Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 413

Yaşam Beklentime baktım da 76-84 yaş arası çıktı. Kısmet. (Kitap: Yaşam Boyu Gelişim sf. 534)

A post shared by Hasan Basusta (@hasanbasusta) on

Bugün Kadıköy-Pendik mavi minibuste en öne oturdum. Şoför Facebook’tan canlı yayına başladı. Ama hiçbir aksiyon yok. Konuşmuyor da. Kaza yok, bi şey yok. Niye canlı yayın yapıyorsunuz dedim. Valla açıyorum, akrabalar arkadaşlar izliyor. Onlar açınca da ben izliyorum dedi. Şoför çok acayipti. Video selfie modda, bi yandan sigarasını içiyor bi yandan minibüs kullanıyor. Öyle anlamsız, gerçek dışı bir sahne…  Müzik yok; doğal, kötü oyunculuk sergilenen bir sanat filmi gibi düşün. Biz de mal gibi adamı izliyoruz. Arada yayına falan giriyoruz.

-SEN BENİM KİM OLDUĞUMU BİLİYOR MUSUN??? -Bilmiyorum, sen senin kim olduğunu biliyor musun?

Radisson'un Spa'sindayız bugün. Eşim, bana Türk Hamamı ayarlamış. Ben tabii kıllı, göbekli bir Tellak bekliyorum. Bir de baktım Endonezyalı bir erkek geldi. Türkçe de bilmiyor. Endonezyali bir Tellak, Turk Hamaminin bütün rituellerini sergilerken, ben de ne zaman bu kadar globalleştigimizi sorguluyorum. İşlerimizi önce Asyalılar sonra Robotlar alacak deniyordu. Asyalilar, en Türk'e özgü meslekleri almış bile. Nerede öğrendin dedim? Ben Bali'de Universite okudum dedi. Spa bölümü. Turk Hamami dersi aldım. Bir yandan sallıyo mu lan acaba diyorum, diğer taraftan sallıyorsa da helal olsun. Benim böyle bir arkadaşım vardı çünkü, çocukken çok iyi tavla oynardı. Nerede öğrendin derdim. Üniversitede Tavla Sanatları Enstitüsü okudum ben derdi. Bu arkadaş da Türklerin tavla oynadığı gibi Tellaklik yapıyordu. Yani benden uyarması: Herkes mesleğine sıkı sıkı sarılsın, rekabet edeceğimiz alanlar gittikçe daralmış.

A post shared by Hasan Basusta (@hasanbasusta) on

 

Comm

Yorum Yapın

Mesajınız