Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 314

Kalamış Kont’u Sör @hasanbasusta

A photo posted by Hakan Akben (@hakanakben) on

Yukarıdaki fotoğrafta elimde duran kitap: “Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar” ve yanına aldığı notlar müthiş. (24 Cilt) Atatürk’ün vizyonunu okumak isterseniz, şuradan sipariş verebilirsiniz. 24 Cilt, (Kargo dahil) 135 TL. 

Bu kitapta en dikkatimi çeken şey şu: Atatürk muazzam bir Dünya Tarihi okuması yapmış, yabancı (Fransızca) kaynak ağırlıklı. Biz ise üzerine ortaokuldaki Osmanlı Tarihi derslerinden öğrendik tarihimizi.

Türklerin şanlı ama tek taraftan anlatılan bir tarihi var. Savaş ve fetih ağırlıklı. Ben uzun yıllar Osmanlının ana yıkılış sebebini “Emperyalist Güçlerin Osmanlı Devleti üzerine oynadıkları oyunlar” zannettim. Öyle anlatıldı bize okulda, tamamiyle yanlış da sayılmazdı ama Osmanlı’nın gerçek çöküş nedenleri olan Matbaanın İcadı, Bilginin Yayılması, Aydınlanma Çağı, Bilimin Rolü gibi konulardan çok az bahsedildi bizlere. 

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 313

Kendisine mağara oymayla ilgili takıntısı olup olmadığı sorulduğunda Paulette şöyle cevap veriyor: Bir çocuk oyun oynamaya takıntılı mıdır?

Maaşlar Eşit, Evler 15 Euro ve Polis Yok! Gerçekleşmiş Bir Ütopya: Marinaleda

Bill Gates: İklim problemini serbest piyasa çözemez, sadece Sosyalizm çözebilir.

Stephen Hawking: Robotlardan değil Kapitalizm’den korkmalıyız.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 312

30 yaşına kadar yaşadığım Ben’i yıkmak mı, restorasyon yapmak mı diye düşündüm uzun bir süre. Yıkmak ve yeniden inşa etmek en temizi geldi.

Tutkunu bulmayı boşver. Çok iyi bir yazı. (Mark Manson)

Neden bir “startup” değil “Lifestyle Business” kurmalısınız? 7 Neden. Bir tanesi: Modern zamanın Rönesans insanı olmak için.

Adam tek başına büfeye yaklaştı: “ABİYE bi su verir misin?” dedi. Sonra da aldı suyunu, gitti. Kendisine amma da saygı duyuyor. Kendisinden 3. şahısmış gibi bahseden gördüm, kendisine “Bey” diyen bile gördüm ama “Abi” diyen ilk defa…

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 311

– Ayları bilmiyor musun? Sen hangi ayda doğdun mesela?
– Dolunay

Umut Egemen’in (4) okulundan ve aldığı derslerden çok memnunum. Aşağıda günlük gelen örnek bir rapor var. Eğitim benim en hassas olduğum konu. İlk defa anaokuluna vermeden, bu konu hakkında çok okumuş, hangi anaokuluna vermeliyim acaba diye çok düşünmüş ve tüm metodolojileri araştırmıştım. Bunu da kısaca Çocuk Eğitimi Üzerine yazımda anlatmıştım. İlk defa ailesinden ayrıldı, ilk dönemini memnun bitirdi, bakalım devamı nasıl gelecek. Bir okulun (UX anlamında ağlasa da) mobil uygulamasının olması, günlük gelişmeleri takip edebilmek ve akşamları okulda gün boyunca yaptıklarını konuşabilmek büyük avantaj.

doga günlük rapor

Bugün oğlana (Umut Egemen, 4) kızarken şöyle bir cümle söyledim:
-Oğlum, SEN AYFON’LA MI DOĞDUN YA?
-Evet
-?!?

mars curiosity car

Baba, bu arabanın markası ne?

Barış Özcan’ın cevabı: Bu arabaya çocukların en önemli özelliğini isim olarak vermişler yavrucuğum: Curiosity 🙂

Olcayto Cengiz’in cevabı: “Land Rover”, “Marsedes”…

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 310

umut egemen dunyanin bozuklugu

-Oğlum, bu pek bir şeye benzemiyor, ne çizdin bugün okulda? -Dünya’nın Bozukluğu. (Umut Egemen, 4)

Anaokulunda dünün konusu: Sizi en çok ne mutlu eder? sorusuna “Ailemle vakit geçirmek” demiş bizimki.

-Baba, bu dedeyi kim doğurdu? -Benim babannem oğlum; öldü o, çok yaşlıydı. -30 yaşında mı yani?

Baba, Allah’ı kim doğurdu?

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 309

Hem özgür olayım hem duvarın içindeki gibi güvende olayım diyorsanız size önerebileceğim tek hapishane var: Kendiniz. (Güneşin Oğlu)

gunesin oglu haluk bilginer

Ölmeden önce yapmak istediklerimiz üzerine Türkçe altyazılı ilham verici bir TED Konuşması. 6 dakika.

Başarının tanımı: 1) Mutluluk/Refah 2) Bilgelik 3) Şükretme 4) İnsanlara/Çevremize yardımcı olabilme becerisi. https://t.co/1XzSJ4qmuZ

— Hasan Basusta (@hasanbasusta) 15 Ekim 2015

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 308

kendini sorgulama vakti

İnsanın kendini sorgulaması için bu kadar bol vakti olması güzel bir şey değil. (Film: Tibet’te 7 Yıl)

(…) Sonra, biraz daha büyüdün, bir gün Uğur Mumcu gitti. Sonra, Ahmet Taner Kışlalı. Arada, Sivas’ta birşeyler oldu. Günün ortasında, kameraların önünde bağıra çağıra insanları yaktılar. Suçlular mutlaka yakalanır dedin. Yakalanmadı, şaşırdın. Oh olsun diyenleri TV’de gördün, üzüldün.

Sonraları, Hrant Dink vurulduğunda, onun vurulup ölmesinden de çok, bir katillerin gururla verdiği pozlardan, bir de o gün bile “Hepimiz Ermeniyiz ne demek, öyle şey mi olur” diyebilenler var diye utancından ağlamıştın, tanımadığın adamın cenazesinde.Ama hala bile Matrix candı. Öyle ki, Uludere’de insanlar öldüğünde bile “Ne işleri vardı orada?” ilk aklına gelen soru olmuştu, hatırla.

Neo, kırmızı hapı yuttu. Sen, Taksim’de kırmızılı kadının peşine düşüp, hapı yuttun. Böyle böyle yaşayıp giderken, ne zaman ki tepende polis helikopteri uçurup, televizyonda penguen gösterdiler… Gaz içinde nefes almaya çalıştığın gün, ciğerinden önce ensendeki kablolar çatırdadı. “Ya diğer bildiklerimiz de doğru değilse” diye ilk orada sordun. Sonra, Neo gibi gözünü açtın. Açmaz olaydın… (Burak Özcan’ın yazısının tamamı)

Belli ki internet ve startup dünyasını iyi bilen, aydınlanmış bir ruhun yazdıkları. Yeni Ekonomi, yeni zengin, yeni hayat, kendi sistemini yaratma gibi çok ilgilendiğim konularda oldukça iyi bir yazı. (We got to the limit of our rationality. We could see that only with the rational mind we cannot understand everything that happens here,Gustavo Tanaka)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 307

Bu yazı da tavsiyeler yazısı olsun: Sevdiğim kitaplar, şiirler, diziler, filmler, kişiler…

mr nobody

Mr. Nobody. Neden ben benim de başkası değilim?

Okuduğum en iyi kitaplardan. Maldoror’un Şarkıları, Comte de Lautréamont.

En sevdiğim şiirlerden: Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var, Ataol Behramoğlu’nun

Bertrand Russell en etkilendiğim kişilerden: Niye daha az çalışmaya, daha çok yaşamaya/öğrenmeye zaman ayırmalıyız?

Kendimden kaçıyorum. Korkuyorum, neden? Çok fazla şey öğrenmekten… (Mr. Robot, S1E8) pic.twitter.com/l0n30jF1L3

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 306

Çocuk yetiştirme ile ilgili 3 temel kural: 1) Örnek ol. 2) Örnek ol. 3) Örnek ol.

Çizgifilmler çocuğun eğitiminde en önemli parçalardan biri. Bu yüzden yakından izlediğim çoğunu. En hayat değiştirici bulduğum ise: TAYO. Bir bölümünde verilen mesaja inanamadım: Polis 2 aracı trafikten men ediyor. Sonra, bu iki araç, tanımadığı bir aileye yardım etmek ile kanuna karşı gelmek arasında ikilemde kalıyor. Bu iki araç yardım ediyor ama Polis bunları yakalıyor. Polis, bölümün sonunda bu iki aracın başkalarına yardım etmek için kanuna karşı geldiklerini öğreniyor ve bu 2 yaramazı ödüllendiriyor. NE OLURSA OLSUN kanunu, devleti, aileni, dinini, tarihini sorgulayamazsın, karşı gelemezsin. Onlara uyarsın, çocuklara ilk öğretilen budur.Hemen baktım TAYO nerenin çizgifilmi diye. Polis devletlerinden olamaz, Amerika’nın hiç olamaz. İskandinav mı acaba diye düşündüm. Güney Kore’ymiş.

Sistem bize her zaman hızlı karar vermenin faydasını anlattı. En önemli kararların zamana bırakılıp, en yavaş verilenler olduğunu söylemedi.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 305

Amcamın bahçesindeki kirpi kedilerin mamasına ortak çıkarken…

A photo posted by Hasan Basusta (@hasanbasusta) on

Mamaların efendisiymiş, hiçbir kedi bir şey yapamıyormuş oklarından dolayı. O da yemeğini yiyip olay çıkarmadan masadan kalkıyormuş.

Geriye dönüp baktığınızda size en önemli gelen şeylerin ne kadar önemsiz olduğunu fark ediyorsanız: Tebrikler, büyüdünüz! Belki de hayatınızın bir döneminde “Aslında önemli olan nedir, yaptığım şeyi neden yapıyorum?” sorusunun cevabını aradınız hemen bulamasanız da.

Şu konu hakkında o kadar uzun yazabilirim ki… China To Use Big Data To Rate Citizens In New ‘Social Credit System”

Politikacılar Twitter’ı daha etkin nasıl kullanabilir? Seçimler için Twitter’ın hazırladığı 137 sayfalık el kitabı.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 304

Çok mutsuzdum. Bir sabah beni işe götürmek üzere gelen şoföre “Kilyos’a çek” dedim, hayatım değişti. Yeni bir hayat kurdum. Bu hayatı, daha çok para kazanmak için değil, her gün, vaktimin bir bölümünü bir parkta veya koruda, ormanda veya deniz kenarında geçirecek biçimde düzenledim. (Metin Münir)

Tercihini yap: Şöhret: Halkın sana verdiği değer, İtibar: Seçkinlerin sana verdiği değer, Haysiyet: Senin sana verdiğin değer. (Dücane Cündioğlu)

Dünya ortalamasının biraz üzerinde hayat standartlarına sahip ‘modern’ insanlar olarak ilginç bir dönemde olduğumuzu düşünüyorum. Halimiz tavrımız bir garip. Dünya tarihinde ilk kez yaşanan bir durumla karşı karşıyayız. Durumu Warwick ve Cardiff Üniversitesi’nin ortaklaşa yayınladığı bir araştırma ile anlatmaya çalışayım. İnsanoğlunu en mutlu eden şeylerden biri; tanıdıklarından daha zengin, daha iyi durumda olduğunu hissetmesiymiş. En azından onlardan daha kötü durumda olmadığını hissetmesi gerekiyormuş. Mesela sadece bir evinin olması yetmiyor. Önemli olan; başkalarının evlerinden daha kötü bir evde oturmamak. Bu başkaları kimmiş peki? Komşularımız, arkadaş çevremiz ve hatta akrabalarımız… (Soner Bastiat’ın sözlükteki yazıları çok iyi, bu yazının tamamı okunmalı, bir diğer “Nöbetçi Eczane Arayan Emre Belözoğlu’ndan Kaçmak” yazısı da tüm zamanların en güldüğüm yazısı olabilir. Bir İdeoloji Uğruna Ölmek yazısının da linkini verip durayım, yoksa buralar hep onun linkleri ile dolacak 🙂

Haftasonunun 3 gün olmasına uğraşarak ömrünü verebilirsin, gene de büyük ihtimal başaramazsın. Ama kendi haftasonunu 3 gün yapabilirsin.

Sizin gezegeninizde insanlar bir bahçeye 5000 gül dikiyor, oysa aradıkları tek bir gülde olabilir. Küçük Prens. Filmine 9/10 verdim. Büyüklerin manasız koşuşturmasına ve at yarışı gibi yetiştirilmesine harika bir eleştiri. Kitabından farklı.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 303

papayı gören kisiler telefon

“En iyi makina en iyi fotografı çekseydi en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı.” demiş ya üstat; işte bakmak ile görmek arasındaki fark yukarıdaki fotoğrafta gizli. “An’ı yaşamayı”, değerini bilmeyi temsil ediyor benim gözümde. Hala göremediyseniz, Papa’yı görmek için sıra olmuş insanların başrolü oynadığı bu sanat eserinde elinde fotoğraf makinası, cep telefonu olmayan tek kişi var.

“İstikrar hayal gücü olmayanların sığınağıdır” demiş ya Oscar Wilde; istikrarsızlığımın kılıfını buldum bu cümlede.

Eflatun’un şekillendirdiği, Carl G. Jung’un psikolojinin derinliklerinde kıvama getirdiği “Kahramanın Yolculuğu”. Mitoloji profesörü Joseph Campbell 1949’da yayımladığı çalışmasında “Kahramanın yolda başına gelmesi gerekenler Formülü’nü” çıkardı. 1970’lerde G. Lucas’ın eline geçti bu kitap ve “formül”. Böylece ilk kez Yıldız Savaşları serisinde uygulandı ve Lucas taşı altına çevirdi. Hikaye anlatımını (storytelling) anlamak isteyen bu yazıya mutlaka göz atmalı.

1000 Gerçek hayran, çok iyi yazı.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 302

Şu videoyu izlerken aklıma geldi. Seni öldürmek için programlanmış bir araba alır mıydın? Yakında bu başına gelebilir. Kendi kendine kullanan arabada giderken önünde 5 kişi var ve araba kendini köprüden atarak 5 kişinin hayatını kurtarabilir. Yapmalı mı?

İnsanı kendisiyle yüzleştiren en önemli ikilemlerdendir görseldeki Tren İkilemi. Sen olsan rayları değiştirir miydin?

Tren ikilemi trolley

Araba ikilemine kafa yoran bu Stanford’lu Profesöre cevap vermeden önce, Tren İkilemi’nin devamıyla yüzleşmekte fayda var.

felsefe tren ikilemi trolley

Bir Harvard araştırmasında 300.000 kişiye sorulmuş bu soru ve dil, din, cinsiyet ayırt etmeksizin aynı cevap alınmış.

tren trolley problem felsefe

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 301

yasamak güzel şey melih cevdet anday

Melih Cevdet Anday’dan, ne zaman hava güzel olsa, Kalamış Parkı’nda bir çay içip hatırladığım şiir.

Her günün yeni bir fırsat olduğunu insan şöyle anlıyor: En beklemediğin zamanda bir telefon hayat değiştirebiliyor.

TED ile ilgili şöyle bir anım var: İlk akıllı telefonum iPhone’du, sene 2008-2009 falan, içindeki ilk uygulamalardan biri de TED’di. TED iPhone uygulamasını, Mac’e (daha doğrusu iTunes’a) bağlanınca otomatik olarak 20 TED Videosu indirip, telefona atması için ayarlamıştım. O zaman 1000 kadar video var TED’de. Tekrar iPhone’u Mac’e taktığımda izlediğim videoları çıkartıp, yerine indirdiklerini koyuyordu.Toplu taşımada, her boş anımda bir TED Videosu izliyordum. Günde 10 tane izleyince bir süre sonra videolar tükendi. Bu da böyle bir anımdır. Bütün bunları otomatik yapması inanılmaz bir rahatlık sağlıyordu. Hala aynı şekilde işliyorsa sistem (herhalde öyledir) çok tavsiye ederim.

Ben içim burkularak çektim ama bu fotoğrafta ne görmek istiyorsan o var. Hüzünse hüzün, mutluluksa mutluluk…

A photo posted by Hasan Basusta (@hasanbasusta) on