Kitap Kulübü Denememde İlk Kitap: Sapiens, Hayvanlardan Tanrılara

2016’da uzun zamandır aklımda olan bir fikri hayata geçirdim. Bunda bir hocamın (Prof. İhsan Fazlıoğlu) etkisi var. Bir gün şunu dedi Hoca:

Adam 500 kitap okumuş ama konuşuyorsun, bir şey bilmiyor. Neden?
Çünkü bilgi edinmenin 4 aşaması vardır:

Kitap önce göze, sonra beyne, sonra dile en son da ele inmeli.

Son 8 yılda ortalama 65 kitap okuyordum. Kitapların içindeki bilgileri geçtim: Ben bunu okumuş muydum ya diye düşündüğüm kitaplar oldu. Sonra Hocam’ın demek istediğini anladım, kitapları sadece gözümle okuyor, üzerine bile düşünmüyor (yani beyne indirmiyor),  düşündüklerimi de kimse ile tartışmıyor (dile indirmiyor), farklı bakış açıları edinmiyor, en son olarak da, okuduklarımı, anladıklarımı yazmıyor (ele) ya da hayatıma uygulamıyordum. Bu hafta okuduklarımı dile indirmeye giriş yapmış oldum, bu yazı ile de ele indiriyorum. Neyse lafı uzatmayayım, kimler katıldı ve nelerden bahsettik bu görüşmede.

Yukarıdaki twite cevap verenlerden bu soğukta Kadıköy’e gelen 5 kişiden oluşuyordu ekip. (Bir fotoğraf çekmeyi akıl edememişim.) Burcu, Meltem, Mehmet Can, Tufan ve Yalçın. Bir Endüstri Mühendisi, bir İşletmeci, bir İnsan Kaynaklarcı, bir Matematikçi, bir de Araştırma Görevlisi. (Fıkra gibi oldu)

Yaklaşık 3,5 saat süren bu sohbette kitaba da çok bağlı kalmadık genel olarak hayattan, yaptıklarımızdan bundan sonra ne yapacağımızdan bahsettik.

Sohbetimizden aklımda kalan kısımlar şöyle:

30’lu yaşların başında sorgulama giriyor ya insanlar. Şu soruların cevabını vermeye çalışıyor:

Ben ne yapıyorum?
Ben ne yapacağım?
Bu Dünya’ya niye geldim?

Bu sorularla başladık. İdeal hayat teorilerinden, 30’lu yaşların başındaki anlam arayışından, Analitik Psikolojiden. Sonra iş hayatından: Kariyerin artık üniversiteden mezun olduğumuzda verilen bir karardan ibaret olmadığını her 2 senede bir  kariyerlerimizi nasıl yeni baştan düşünmek zorunda olduğumuzdan…

Bu sorulara cevap verebilmek için insan diğer temel bilimlere bakmalı: İletişim, Tarih, Psikoloji, Sosyoloji, Antropoloji, Matematik biliyorsa geri kalan o temel bilimin yeni alanlara uygulanması. Ben şahsen, bütün bilimlere inanılmaz ilgi duyuyorum. Çoğunu en temel düzeyde anlamaya çalışıyorum. Sapiens’i tam da bu sebeple çok beğendim. Bir kere bütün kitap storytelling (hikaye anlatımı). Sen sırt ağrısı çekiyorsun. Çünkü 70.000 yıl önce senin ataların iki ayağı üzerine kalkmak zorundaydı. Ya da tatlıyı çok hızlı yiyorsun çünkü ataların zamanında tatlı yoktu. Elma, incir vardı ve o inciri almak çok tehlikeliydi. Aslan çıkabilir, kaplan çıkabilir. İşte bu hareketler senin genetik kodlarına işlenmiştir diye anlatıyor Harari. Bunun gibi bugün bile karşılaştığımız problemleri bilimsel verilere dayandırarak binlerce sene öncesinden açıklamasına bayıldım.

Bizler kimiz, iyi üniversiterden mezun beyaz yakalılarız, belli çıkmazlarımız var. Tarım toplumunda da bu vardı. Kapitalizm oradan evrildi zaten. Bugün 1969’da uzaya giden bilgisayardan güçlüsü cebimizde duruyor. Peki daha mı rahat bir hayat yaşıyoruz? Pek değil. Bir sürü icadın olması, lüksün olması daha mı iyi, insanı daha mı mutlu ediyor? Evrim ve Tarih insan mutlululuğunu baz almaz. Bir insan daha mutlu diye evrimin bir sonraki aşamasına geçmez.

Hep denir ya kadim bir kültürde yaşıyoruz. Mezopotamya ve Anadolu bilgeliği Dünyada ilk kültürlerin oluştuğu ilk teknolojilerin geliştiği yer. Kitapta Göbeklitepe, Çatalhöyük, ilk domatesin ekilmesinden ilk paranın bulunmasına konu ile ilgili bolca ülkemize referans görüyoruz. Bizim yapmamız gereken atalarımızın başlattığı bu yolculuğu devam ettirmek.

Sapiens’e en benzer kitaplardan bir tanesi Tüfek, Mikrop ve Çelik diğeri Ulusların Düşüşü. Her yüzyılda kendinden bir şeyler buluyorsun. Birini okudum, diğerinin National Geographic’te belgeselini izledim. Daha fazla aynı konuyu okumaya değil, düşünmeye, tartışmaya ihtiyacımız var.

Köleliğin kaldırılmasının 19. Yüzyıl olması beni her duyduğumda şaşırtıyor. Köle ticareti, köle ihracatı yapan şirketlerin borsaya kote olması. Daha 200 yıl önce insanın; 2 kilo buğday, 3 adam gibi sipariş verilen bir şey olması inanması güç geliyor. Hitler zamanını düşün mesela. Dünyanın en mühendis, akıllı, uygar(!) halkları; insanları gaz odalarına gönderiyor, fırınlarda yakıyor. Tarihi bilmesen herhalde birkaç bin yıl önce falan dersin, ne barbarmış insanlar. Daha 60-70 yıl önceki mevzu.

İnsanlık tarihi başarısını tamamen hayali kavramlar üretme ve insanları buna inandırabilmesine bağlıdır diyor yazar. Bunların da en önemlileri: İmparatorluklar, Din ve Para. Hele parayı bir anlatıyor, bir ekonomi mezunu olarak ben bile şaşkınlıklar içerisindeyim. Özetle, paranın zihinsel bir devrim olduğunu, insanların ortak hayal gücünde yaşadığını, günümüzde paranın %90’ı sadece bilgisayar verisi olduğunu anlatıyor. İlk madeni paranın bulunmasının Anadolu topraklarında (Lidyalılar) olması buradan Dünyaya yayılması ve Kapitalizmin modern dinlerin en başarılısı olduğundan bahsediyor. Eğer bu konular ilginizi çekiyorsa Sapiens tam size göre. Benim okuduğum en iyi kitaplardan olabilir.

Sapiens’ten anladıklarım üzerine bir kitap yazabilirim ama yazıyı daha da uzatmadan yazarın şu tespiti ile yazıma son veriyorum:

“Tarihin dinamikleri insanların iyiliğini ve mutluluğunu arttırmaya yönelik değildir.”

Eğer kitabı okuduysanız nasıl bulduğunuzu aşağıya yorum olarak yazabilir ya da bana twit atabilirsiniz. Herkese iyi okumalar…

Comm

1 Yorum

Ayşe BaykalFebruary 28th, 2016 2:48 am

Merhaba, bu fikriniz daha iki gün önce bitirdiğim Jane Austen Kitap Kulübü kitabını hatırlattı bana. Okurken de ‘yapılabilir mi?’ sorusunu bolca sormuştum kendime. Cevabı yazınızda buldum. Aynı durumu ben de yaşıyorum hatta aynı kitabı ikinciye aldığım kütüphane görevlisi uyarınca anlıyorum. Sanırım hocanızın tavsiyesine uyacağım. ☺️ Sevgiler..

Yorum Yapın

Mesajınız