Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 308

kendini sorgulama vakti

İnsanın kendini sorgulaması için bu kadar bol vakti olması güzel bir şey değil. (Film: Tibet’te 7 Yıl)

(…) Sonra, biraz daha büyüdün, bir gün Uğur Mumcu gitti. Sonra, Ahmet Taner Kışlalı. Arada, Sivas’ta birşeyler oldu. Günün ortasında, kameraların önünde bağıra çağıra insanları yaktılar. Suçlular mutlaka yakalanır dedin. Yakalanmadı, şaşırdın. Oh olsun diyenleri TV’de gördün, üzüldün.

Sonraları, Hrant Dink vurulduğunda, onun vurulup ölmesinden de çok, bir katillerin gururla verdiği pozlardan, bir de o gün bile “Hepimiz Ermeniyiz ne demek, öyle şey mi olur” diyebilenler var diye utancından ağlamıştın, tanımadığın adamın cenazesinde.Ama hala bile Matrix candı. Öyle ki, Uludere’de insanlar öldüğünde bile “Ne işleri vardı orada?” ilk aklına gelen soru olmuştu, hatırla.

Neo, kırmızı hapı yuttu. Sen, Taksim’de kırmızılı kadının peşine düşüp, hapı yuttun. Böyle böyle yaşayıp giderken, ne zaman ki tepende polis helikopteri uçurup, televizyonda penguen gösterdiler… Gaz içinde nefes almaya çalıştığın gün, ciğerinden önce ensendeki kablolar çatırdadı. “Ya diğer bildiklerimiz de doğru değilse” diye ilk orada sordun. Sonra, Neo gibi gözünü açtın. Açmaz olaydın… (Burak Özcan’ın yazısının tamamı)

Belli ki internet ve startup dünyasını iyi bilen, aydınlanmış bir ruhun yazdıkları. Yeni Ekonomi, yeni zengin, yeni hayat, kendi sistemini yaratma gibi çok ilgilendiğim konularda oldukça iyi bir yazı. (We got to the limit of our rationality. We could see that only with the rational mind we cannot understand everything that happens here,Gustavo Tanaka)

Comm

Yorum Yapın

Mesajınız