Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 136

Hala oturmuş 10 Kasımlarda bana ağlıyorsunuz. Beni seviyorsanız eğer ve anlıyorsanız; Laboratuvarlarda sabahlayın, kahvelerde değil. (Halim Yağcıoğlu’nun Atatürk’ten Son Mektup şiirinin tamamını buradan okuyabilirsiniz.)

Beni övme sözlerini bırakınız; gelecek için neler yapacağız onları söyleyiniz. K. Atatürk

İnsanın bilmediği şeyle dalga geçmesi cehalet, bildigi şeyle dalga geçmesi mizah oluyor sanırım.

Para için kitap yazanlar ile insanlığa faydalı olmak için yazanlar o kadar kalın bir çizgi ile ayrılıyorlar ki…

“Dünyanın bir düzeni var ve bunu değiştirmeye çalışanların sonu iyi olmaz” konulu Cloud Atlas’ı beğendim. Wachowski’lerin V for Vandetta ve Matrix‘ini beğendiğim gibi.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 135

Eğer bir TED konuşması yapma şansınız olsaydı, konusu ne üzerine olurdu? İşte onun üzerine çalışmalısınız. Seth Godin’in bu cümlesini okuyunca “Milyonlara İlham Vermek” yazımı hatırladım.

Quora özellikle teknoloji alanında sorularıma cevap bulduğum harika bir sosyal ağ. Zengin olmaya değer mi? diye sormuş biri ve kendi kendine servet edinmiş eski teknoloji girişiminin ilk çalışanları cevaplamış.

Gelecekte ulkeyi yonetecek kisi muhtemelen bugunlerde dijitalde deneyim sahibi oluyor. (Özgür Alaz)

Şanslıymış, doğru zamanda doğru yerdeymiş vs. dediğimiz kişiler, bulundukları yerden tatmin olmayıp daha iyiye doğru değiştirenler aslında.

Çalıştığı insanlardan ve işyerinden hiçbir şey öğrenEmeyen kişiler neden işine devam ediyor? Gerçekten akıllı bir insan bunu yapar mı?

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 134

Bir gün, internet tüm Dünya’da yaygınlaşinca, tüm Dunya vatandaslarinin katilacagi halk oylaması ile Dunya’ya bir lider seçilebilir mi?

İngilizcesi olmayan kelimeler: Gönül, vefa, namus. Ama en güzeli Felek -Ali Saydam

Şirketini mal sahibi gibi yönetmeyen yoneticinin mal sahibi olma ihtimali yok. -Hüsnü Özyegin

Başarı, hiçbir zaman “Kıymetini bilemedim” deMEmektir belki de.

Bir işi, en eski yapmayla övünme (bakınız since 19..) geride kalmalı artık. En yeni(likçi) yapmayla övünme başlamalı.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 133

İsveç’in benzinli araçları 2025’de yasaklaması daha iyi bir Dünya için umutlarımı arttırıyor. Bir çok konuda Dünya’nın beta ülkesi gibi İsveç.

“Öğüt verecek insana değil, örnek olacak insana ihtiyaç var. Fetva veren çok bulunur ama takva ile yaşayan zor bulunur” (Hz.Mevlana)

Fotoğrafçıları ve fotoğraflara bakmayı çok seviyorum. İnsanların çoğu gözlerindeki lenslerle kötüye, fotoğrafçıların çoğu ise lensleri ile güzele odaklandığı için belki de. Yeni dogmus bir kedi, bebek, kokusunu içine çekmek isteyeceğiniz bir çiçek… Fotoğrafçılık bir meslek değil; bir tutku, bir felsefe, hayata bakış açısı.

Stop thinking about how to make money, start thinking about how to make a difference -Guardian Season1 Episode 1 (Nasıl para kazanacağını düşünmeyi bırak, nasıl fark yaratacağını düşünmeye başla.)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 132

Yoğun programlarında size zaman ayıran kisilere saygı duyun. İhtiyacınız oldugunda programlarına hiç bakmayan kişileri ise sevin.

Hayatın İronisi: İnsanlar iş hayatında başarılı olarak tatmin ve özgür olacağını zannediyor. Çoğu zaman iş için tükenip esir düşüyorlar.

Çoğunluk için “İş hayatının” çok sıkıcı olmasının nedeni “hayatının işini” bulamamış olmaları.

Cehalet’in tanımını çok beğendim: Kendi bildiğinin dışında bir bilgi ve düzey olduğunu fark etmeyen bir kör karanlık. (Zülfü Livaneli)

Olması gereken şeylerin adını “iyilik yapmak” koymuşlar.

Mevcut Eticaret Sitelerindeki Sorun

Bunun ne kadar büyük bir değişiklik olduğunu biliyor musun? diye haykırdı Steve Jobs. Ben altı aydır bu mağaza için kıçımdan ter akıtarak çalıştım, sense kalkmış her şeyi değiştirmek istiyorsun diye ekledi. Ve birden sesini alçattı. Yorgunum. Sıfırdan bir mağaza daha tasarlayabilir miyim bilmiyorum. 

Jobs 2000 yılındaki ilk Apple fiziksel mağazasından bahsediyordu ve oldukça öfkeliydi. Zamanı boşa gitmişti. Apple CEO’su olarak yüzlerce işi varken, her Salı öğleden öncesini sadece bu işe ayırıyordu. “Farklı düşünmenin” bir örneği olacak bir mağaza konseptine. Zamanını harcamasına neden olan şey bir gerçeği fark etmesiydi: Mağazanın Apple ürünlerine göre değil, insanların yaptıkları şeylere göre düzenlenmesi gerekiyordu. 

Bugün eticaret ile uğraşanlar içinse asıl sorunumuz şu: Steve Jobs’ın ekibinin 12 yıl önce fiziksel mağazalar için fark ettiğini bugün teknolojisi son derece mümkün olmasına rağmen online mağazalar için uygulamıyoruz.

Bir örnekle açıklayayım: Günümüzdeki eticaret şirketlerinin temel mantığı genel olarak şu: Elimde bazı ürünler var, bunları sırayla, çoğu zaman en çok stoğumda olan veya yeni ürünlere göre dizerim, müşteriler ihtiyacı olduğu ürünleri, benim çok sayıda ürünüm arasından bulur ve satın alırlar. Peki olması gereken ne? Burada bir paradigma değişikliğine ihtiyacımız var.

Detaylarını Webrazzi Eticaret Konferans’ındaki Sosyal Ticaret sunumumda anlatmıştım. İzlemediyseniz mutlaka buradan izlemenizi tavsiye ederim. Bu sunumda Dünya’dan Amazon, Levi’s, Ticketmaster gibi şirketlerin veriyi gerçek zamanlı kişiselleştirerek  müşterilerine nasıl değer kattığını örnekleri ile anlatıyorum.

Özeti ise şu: Yenilikçi eticaret sitelerinin yapması gereken siteyi ürünler etrafında değil insanların etrafında şekillendirmesi.

Yaklaşık 4 aydır vaktimi sosyal ticaret üzerine olan girişimim için harcıyorum, bu siteyi “Private Beta’ya” açtık, yaklaşık 200 kişiyle ilk testlerini gerçekleştiriyoruz. Yakın zamanda da Beta’ya açacağız. Yeni nesil bu eticaret sitesinin temeli şuna dayanıyor: Sosyal ağ bilgileriniz ile tek tuşla giriş yaptıktan sonra arkadaşlarınız hangi ürünü favorilere eklemişse, hangi ürünü satın almışsa veya yorum yapmışsa onu ana ekranda görüyorsunuz. Yani arkadaşınızlarınız, sizin yeni ürün keşfinizin filtresi haline geliyor. Sonrasında ise kişiselleşmiş bir profilleme yapısı görüyoruz. Yani, en basitinden ben erkeksem  erkek ürünleri görüyorum, kadınsam kadın ürünleri. Ve siteye giren herkesin kendi ilgi alanlarına, cinsiyetine, medeni haline ve diğer tüm verilerine göre ürünler görmesi nihai amacımız.

Fiziksel bir dükkandan (ve tabii mevcut eticaret şirketlerinden) en büyük farklarından biri bu: Herhangi bir mağazaya gittiğinizde mağazanın rafları sizin ilgi alanlarınıza veya arkadaşlarınızın beğendiği ürünlere göre yerlerini değiştirmiyor ama online mağazalarda bu mümkün. Yani, siteyi sadece stoğumuzda olan ürünlere göre değil, müşterilerimize ve onun arkadaşlarına göre yeniden tasarlıyoruz. Böylece her giriş yapan birbirinden farklı siteler görüyor.

Bu amaca ulaşmak için siteyi sıkça değiştirip, bol bol test yapıyoruz. Aşmamız gereken çok sayıda zorluk (challenge) olduğunun bilincindeyiz.  Önce Dünya’nın ve ülkemizin alışık olmadığı bu konsepti kanıtlamakla başlayacağız. Sonrasında doğru hedef kitle, ürün çeşitliliğinin arttırılması ve doğru eşleştirilmesi gibi maddelerimiz var. Henüz yolun çok başındayız, bir avuç insanla ve markayla çıktığımız bu heyecanlı yolculukta hızla büyüyoruz.

Sosyal ticaret, Dünya’da çok sayıda başarılı örneğini gördüğümüz bir tür değil bunun için belki de ülkemizden Dünya çapında örnekler çıkarmak için doğru zamanlardayız. Daha da önemlisi, çok daha fazlasını göreceğimize dair umutlarım var. Detaylar birkaç hafta sonra : )