Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 276


Matt Damon’dan harika bir konuşma: Bizim sorunumuz sivil itaatsizlik değil, bizim sorunumuz sivil itaat.

1969 Yılının ‘Çiçek Çocuğu’ Öğrencileri Bugünün Gözüyle Bakınca Hala Harika Görünüyorlar.

Uzaylılar Dünya’ya bir tehdit oluştursa tüm Dünya öyle bir kardeş olur ki… Türk/Kürt, Müslüman/Hristiyan, Siyah/Beyaz ne ki? Tüm din, renk ve milletten insanlar bir olur. Dünyanın başına gelebilecek en iyi şey bu olmasın?

35 yaşına girmeden kariyerinizde yapmanız gereken 35 şey.

Kendisinden güçlü birine bariz bir yanlışını söyleyen bir insan gördüm bugün. O kadar az oluyor ki kayda geçireyim dedim.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 275

Bana bugün çok ilham verdi bu söz: Eğer sahip olmadığın bir şey istiyorsan daha önce yapmadığın bir şey yapmalısın.

Gerçeği görebilmek için onu çevreleyen tüm yabancı maddeleri temizlemek… Agatha Christie’den. (Hayat Bilgesi 2)

Mümin Sekman Hayat Bilgesi Agatha Christie

Geçenlerde bir Hacker’ın anlatıldığı çok iyi bir Alman filmi izledim: Who am I. (8/10, tavsiye)

ben kimim hacking who am i hackkimim ben hack

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 274

Kariyer secmek roman

Kariyer seçmek yirmilerimizde aldığımız bir karar değil, tüm iş yaşamımız boyunca tekrar karşılaşacağımız bir ikilem.(Kendimize Uygun İşi Nasıl Buluruz? Hayat Okulu kitaplarından.)

Bazı insanlar kendini o kadar güzel ifade ediyor ki. Sadece konuştukları, yazdıklarıyla değil giyim kuşamıyla, sakalıyla, güneş gözlüğüyle..

Bu arada her şeyin günü varken “Abiler Günü, Ablalar Günü” diye bir şey neden kutlanmıyor? Tüketim kültürü bunu nasıl pas geçmiş olabilir?

Karnın yumuşacık Hasan, aynı benim yastığım gibi. (Umut Egemen, 4)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 273

Yeterince inanırsa hemen her işi başaracağını düşünüyor ya insan; hesap etmediği şey yıllar geçtikçe inancının azalması.

-Oğlum, Babalar Günü’nde bana ne yapacaksın acaba? -Oyuncak araba alırım mesela. (Umut Egemen, 4)

Eliyle su içen çocuğu görüp tasını atan ve bu çocuk fazladan eşyam olduğunu öğretti diyen Diyojen’e inat ekstra mutfak dolabı aldık bugün.

Kişiler herhangi bir -izm’e değil, kendilerine inanmalı. Ferris Bueller’s Day Off (1986) 7/10

İtiraflarım Videosu

Bilen bilir, hiç programa/videoya çıkmam. Yıllar sonra gelen bir istisna oldu; pek sevdiğim abilerimden Burak Günbal, beni davet etti. Ben de severek katıldım.

İş üzerinden çok hayat üzerine bir sohbet oldu. Belki sindirmem gereken, kendime bile itiraf edemediğim konular vardı konuşmaya hazır olmadığım; hepsi ağzımdan dökülüverdi: Girişimcilikte nasıl başarısız oldum, şanslı başlangıçlar yapıp nasıl  “çuvalladım”, hayatta inişler, çıkışlar, sevinçler, hayal kırıklıkları, bazen umut dolu bazen zor zamanlar, keyifler, sancılar…

Çoğumuzun geçtiği o yoldan geçerken ben neler yaşadım, nasıl başa çıktım, hangi sonuca vardım? 30’lu yaşların başındaki anlam arayışında hangi noktaya geldim ve bundan sonra ne yapmak istiyorum? Hepsi 17 dakikalık bu videoda. İlginizi çekerse izleyin, bu yazının altına yorum yazın, Twitter’dan cevap atın ya da bir şekide geri bildirim verin lütfen…

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 272

Kapalıçarşı’da bir esnaftan çok iyi bir TED Konuşması: Müslüman Mahallesinde Kilim Satmak, Hikmet Şırlak. Sunumdan birkaç cümle:

“Benim hedeflediğim %1 müşteri beyninin sağ ve sol lobunun çok iyi kullanan, küresel pazarlama ağına kapılmamış, kendi tarzını yaşayan insanlar… efendim onlarda da ya para yok…

Müşteri önyargılıydı biz de önyargıya oynuyorduk, pozitif önyargıya.

Eğer işler kötü gitseydi buraya istatistikle gelirdim.

Günümüzde Müslüman mahallesinde en iyi satan şey salyangozdur.” (Hikmet Şırlak)

Fende Dünya 43. Matematikte Dünya 44. olan çocuklar sizi Dünya’nın en büyük 10 ekonomisi içine sokabilir mi? Emin Çapa’dan çok iyi bir konuşma.

Da Vinci ölürken, “Yaptıklarım yeterince kaliteye ulaşmadığı için insanlığa ve Tanrı’ya karşı kusur işledim.” demiş.

Ne dışarı çıkmak ne evde kalmak istediğim günlerden birinde tek ihtiyacımın balkona çıkmak olduğunu anladım. Ama her klasik Türk evi gibi balkon mutfağa katılmıştı.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 271

Çengelköy’de çektiğim bir fotoğraf: Banklardan boğazı seyreden bir köpek, oltasını rastgele sallayan balıkçı abi, aylak adam, boğazın sularında nostalji yapan amca.

Kafka’nın Milena’ya, Nazım Hikmet’in Piraye’ye Mektupları gibi klasikler ne olacak? Ahmet’in E-mail’leri, Facebook mesajları, SMS, Whatsapp’ları.

Sen bugüne kadar olanları anladın da olacakları mı merak ediyorsun? Hiç kitap okumayan bir adam niçin merak eder seneye yazılacak kitapları? Bu dünyada yaşamayı beceremeyen neden merak ederki başka gezegenlerdeki hayatı? Geçmişi ve bugünü bitirdiniz de ne diye geleceği sorguluyorsunuz? (Bana Bir Şeyhler Oluyor oyunundaki müthiş Altan Erkekli tiradından)

Sorgulama üzerine bir film tavsiyesi P.K. 9/10 Aamir Khan gene şaşırtmadı. İzlediğim 3 filminin ortalaması 9 zaten. (3 Idiots: 10/10)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 270

Abdal (hali) değişen demektir, aptal değişmeyen. Bu yüzden ilki evrilir, ikincisi devrilir. Dücane Cündioğlu’nun  Ot Dergi’deki yazısından.

Küçük Eleanor babasına sorar: Evrende yalnız mıyız? Cevap nettir: Eğer yalnızsak bu çok büyük bir yer israfı olurdu. Liseden sonra tekrar izledim Contact’i. Notunu da 9/10 yaptım. Carl Sagan (ve Jodie Foster) büyük ilham.

Baba, dedemlerin evinde asansör olmadığı için çok yoruluyorum bari merdivenleri yürüyen merdiven olsaydı… (Umut Egemen, 4)

Çalışmamayı satın almak için çalıştığımız zaman dilimi, satın aldığımız zaman diliminden ne kadar fazla ise o oranda sistemin kölesiyiz. (Teyfur Erdoğdu)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 269

Mimar Sinan’ın yaptığı 28 caminin minaresinden İstanbul’un 4 mevsimi 4K time lapse, muhteşem: Çekim süresi: 12 Ay.

Bir haftasonumu Nuri Bilge Ceylan filmlerine ayırdım. Kış Uykusu’nun 3,5 saat olması zorladı beni. Fena da bulmadım aslında. Aydın eleştirisini beğendim. Şu itirafını da: Gençliğimiz kuru geçti, mutlu olmayı bilemedik, belki bu yüzden mutlu etmeyi de. Ama kötü bir niyetimiz yoktu.

Cannes’da ödül alınca 3 Maymun’u izlemiş, beğenmemiştim. Belki de anlamamıştım. Uzak’ı izledim sonra. Bana hayli uzak bir film. Bir Zamanlar Anadolu’da ile devam ettim, hiç bana hitap etmedi. Sanırım sanatsal filmlere bir süre ara vereceğim.

Bu arada lise öğrencisi Umut Delimehmet’in çektiği Cannes’da gösterilen filmi Bıyık. Helal sana Umut, çok iyi film. (6 dakika)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 268

Nur içinde yatsın John Nash. Hayatta verdiğim her kararda şu sahnede halkın anlayabileceği dilde açıklanan Oyun Kuramının etkisi var.

Oyun Teorisi stratejiye biraz olsun önem verenler için alınabilecek en iyi derstir. Yale’in Efsane Hoca’sı Ben Polak tavsiye. O kadar çok aldım ki bu dersi… Bu da Türkçesi.

Bağırır çağırırlar: Tarih değişiyor. Hep tarihi olay yaşar bu Türkler, tarih bilmezler. Herkesin çocuğu dahidir ya bizde onun gibi. (İlber Ortaylı)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 267

Kendimden biliyorum; agresif görünüşlü araç sahibinin davranışına yansıyor. Biz hala sehirleşememiş şehirli ergenliğinde yaşıyoruz trafiği. “Bana Mazlum’u getirin” ile büyüdük biz. Sinirlenince Mazlum arayışımız bundan. Bireysel ruhsal tekamülden toplumsal tekamüle geçeceğiz daha…

Blaise Pascal ikna sanatı

İkna sanatı: Pascal, 16.yy’de demiş. Yapmamız gerekense; insanları ikna etmek için nedenleri keşfedecekleri platformlar sağlamak.

Deniz Gözlüğü – Bir Çelişki Yazısı

20 TL’ye deniz gözlüğü aldım Bodrum pazarından, mucizevi bir alet. İçinde yaşadığımız bambaşka alemlere giriş bileti. Bütün gün balıkları seyredebilirim, oysa gözlüğüm olmadan da aynı denizde yüzüyordum. Şimdi burada deniz kabuğunu, yengeci övmek saçma gelebilir ama gözümüze bir alet takıp ayrıntılara dikkat etmekteki hazzı yaşamak bambaşkaymış. Ayrıntıların bana nüfuz etmesinden keyif alıyorum oysa ben bir ayrıntıyım koca bir deniz için. Ve sonra şunu düşünüyorum, bilincimiz, değerlerimiz bizim bu dünya için deniz gözlüğümüz. Bambaşka alemlerin içindeyiz görmüyoruz, bilmiyoruz bile. Hani şu derya içre olup, deryayı bilmeyen balık gibi. Kimileri at gözlüğü takıyor, kimileri kalın kenarlı, içbükey gözlüklerini.

tvde ilginç bir şey yok
“Televizyonda hiç ilginç bir şey yok” karikatüründeki gibi yaşıyoruz çoğumuz. Hayatımızın büyük kısmını geçirdiğimiz mekanlara yeni gözlüklerle bakabilseydik bambaşka şeyler görüyor olurduk. Harika manzaranın tadını çıkarabilenlerin sayısı çok az. Evet; TV’de haberler kötü, ülke zor bir dönemden geçiyor, bize düşen küsüp, içimize kapanmak mı, küfür etmek mi?
Bu gündemde başka bir şey paylaşanı linç ediyorlar. Kaç gündür bu duruma verilecek en iyi cevabın çalışmak olduğunu yazan yazılar okuyorum. Çalışmak da cevap olabilir. Ya da etkileyeceğimiz, kontrol edemeyeceğimiz olaylara üzülmeyip, bizi gündelik yaşamın sıkıcılığından kurtulup muazzam bir evrene doğru çevirecek teleskobu almak da. Nietzsche’nin deyimi ile kaderin dalgalı sularına kapılıp gitmeli miyiz? Bilmiyorum. Kendi dünyamızı yaratmakla, Nazım Hikmet’in aşağıdaki şiirini aynı yazıda paylaşmak da bu yazının çelişkisi olsun, kararı kendin ver; canım kardeşim…

 

Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende.

Ve açsak, yorgunsak, al kan içindeysek eğer

Ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak

Kabahat senin, — demeğe de dilim varmıyor ama —

Kabahatın çoğu senin, canım kardeşim

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 266

KYBALION Öğretisi: 7 Hakikat. “Öğrencinin kulakları işitmeye hazırsa, onları bilgelikle dolduracak ağız gelecektir”

Okuduğum en iyi Harvard makalelerinden biri: Felsefe Sizi Nasıl Daha İyi Bir Lider Yapar? (Türkçesi, Orjinali)

Özet cümlesi: Kariyerin bir noktasında kendinizi felsefi açıdan ele almanız gerekir.

Gittikçe büyüyen uluslararası bir hareket olan “iş hayatında felsefi danışmanlık” en çok çalışmak istediğim alanlardan bir tanesi. Bu konuda bir iş yapmak isteyen, fikri olan, heyecanı olan birileri varsa, direkt benimle iletişime geçebilir.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 265

Kotumdaki yırtık yeni tarzımı tamamladı. Tasarım: @aret_vartanyan ‘in köpeği.

A photo posted by Hasan Basusta (@hasanbasusta) on

  Ocak 2011’de kendime koyduğum bir hedef: Hala hedefimden çok uzaktayım:

Bizimkisi “Baba araba nasıl yapılır?” diye sordu. Araba fabrikası açtım Youtube’dan. Sürekli fabrika izliyoruz.”Baba insan nasıl yapılır?” diye soruyor şimdi. Şunun gibi yalan yanlış akıl yürütmelerine ses çıkarmıyoruz şimdilik: “Anne, çok yemek ye, karnın şişsin. Ben kardeş istiyorum.”(Umut Egemen, yaş: 3,5)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 264

 

15 ülkede 53.000 çocuk ile yapılan araştırma: İnsanlar çocukken mutlu ama eninde sonunda materyalizmle tanışıyorlar. Türkiye’deki çocuklar bu 15 ülke arasında 5. Ama Türkler büyüdükçe 11.’liğe geriliyor. Yani bu ülkede çocuklar mutlu, yetişkinler değil.

DC ile geçtiğim yaşam dersleri çok. Ortalamam bir düşerse hepsini alttan alacağım seneye.

Dücane Cündioğlu hayatın sırrını çözmüş. Önemli olan tüm zorluklara rağmen hakikati bilme isteğinden vazgeçmemek.

Dücane Cündioglu hakikat