermis gibi uzerime geliyolar.sacma ve gicik bisey olmasina ragmen piskolojik olarak sinir krizine gircekmisim gibi..

DondurmacıkızJune 7th, 2017 7:19 pm

Çok guzel anlatmışsınız. ?

MustiiiiiiiiiiiiiJuly 16th, 2017 10:53 pm

Ya insanlarin hepsimi fesat olur. Etrafimdaki herkes beni cekemiyor hepsinin agzini burnunu kirasim geliyo.

Yorum Yapın

Mesajınız