Çocuk Eğitimi Üzerine

2014 yılında oğlum Fallik Dönem’e (3-6 yaş) girdiği için kendisiyle daha çok zaman geçirmeye karar vermiştim. Yukarıdaki videoda oğlum tam 2 yaş 9 aylık. 2,5  yaşından beri tüm harfleri, rakamları, renkleri vs. ingilizce sayabiliyor, tanıyabiliyor. Bu anne-baba için söylemesi çok ego okşayıcı bir durum olsa da, bir süre sonra bunu çok doğru bulmamaya başladım.

2014 yılında en önem verdiğim konulardan bir tanesi “Çocuk Eğitimi” oldu. Derinlemesine araştırmalarıma Kant ile başladım. Jean-Jacques Rousseau ile devam ettim. Anaokullarının verdiği eğitimlere baktım, bir çok metodolojiyi inceledim.

Kant Egitim Uzerine

Silikon Vadisi yöneticilerinin çocuklarının teknoloji olmayan okullarda okutması ilk başta şaşırtıcı gelmişti. Sonrasında mantıklı gelmeye başladı: Gelişen kullanıcı deneyimi (UX) ile insanların teknolojiye adapte olma sorunu azaldı. Yani “daha 2 yaşında ama iPad kullanıyor” övünülecek bir cümle değil. Önemli olan çocuğun teknolojiyi kullanması da değil ilk zamanlarından itibaren sanal değil gerçek bir dünyaya yoğunlaşması. iPad, telefon, online puzzle değil kağıt, kalem, çamur kullanması ve gerçek hayat problemlerine yaratıcı çözümler getirmesi.

Araştırdıkça ve doğru soruları sormaya başladıkça teknolojinin büyük resmin küçük bir parçası olduğunu ve bir anne-baba olarak görevimizin çocukların ahlaki açıdan en iyi şekilde yetiştirilmesi olduğu sonucuna vardım. Fallik dönemde çocukların vicdan ve ahlak duygusu gelişmeye başlar. Yani onlara ahlak bilgisi verebilmemiz için daha uygun bir yaş yok. Bu da ilk olarak her sordukları sorunun cevabını (örneğin neden yere çöp atmamalıyım, neden yalan söylememeliyim ya da muslukları kapatmalıyım gibi) anlayabilecekleri bir şekilde anlatmakla başlıyor. “Çünkü ben öyle istiyorum, çünkü ben senin babanım ben ne dersem o olur, çünkü günah, çünkü abiler / polisler kızar, çünkü arkandan ağlarlar gibi cevaplar vermeden anlatmak sanıldığı kadar kolay değil, ciddi birikim istiyor. Ve çocuğun geri kalan hayatı bu yaşlarda aldığı cevaplar ve izlenimler çerçevesinde şekilleniyor. Söylemeye gerek bile yok: Örnek olmanın etkisi tabii ki öğüt vermekten çok daha büyük.

Şu anda 3 yaş 3 aylık, henüz bir anaokuluna vermedik. Özel anaokulların çoğu çok yüksek paralar karşılığında “neytiv öğretmenler” ile çocuğa iyi bir teknik eğitim özellikle ingilizce vaadinde bulunuyor. Çoğu, doğal olarak içerisinde bulunduğumuz sisteme daha iyi çalışanlar / yöneticiler yetiştirmek üzere tasarlanmış. Ben biraz da doğu felsefesinin etkisiyle (özellikle Krishnamurti’nin Eğitim ve Yaşamın Anlamı kitabı çok sorgulayıcıdır bu konuda) araştırdığım eğitim metodolojilerinin talep edildiği gibi teknik eğitimi aşırı vurgulamasını çok doğru bulmadım. Reggio EmiliaWaldorf ve Montessori benim bakış açıma bir adım daha yakın okul öncesi eğitim yaklaşımlarında. Daha araştırmalarımın başındayım, konu ile ilgili tecrübeleriniz varsa aşağıda yorumlara veya Twitter hesabıma yazabilirseniz memnun olurum.

Comm

3 Yorum

KadirNovember 12th, 2014 3:10 pm

Merhaba,
Ben Boğaziçi’nde Yad Yök’ün bütün kurlarına gittim. Oradaki öğretmenler ile konuştuğumda çocuga küçükken dil öğretmenin faydalı olmadığını, kendi dilini bile tam manasıyla konuşamayan bir çocugun dili öğrenmesinin yanlış olduğunu söylemişti. Bunu söyleyen Boğaziçi Yad Yök’te bir hoca.

Büyükler için kendi dilinin gramerini bilmezsen yabancı dili öğrenmen zor olur denir. Büyüklerde bu kural işliyorsa küçüklerde neden işlemesin?

ismail emrah demirayakNovember 12th, 2014 5:11 pm

Bir baba adayı olarak bu yazının devamını ve gelecek olası önerileri merakla takip edeceğim.

okomanNovember 30th, 2014 11:17 pm

biz isterizki çocuklarımız bizim istediğimiz gibi insanlar olsunlar, ama göreceğizki onların da kişilikleri var ve aslında doğdukları andan itibaren bunu gittikçe farkettirmeye başlayacaklar. Sanırızki bilgisayarı hemen kavramaları inanılmaz yetenekleri sergilemeleri, süpermen yetişiyor hislerimizi kabartır ama aslında onlara kötülük yapıyoruz, bırakalım çamurla tahta ile taşla oynasınlar sokaklarda büyüsünler, hiyjen korkumuz yüzünden çocukları sentetik parklara tıkmayalım içine kıl kaçar diye hayvanlardan uzak tutmayalım vs vs vs. çocuklar büyürken bizde büyüyoruz onlarla aslında, ama onların üstünden kendimizi tatmin etmeyelim. benim de oğlum var 19 yaşında daha dün gibi doğduğunu hatırlıyorum. hiç planladığım gibi büyümedi mutsuz da değiliz herşeye rağmen kendi hayatlarını kurmak için sizinle mücadele edecekler onlara fırsat vermek lazım, ben öyle yaptım. biz her zaman yanlarında olup koruyamayacağız onları. sağlıcakla kalın…

Yorum Yapın

Mesajınız