Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 360

Oğlumu anaokuluna vermeden “çocuk eğitimini” önceliğim haline getirmiştim. Çok araştırmış, birkaç da yazı yazmıştım. Önceleri özel okula gerek mi var ya? Biz (ben+eşim) özelde mi okuduk kafasındaydım. Bizim ailede bir tek abim kolej+özel üniversitede okudu. O da çok parlak bir öğrenci degildi. 90’larda özel okul, devlet okulu kazanamayanların, “bari İngilizce öğrensin” diye gönderildiği yerdi. Günümüze bir geldim; Dünya çok değişmiş. Devlet eğitimde imam-hatip seviyesine gelmiş, özel okullar çağı yakalama rekabetine girmiş. Ben Amerikan tipi Batılı eğitim aldım; 5. sınıftan sonra BÜTÜN dersler, kitaplar, sınavlar İngilizceydi. Çocuğum Anglo-Sakson almasın dedim. Aydınlanmış ama kibirli Fransız ekolünden, disiplinli ama ruhsuz Alman ekolünden de yetişmesin diye diye Dünyada millet kalmadı. Gene döndük dolaştık Anglo-Sakson’un dibi Oxford temalı bir okula verdik. 23 Nisan için okuldayız, her yeri buram buram İngiliz kokuyor. Genel olarak memnunuz; en azından bilimadamı, sanatçı tanıyorlar. Az önce çektim: Dawkins, Hawking, Roger Waters… Bırakın okulu; Türkiye’de herhangi bir yerde Richard Dawkins, Stephen Hawking ve Roger Waters’ın yanyana gelmesi direkt “küfür” sebebidir.

Roger Waters; We don´t need no education, we don`t need no school control, Hey Teacher, leave the kids alone. diyen adam okulun WALL’ında. Okulun İngiliz kültürünü çağdaş Atatürk düşünceleri ile harmanlamalarına bayıldım. “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir’i” anlasak yeter! Şaka bir yana şu Telefon Kulübesi eğitim metaforu: İngiliz kültürü içinde Telekom ankesörlü telefonu.

   Sonraki→