Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 435

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler’in Yeni Bölümü’nde “Haruki Murakami’nin Koşmasaydım Yazamazdım” kitabını konuştuk.

Beni en çok Murakami’nin 30 yaşından sonra hayatını değiştirmesi çok etkiledi. Murakami, bir bar sahibi, 30 yaşına kadar iyi bir hayat yaşamıyor. 3 paket sigara içiyor, hızla kilo alıyor. Özellikle 33 yaşından sonra kitap yazmaya ve koşmaya başlıyor ve hayatını bu ikisi etrafında yeniden tasarlıyor.

Sizler Murakami’nin Koşmasaydım Yazamazdım kitabını okudunuz mu?

Durumların belirsizliği, atalet için bahane olmamalı.

Bu seneki mottom: Abi, artık 35 yaşına geldik; bu konuları geçelim.

Bu akşam yapacağınız en iyi şey bu linkteki karakter testini Türkçe yaparak, kendinizi tanımak ve ona göre bir hayat tasarlamak olabilir.

 

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 434

Epiktetos (Epikür’le beraber) en sevdiğim filozoflardan. 2000 sene önce şunu söylemiş: Kendinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir.

“Gürültü”, “bilgi” ve “gerçekten faydalı olabilecek şey”

Klarnet ve Piyano, ne muhteşem bir kombinasyon: Karsu Dönmez – Bırak Beni Böyle | Nilüfer Caz Tatili

 

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 433

Şu hayatta “benim o konuya ilgim yok” diyeceğim bir konu da yok. Doğuştan gelen merak, hayatım boyunca şükretmem için yeterli bir neden.

İnsanlar Facebook arkadaşlarının gerçek arkadaşları olduğunu sanıyor. (Bazıları olabilir.) Facebook’un bir adım ötesi: WhatsApp arkadaşlığı.

Çevrendeki insanların yüzde kaçı kendi hayatını tasarlıyor?

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler’in Yeni Bölümü’nde “2017 Filmleri’ni” konuştuk.

Logan’ı neden beğenmedim? (Logan için Spoiler içerir, gitmeyi düşünüyorsanız videoyu izlemeyin!)
Recep İvedik 5’i neden izlemedim?
2017 En İyi Film Adaylarını değerlendirdik. Neden bu sene filmler kötü?
Moonlight (Ay Işığı), La La Land, Manchester by the Sea neden vasat?
Hidden Figures neden diğerlerine göre daha iyi?

Bir de not: Arrival’dan (Geliş) bahsetmeyi unutmuşuz. Bence çok iyi film.

Sizler hangi filmleri izliyorsunuz? Hangi filmleri tavsiye edersiniz? Bu film kesinlikle Oscar almalıydı dediğiniz filmler hangileri ve son olarak 2017 En İyi Film adaylarından hangisi Oscar’ı almalıydı?

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 432

O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler.  Demirin takviyesine, mısırın şurubuna, şekerin rafinesine, gıdanın GDO’lusuna kaldık.

Büfeye gidiyorsun, bir sakız, çikolata alıyorsun büfeci sana trip atıyor. İşte öyle bir şey taksicinin kısa mesafe tribi.

-Seni en çok ne korkutur? -Yaşayamamak.

Tek tip giyinmemin ilk adımı çoraplardı. Hepsini atıp, aynı marka siyah çoraba geçmiştim. Bugün 2. adımı attım. Aynı gömlekten 2 tane aldım.

Anıtkabir’de beni en çok bu klasik resim etkilemişti. Bir an kendimi Mustafa Kemal’in yerinde düşündüm. Nasıl bir cesaret, nasıl bir irade? Bugün Kurmay Albay Mustafa Kemal’in 18 Mart 1915’te o kararları verdiği yaştayım. Kıyas-ı Batıl yapmak istemem ama düşünmek bile korkutucu.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 431

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler’in Yeni Bölümü’nde “Dijital Pazarlama Stratejisi” üzerine konuştuk. “Stratejinin temelleri nelerdir, dijital pazarlama hedeflerimize nasıl ulaşabiliriz, stratejiyi taktikten ayıran özellikler nelerdir, bu konuya daha büyük resimden nasıl bakabiliriz?” gibi soruların cevaplarını aradık.

Videonun sonunda da özel bir eğitim verme fikrinden bahsetti Hakan. Sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Bir koşu bandı/bisikleti, Google Maps ve VR Set ile odadan çıkmadan Dünya’yı gezmek. Çok güzel fikir.

Veri kullanmayan eski kafalı adamın durumu: Park sensörü, kamerası olan adama gel gel demek.

Sisifos’un Startup’ı:

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 430

Ozan Dağdeviren, çok sevdiğim bir arkadaşım. Robert Kolej ve Boğaziçi mezunu, konusunda oldukça eğitimli, bilgili ve deneyimli.

Bu bölümde Hakan Akben ve Ozan Dağdeviren ile Kariyer konusunu konuştuk. Bu hayatta ne yapmalı, nasıl çalışmalı, kariyer için nasıl ilerlemeli? sorularına cevap aradık. Arada okuduğumuz kitaplara referans vermeyi ihmal etmedik.

A post shared by Hasan Basusta (@hasanbasusta) on

Pazar günkü Mirrorless fotoğraf gezisinden. Fotoğrafı @m.emre.ozdemir çekmiş.

A post shared by Hasan Basusta (@hasanbasusta) on

Bir insanı hayatından çıkarmanın son adımı: Numarasını rehberden silmek. Benim rehberimde ölüler var, silemedim. Saygısızlık gibi geldi hep.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 429

 

Daha uzun yaşamaya ve sağlığını optimize etmeye başlamak için en ideal yaşlar 30’lar.

Beslenmede kritik eşiklerden biri: Gıda etiketlerini okumaya başlamak. Bunu kültür haline getirmek.

Sonra paketli gıdayı, market alışverişini önemli ölçüde azaltmak.

Elon Musk, başarısını bu 8 kitaba bağlamış: 3’ünü okuma listeme aldım: 1) Einstein 2) Franklin 3) Superintelligence

Türk usulü sosyal medya kriz yönetimi: Kuzenim yazmış.

Hayat Kimya'ya "Kurumsal Çalışanlar Sosyal Medya'yı Nasıl Kullanmalı?" eğitimi veriyorum bugün.

A post shared by Hasan Basusta (@hasanbasusta) on

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 428

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler’in Yeni Bölümü’nde “Dijital’de Para Kazanmanın 7C’si” konusunu konuştuk. Konuyu Digital Age Dergisi’nde yazdığımdan beri çok soruldu. Yazıyı şuradan okuyabilirsiniz:

https://www.linkedin.com/pulse/dijitalde-para-kazanman%C4%B1n-7csi-hasan-basusta

Digital Age Summit’te dinlediğim Prof. Dr. İlber Ortaylı bana yeni ufuklar açtı. Peki, dijitali neredeyse hiç kullanmayan bir kişi Digital Age’de bize ne öğretebilirdi? Ustanın mahareti her parıldayan şeyin peşinde koşmasında değil, temelleri çok iyi bilmesinde. İlber Hoca da tabii ki, her ustanın yaptığını yaptı ve temellere döndü.

İlber Hoca, Digital Age Summit’te özetle dedi ki: “Konseptin kafanda varsa dijitali kullanırsın, her şey buna dayanır. Ama konseptin yoksa dijital bir işe yaramaz. Önce konsepti kafanda oturtacaksın.” Dijital dediğin bir kanal. Büyük resimde başka elementler olmalı, değil mi? Peki, bu elementler ne ve biz nereden başlayacağız?

Dijitalden para kazanmanın 7 C’si

1- Content (İçerik)
2- Context (Bağlam)
3- Concept (Konsept)
4- Channel (Kanal)
5- Community (Topluluk)
6- Communication (İletişim)
7- Commerce (Ticaret)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 427

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler’in Yeni Bölümü’nde Hayatımızı neye göre optimize ettiğimizi ve mutluluğumuzu artırmak için neler yaptığımızı konuştuk.

Athleisure, bu kelimeyi yazın bir kenara. Athleisure is not a trend, it’s a fundamental shift in how Americans dress.

1911 yılında Osmanlı dünyada ziyaret için pasaport talep eden üç ülkeden biriymiş.

Stephen King “On Writing”de der ki”Eğer yaratmak istiyorsanız,dünyayı dışarı kilitleyebileceğiniz bir odanız olacak.” (via Kıvılcım Hindistan)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 426

Önümüzdeki 10 seneyi yaşamayıp direkt o yaşa gitmen için ne kadarlık bir teklifi kabul edersin?

Hiçbir şey üretemeyen dedikodu üretir!

🎵🎵 I said stand and deliver or the devil he may take ya!!! 🎵🎵

Çokça Kartezyen Şüphecilik okuduktan sonra geldiğim nokta: Dünya yok, kesin bilgi, yayalım 🙂

Arkadaşım o kadar değişmemiş ki 15 senelik fotoğraf yükledim Facebook’a, direkt tanıdı Facebook.

Söylememem gereken ama ara ara kullandığım kalıplarda bugün: “Senin anlayacağın…”

🎵🎵 Hearing only what you want to hear
And knowing only what you’ve heard
You, you’re smothered in tragedy
And you’re out to save the world

There’s much more to life than what you see
My friend of misery🎵🎵

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 425

“Turgut’un Özben’liğini, Selim’in Işık’ında aradığı kitap.” Selim Işık “düşünen ve sorgulayan insan”ın simgesidir ve bu yüzden “tutunamamış”tır.

Bütün bu rahatsızlıklar, okumak ve düşünmekten ileri geliyordu. O günden sonra kitap görmeye dayanamaz olmuştu. (Tutunamayanlar, Oğuz Atay)

Bir şeyi istiyorsan, sadece düşünme, onu gerçekleştirmek için harekete geç. Senin gibi düşünenleri bir araya getir ve hedef için çalış. Cem Seymen

Kendimi daha az meşgul olmak için eğittim ve bu hayatımı inanılmaz iyileştirdi.

İnsanlara Veda. İşte başlıyor: Japon sigorta firmasi 34 çalışanını @IBMWatson temelli Yapay Zeka ile değiştirdi.

Kariyer değişikliği yapmak isteyip karar veremediginde şu oran sana yardımcı olacak: Çalıştığın yıl sayısı / Toplam çalışacağın yıl sayısı.

Şeker hamuru: Duble zarar, duble tatsızlık, duble zevksizlik.

Tüyler diken: Ailee – Uskudara gider iken (Lyrics)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 424

Bugün tekrar elime aldım Ermiş’i, Kum ve Köpük’ü. İnsanın ruhuna dokunan kelimelerin büyük ustası Halil Cibran. Keşke daha çok yazabilseydi.

Utopialilar nadiren inşaat yaparlar. Yaşadığımız ülkenin tam tersini okumak isterseniz: Thomas More, Utopia.1516’da basılmış. 500 SENE ÖNCE.

Hayal ettiğimiz insanla mevcut halimiz arasındaki makası kapatmak için ihtiyacımız: Gerekeni yapmak. Beyin bedava! Niye hamallık yapalım?

Bu da kontrol edebileceklerin listesi:
1) Davranışların
2) Bakış açın
3) Hangi kitapları okuduğun
4) Ne yediğin
5) Ne sıklıkla şükür ettigin

6) Geçmişini ne kadar düşündüğün
7) Duygularını nasıl ifade ettiğin
8) Ne kadar endişe ettiğin…
9) İnsanları nasıl yargıladığın…

Descartes: Düşünüyorum öyleyse varım.
Post-hakikat: İnanıyorum öyleyse haklıyım.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 423

33 yaş insan ömrünün dönüm noktası belki de. Koşuculuğa ve roman yazarlığına start verdiğim yaş… (Kitap: Koşmasaydım Yazamazdım, Murakami)

Düşündüğüm şeyleri metne dökmek yerine metni oluşturarak düşünürüm. Yazarak düşüncelerimi şekillendiririm. -Koşmasaydım Yazamazdım, Murakami

Murakami’nin gazına gelip 6,5 km koştum akşam akşam. Koşmak denemez gerçi tempolu yürüme.

30 yaşıma kadar hayat keyifliydi çünkü beni hormonlarım yönetiyordu. 30 yaş sonrası daha keyifli çünkü hormonlarımı yönetebiliyorum.

Çok güzel bir Pazar filmi tavsiye edeyim kitap yazarlığı ile ilgili: The Words. (Çalıntı Hayat) Ben 9/10 verdim.

Öngörü: 2030’un en büyük internet şirketi henüz kurulmamış, online eğitimi kişiselleştiren bir şirket (MOOC) olacak.

Baba, mesleğimi buldum: Otopark Görevlisi. Hani anahtarı veriyoruz ya, işte o arabalara yer bulucam. Umut Egemen 5.5’in Kariyer Hedefi: Vale

Eskiden televizyon izliyorduk, şimdi telefon izliyoruz.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 422

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 5. Bölüm’de Boğaziçi Üniversitesi’ndeydik.

Bugünkü konuğumuz liseden sıra arkadaşım Anıl Aba. Kendisi ile sohbet ederken yeni bölümü spontan bir şekilde çekelim dedik. Anıl benim 23 yıllık arkadaşım, ilkokulu bitirdikten hemen sonra hazırlıktan itibaren 7 sene aynı sınıfta, aynı sırada okuduk. İletişimimiz de farklı kıtalarda olsak dahi hiç kesintiye uğramadı. Anıl, Amerika’da doktorasını yapıyordu, şimdi Boğaziçi’nde ders veriyor. Biz de gene bizim konulardan bahsediyorduk Hakan ve Anıl ile.

Anıl ile düşüncelerimiz pek çok konuda siyahla beyaz gibidir. Bugünkü konumuz şuydu: Biz acaba üretmeyi, mutlu olmayı, başarılı olmayı kafamızda çok mu büyütüyoruz? Fazla stratejize edip acaba harekete mi geçemiyoruz?

Anıl Aba diyor ki: Hayatın anlamını bulalım, başarılı olalım, kişisel gelişim kitapları okuyalım derken hayat akıp gidiyor. Başarılı da olamıyorsun bunları düşünürken, hayatını da anlamlandıramıyorsun bunlara kafa patlatırken. Bu durum insanı kısır döngüye sokuyor.

Bir diğer konu da: Bilim de, sanat da, sektör de olsun çok duyduğumuz bir konu. Bilginin sonu yok, oku oku bitmiyor. Tez Hoca’sı demiş ki: Çok okursan yazamazsın. İyi edebiyatçılar çok fazla okumazlar, futbolcular çok fazla futbol izlemezler, müzisyenler, aranjörler çok fazla müzik dinlemezler.

Bir noktada çok okumak, çok müzik dinlemek, ürettiği şeyin çok fazla tüketicisi olmak üretkenliği sekteye uğratan bir şey. Tabii ki bu, hiçbir şey yapmayın demek değil. Ama belli bir optimumdan sonra, belli bir baz oluşturduktan sonra o potansiyel, o kapasite varsa, üretime geçip oradan yürümek gerekiyor.

Pasif okuyucu, içerik tüketicisi olma insanı insanı atalete sürüklüyor. Cahil cesaretini de kaybettiğin için büyük ihtimalle bir türlü başlayamıyorsun. Cahil cesareti ile çok bilmenin optimumunda harekete geçmek gerekiyor. Bir sonraki programda görüşmek üzere…

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 421

Bugün fena düştüm motordan. 2 tür motorcu vardır derler. Düşmüş olanlar ve düşecek olanlar. 1. kategoriye hızlı bir giriş yaptım. 50km civarı giderken öndeki araç ani fren yapınca ben de sıktım ve Barbaros Bulvarı'ndan yokus aşağı yuvarlandım. Yerde 3-4 takla attım kendi etrafımda. Full koruma olmasa (kask+ ekstra sırt korumalı mont+kot+eldiven+bot) yerden kalkamayabilirdim. 2 tane toplantım vardı. İptal etmek için gayet geçerli bir sebebim olmasına rağmen bu halde 2 toplantıya girdim, neden bilmiyorum. Belki sıcağı sıcağına binmezsem motordan soğurum diye korktum. Bu yağışlı ve 1 derecedeki havada bundan daha normal bir sey olamaz tabii. (Bundan sonrası motorcular için, biraz teknik gelebilir konuya yakın olmayanlara) 1) Bu konunun eğitimini almak hayati. Mutlaka alçak ve yüksek düşüşü araştırın. Benim düşüşte Lowsider'in tüm bilesenleri mevcuttu. Virajda (zorunlu) ani fren + kaygan zemin + mıcır. Fren yapmasam yuksek düşüş olacaktı zaten. Tüm enerjinin asfalta veya arabaya çarparak boşalması en tehlikelisi. O yüzden, yuvarlanma kulağa kötü gelse de darbenin etkisini daha az olduğu bir durum. Buna bilinçli veya bilinçdışı ile karar vermek için çok çok az zaman var. 2) Ekipmanin hangisi eksikse orası kırılır. Bacak kırılsa gene iyi, kotta koruma olmasa diz kapakları, botta olmasa bilek kırılır. Kask olmasa zaten kafan kırılır. Ekipman giymemek konu dışı. Ekipmanin en pahalısı olmasından ziyade tam olması öncelikli. 3) Umarım düşüş tekniklerine de, ekipmana da hiçbir zaman ihtiyacınız olmaz. Ama olur da bir saniyeliğine ihtiyacınız olursa bu yazıyı hatırlarsınız. O gün tekrar gelin buranın altına bir yorum yazın, olur mu?

A post shared by Hasan Basusta (@hasanbasusta) on

Ya birileri nasıl sizi hayal kırıklığına uğratabiliyor hala? Bu ülke size hiç mi bir şey öğretmedi? Adamı televizyondan tanımış, hayatında sohbet etmemiş, imajını benliği sanmışsın.
Sonra beni hayal kırıklığına uğrattı!!!
Ya ne olacağdı?

   Sonraki→