Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 211

kendini mutlu eden kişi ol

Kendini mutlu eden kişi sen ol, gerisi zaten kendi kendine çözülür…

Yaşadığım yeri daha iyi bir hale getirebileceğime inandım hep. Ama o yer neresi? Dünya mı, ülke mi, şehir mi, ev mi? Bütün farkı yaratan bu soru.

Duygularını anlayıp yönetebilen insan yaşamının efendisidir. (Doğan Cüceloğlu)

En önemli tavsiyelerden: Dualizm’e göre hareket etme. Her şey evet/hayır, 0/1, siyah/beyaz değil. Yin&Yang’in tarihi 5000 sene, bir göz at.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 210

makyavelli güçlü yardımcılar prens

Güçlü yardımcılardan korkulur. (Prens, Machiavelli)

Aborjinler ile ilgili bir belgesel izlemiştim. Aborjini alıp Manhattan’ın ortasına koyuyorlardı. Ne anlamlı sorular duymuştum kendisinden.

Evsizler için; burada insandan çok ev var bu insanlar neden sokakta yatıyor diye sormuştu mesela. Bizim kabilede buna izin vermeyiz.

Ne yapacağını bilen insan sayısı ile bildiğini yapan insan sayısı ters orantılı.

-Yapamam, kariyerim biter!
-Kariyerini nasıl elde ettin, yeteneğinle mi?
Senin tek yeteneğin var, o da söyleneni yapmak… (Utopia adlı muhteşem diziden)

Utopia Geoff Milner

 

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 209

Bernays’in bir belgeselini (Ben Devri) izlemiştim, gerçekten insan yaptığı her şeyin nedenini öğrenince hayret ediyor.

Korkarım sorgulama konusu eninde sonunda “Sosis Prensibi’ne” dönecek. Bir şeyi seviyorsan nasıl yapıldığını sorma. Bu konuda muhteşem muhteşem bir konuşma: John Oliver: FIFA and the World Cup (Ne yazık ki İngilizce)

Öyle bir hayat koşuşturmacasına daldık ki dostlarımızla ancak kötü günde görüşebiliyoruz. İyi gün dostundan iyidir diye şükrediyoruz bir de.

Korktu (_ _) m; başıma geldi.

Bir neslin uçlarda yaşamasına sebep olan aşk şarkısı (sözü): Şiddetin ne hoş, ne güzel şefkatin.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 208

Bir ses bir şarkıya bu kadar yakışabilir. Yıllardır dinlemekten bıkmadım: Lithium, Evanescence.

“And in the end I guess I had to fall” demiş Amy. Düş-(_ _)-meyi bilmiyorsak tırmanmayalım. Ne bedel ödersen öde eninde sonunda tek önemli şey kalıyor: Kendi seçimlerine göre yaşamak.

“Here in the darkness I know myself
Anything is better than to be alone.”
Demiş karanlıkta gölgen bile seni bırakır gider diyen üstat gibi.

Aynı bilgi düzeyini paylaşmayan insanların saygısızlığını her gördüğümde aklıma gelen şarkı:

So long and thanks for all the fish

So sad that it should come to this

You may not share our intellect

Which might explain your disrespect.

Otostopçunun Galaksi Rehberi’nde gibiyiz. Dünya’mız yok oluyor. Biz yıkılan eve üzülmekle meşgulüz, çevreyolu geçecekmiş…

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 207

Sözlerindeki soyut anlamı keşfettikten sonra defalarca dinlemeye tekrar başladığım şarkılardan Hotel California.

Teması, sözleri ve yorumunu buradan Türkçe okuyabilirsiniz. Yüzeysel gözüken derin anlamlar; tehlikeli yaşam tarzının metaforu, hedonizm… Bir başyapıt boşuna başyapıt olmuyor.

Beni en etkileyen yorumlardan: Endorfin (mutluluk hormonu) uyuşturucu değil mi sanki?

Hotel California sozleri

Bir Küçük Eylül Meselesi, ne şirin bir Pazar filmi. İnsana kim olduğunu başkası söyler. Ben en güzel hikayemi senden dinledim.

Çayın demiyle birlikte sohbet de koyulaşır, sadece sofralarını değil gönüllerini de açan dostların yanında.

Bir  film daha tavsiye edeyim. Müsait bir vaktinde mutlaka izle: Mandıra Filozofu

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 206

Sartre Aydinlar Uzerine

Sartre’nin “Aydınlar Üzerine’sini” okurken “Türkiye Aydını” kimdir diye düşündüm. Aklıma pek kimse gelmedi. Sizin aklınıza birisi geliyor mu? (Lütfen @hasanbasusta’ya yazın)

Serdar Tuncer’in yorumu: Bizimkiler Gramschi’nin “organik aydın” tarifine daha uygun.

Anıl Aba‘nın yorumu aşağıda, bu yorumu okuduktan sonra meramımı anlatamadığımı fark ettim. Ben özellikle “yaşayan, yaşadığımız topluma yön veren aydın” demek istemiştim. Yoksa, kültürümüzdeki aydınları es geçtiğim düşünülmesin.

Anıl: Entellektüel, kelime olarak İngilizce’de ”intellect” kökünden gelir, yani entellektüel de zeka ve aklını kullanarak iş yapan insan anlamındadır zaten. Buna göre fiziksel iş yapmayan bir profesör ya da mühendis tanım gereği entellektüeldir (Paul Baran, the Commitment of the Intellectual).
Aklıyla iş yapan bir mühendis, pekala emek sömürüsü arttıracak zengini daha zengin edecek bir üretim hattı, savaş için silah ya da atom bombası icat ederek entellektüel bir iş yapmış olur. Ama bu onu ”aydın” yapmaz.

Bir insanı aydın yapan şey ezilen halklar için mücadele etmesidir. Mağdur ezilirken mağdurun yanında yer almıyorsan ister mühendis ol ister Nobel ödüllü yazar. İlber Ortaylı çok iyi bir tarihçi ve birikimli bir entellektüeldir ama asla bir ”aydın” değildir. Öte yandan Ahmet Kaya bir aydındır mesela. Nazım Hikmet, Aziz Nesin hep bu mücadeleyi vermiş aydınlardan…

Toparlayıcı ve tam bir tanım getirmiyorum ama öncelikli kriterim net: Ezilen halklar için ilerici bir şekilde mücadele edilmesi. Bir de sokakta mücadele etmeyebilir ama bilgisini kitaplar yazarak makaleler yazarak diğer insanları aydınlatmak için kullanabilir diyebilirsin ama bence bu da yeterli kriter değildir. Aydınlattığı bilgilerin ne bilgiler olduğu önemli. Eğer etliye sütlüye dokunmayan bilgiler ise o zaman bu insan sadece entellektüeldir. Ama mesela Chomsky anlattığı bilgilerle ve egemen ideolojiye karşı koyduğu için bir aydındır.

Fakat Orhan Pamuk, Elif Şafak gibi intihalcilikleri de dillere destan olmuş best seller yazarlar aydın filan değil, Bourdieu’un deyimiyle doksozoflardır (doxosophers), yani kanaat teknisyenleridir; mevcut düzenin statüko kanaatlerini sanatsal edebi ve entellektüel bir teknikle yineleyen gerici entellektüellerdir.

Benim yaşayan aydınlar soruma ithafen Anıl Aba’nın cevabı: Farklı alanlardan Dr. Bingür Sönmez, Dr. Kenan Demirkol, Alper Taş, Mustafa Balbay, Can Dündar, Korkut Boratav, Sungur Savran vs.. yaşayan aydınlardan sayılabilirler.

Güncelleme (15.8.2015) : Dün Şefik Asan ile beraberdim. Barış Kültürü kitabının üzerine konuşmak için buluştuk. Şefik Asan Barış Davası’nda yargılanmış bir Türk aydını. Türkiye’de barış sağlanması için elini taşın altına koymuş, şimdi 74 yaşında olmasına rağmen mücadelesini hiç bırakmayan bir yazar.

Kendisi ile bu konu üzerine uzunca konuştuk. Sohbeti burada özetlemem mümkün değil; sorumun cevabına gelince kısaca şu isimleri verdi: Ataol Behramoğlu, Genco Erkal, Nedim Şener, Ahmet Şık, Onur Akın, Edip Akbayram, Rutkay Aziz…

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 205

Örümcek Adam 1 Lira. Ne kadar tanımaya değer, ne güzel bir insan…

Bir kişiyle aynı sofraya oturursanız arkadaşlığınız bir sonraki seviyeye ulaşır. The Sunset Limited (İnançsız bir Prof. ile Vaiz’in hikayesi) “Sofra” kelimesi müthiş bir anlam katıyor. Masa desen (toplantı masası mesela) verdiği anlamın yanından bile geçmeyecek.

İnisiyelere gizli sırlar öğretisi öğretilerek kişinin bilmek’le değil olmak’la sırları çözeceği gösterilir.

Her fark ediş bir vazgeçiştir.

-Günaydın babacım, dün gece nasıl eğlendik di mi? (SAKLAMBAÇ OYNADIK)

-Günayydın! Sen bu kadar tatlı olmayı nereden öğrendin? -Anneden (3)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 204

sartre korkaklik

Kişi korkaklığından sorumludur. Ne güçlü bir cümle. (Sartre)

Lucy gayet iyi film; bilim kurgu, insan beyni ve potansiyeli, temel felsefi sorular gibi konulara ilginiz varsa IMDB puanına aldanmayın.

İnsanin gerçek amacı zaman kazanmaktır. En büyük amacı da “öğrenileni aktarmak”. (Lucy’den)

“Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın” Albert Camus

Çok konuşan mı bilir, çok susan mı?

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 203

-Nereye Baba? (3)

-İşe gidiyorum oğlum.

-Neden?

-Para Kazanmam Lazım

-Neden?

-Sana oyuncak alabilmek için

-Ben oyuncak istemem Baba, Gitme!

En büyük öğretmen oğlum; (3) basmakalıp cevap 0. Bizim geçtiğimiz eğitimden geçmedi ki. Neden? diye sordukça çocuk mentorluğunda sorgulama.

Sürekli bir şeyleri ispat çabasında olan insanlar bu (çoğu gereksiz) gerginliğe nasıl dayanıyor?

Murphy Kanunları üzerine birkaç cümle söyleyeyim: Bu kanunlar bizde suçlama kendi beceriksizligini Murphy’e yükleme aracı olarak kullanılır. Oysa Murphy modern teknikte analitik olarak hataları önleme stratejisidir. Esprili ama ciddi bir temel üzerine oturtulmuştur. “Bir şeyin ters gitme ihtimali varsa mutlaka ters gidecektir.” roketler uzerine deney yapan mühendis Edward Murphy’nin en ünlü kuralı. En sevdiğim kuralı da: “Bir yerde çatlak varsa ille de büyür.” Sanıldığı gibi kötümserlik değil müthiş bir rasyonelite yansıtır.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 202

mesnevi ümitsizlik mevlana

İçimden bu bahsi açıklamak geliyor ama ümitsizliğe düşersin diye korkuyorum. (Mesnevi, Mevlana)

Hemen yüzbinlere ulaşmak, insanları etkilemek, Dünya’yı değiştirmek istiyorsun belki. Hz. Muhammed’e Peygamberlik görevi verildikten yani İlk Vahiy’den sonra 6 yılda Müslüman olanlar kaç kişi biliyor musun? Yüzbinler değil. 40! 6 senede Müslüman olanların sayısı 40.

Bulduğundan emin olmak ne güzel; hele bulduğundan memnunsa değişmek istemiyorsa dokunmamalı. Aramak kör kuyu, bulamamak lanet. Fakat “BULDUM” dediği şeylerde yanılabilir insan. Hayatımın işini, aşkını, fikrini… buldum deyip yanılmadın mı hiç?

İlahi Komedya’nın önsözünde, Dante’nin “insanlara, bu arada kendine doğru yolu göstermek amacıyla” yazdığını söylüyor. Hem de 1300’lerde, ne ulvi bir görev…

ilahi komedya dante

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 201

Stefano Danna Tanrilar Okulu

Stefano D’anna anısına Tanrilar Okulu’ndan bir cümle paylaşayım. Allah Rahmet Eylesin, ilham veren bir kişiydi: Hiçbir şey birdenbire olmaz. Beklenilmeyen, her zaman uzun bir hazırlık dönemi gerektirir.

dunya böyle cunku sen boylesin

The Worls is such because you are such. Dünya sen böyle olduğun için böyledir. Yön dıştan içe değil, içten dışa…

Ubuntu Felsefesi; “Ben, ben olduğum için sen, sensin”

Sıralama yapılsa Türkiye’de en az korna çalan %1’lik dilime girerim herhalde. (Bu yüzden benim kullandığım arabada tedirgin olur çok kişi.) Gene de 3 yaşındaki oğlum: “O sana korna çaldı baba, sen de ona çal” diyebiliyor arka koltuktan. Karşılık ilkesi çok acayip.

Aristo’nun Katarsis‘i (Arınma) Ne muhteşem bir terim. Ruhani başkalaşım.

Şeriat: Seninki senin benimki benim

Tarikat: Seninki senin benimki de senin

Marifet: Ne benimki var ne seninki

Hakikat: Ne sen varsın ne ben

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 200

hz muhammed melek akil

Hayat dediğin “Nefsin Arzuları” ile Akıl arasında denge kurma çabası. Melek ile hayvan arasında konum optimizasyonu.

insanligin durumu denemeler montaigne

İnsanlığın durumu; gülmeli mi ağlamalı mı? (Denemeler, Montaigne) Yalınlığı ile derinliği bu kadar yüksek kitap (400 küsür senelik) görmedim. İster plajda oku ister üniversite kütüphanesinde…

Mum mevlana mesnevi

Bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez. Bir mumu diğer bir mumla yakınca, yeni alev aynı  alev midir, değişik bir alev midir? Alev (ışık) aynı alev…

Belki de 30’lu yaşlarımın sonunu zihin terbiyesi ve (tam olarak dini manasıyla olmasa da) tefekküre ayırırım.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 199

Kierkegaard tiyatro kumpanyasi

Kierkegaard neden akademisyenlikten istifa edip gezgin bir tiyatro kumpanyasına katılmış?

Düşünsene, aklına bir soru geliyor. Sen ilk senin aklına gelmiş gibi davranıyorsun. Ama bir bakıyorsun binlerce yıl önce cevabı verilmiş.

Tüm çağlardan, ideoloji ve dinlerden kişiler hazır kıta soru sormanı bekliyor. Kitaplar, İnternet elinin altında soruyorsun cevaplıyorlar.

Yerinden bile kalkmadan Dünya’nın en büyük sorularına cevap buluyorsun. Hala vaktinin tümünü komik kedi videosu ile geçiren var. Lükse bak!

Yakın dostlarını evinde ağırlayıp onlara mangal yaptığın pazar. Pazar gibi pazar.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 198

descartes felsefenin ilkeleri

Descartes’e göre: (Kitap: Felsefenin İlkeleri)

Felsefeden Anlaşılan: “Bilgeliğin incelenmesi”
Asıl Felsefe: “Bilgiyi edinme yolunun öğrenilmesi”

descartes kitap yazmak

Kitap yazmakta acele edenler… (Descartes)

Okullarda bizim öğrendiğimiz en önemli şey, en önemli şeylerin okullarda öğrenilemeyeceği gerçeğidir. Müthiş laf Murakami.

Benjamin Franklin Paratoner’i icat edince Ruhban Sınıfı bunu dine aykırı bulmuş. Sonrasında da Tanrı öfkelendi; depremler arttı demişler.

Bu da Bertrand Russell’a göre felsefe. Felsefe bilgi değildir; ussal varsayımda bulunma sanatıdır:

bertrand russell felsefe

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 197

kitaplar felsefe

23 Ağustos’ta yeni gelen kitapları paylaşmıştım. Bu ve sonraki yazılarda üzerine düşüncelerimi paylaşacağım; bir uyarı vereyim: Herkese göre olmayabilir.

Umut ve cevap ararken Sartre’ye rastladım, bana karanlık, bulantı ve (varoluşsal) sancı verdi. Belli bir seviyeye ulaşmadan uzak durulası.

Filozofların çoğu can sıkan arkadaş gibi. Daha doğrusu, biz Kehf suresindeki Hz. Hızır (olduğu rivayet edilen kişi) ile arkadaşlık yapmaya dayanamayan Hz. Musa gibiyiz. Kehf suresinde dediği gibi: Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin. İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin? Şimdi sana sabredemeyeceğin şeylerin içyüzünü anlatacağım…

Steve Jobs’in ünlü mezuniyet konuşmasında dediği gibi: Tadı berbat bir ilaçtı ama belki hastanın buna ihtiyaci vardı.

←Önceki