Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 119

Focus on Learning, not Earning. (Öğrenmeye odaklan, para kazanmaya değil)

İnandıkların / söylediklerin seni daha iyi insan yapmaz, davranışların yapar.

Bir yerde çalısmadan önce ilk sormamız gereken sorulardan: Burada bir değer mi yaratiliyor, bir değer yok mu ediliyor? İkincisi daha fazla, maalesef.

Yapılmaması gereken bir işi efektif sekilde yapmaktan gereksiz hiç bir şey olamaz. – Peter Drucker. Komik gelse de iş hayatının özeti gibi.

“Bazen tek eksik, “ben sana inanıyorum” diyen birinin olmamasıdır. – Burak Aksak.” Bazen fazlalık da “Sana İNANAMIYORUM” diyenlerin çok olması…

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 118

Üzeyir Garih, “Başarı, insanin gelmek istedigi ile geldigi yer arasindaki orandir” demisti. Bence gelme potansiyeli olan yer ile geldiği yer arasındaki oran demek daha doğru.

“İş Hayatımdan Kesitler ve Gençlere Tavsiyeler” başucu kitaplarımdan bir tanesi. Baskısını bulup, okuyabilenler çok şanslı.

Üzerine düşünülmesi gereken 2 bilgi:

1- Afrika kıtasından her sene 8.5 milyar $ değerinde pırlanta çıkıyor, kıtanın açlık sorununu çözmeye yetecek kadar.

2- Afrika kıtası dünyanın altın rezervlerinin %90’ını elinde bulundurmasına rağmen dünyada sadece 4 tane Afrikalı milyarder var.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 117

5 Liralık şemsiyelerden bir türlü vazgeçemedim. Gökyüzünü gösterdikleri için belki de…

Tavuk yumurtanın kaderini bilmez, omlet mi olacak, civciv mi? 3 Idiots, en favori filmlerimden. Al is veel..

Stanford Üni.’den mükemmel bir duvar yazısı: Henüz olmamış şeylere ve onları hayal eden insanlara ithaf edilmiştir.

Yere düsen ekmeğin üstüne basan insan görmedim ama yere düşen insanı tekmeleyen çok kişi gördüm – Üstün DÖKMEN

Diline bir şey dolayıp senelerce aynı şeyi konuşanlarla dolu bu ülke. Dün dünde kaldı cancağızım bugün yeni şeyler söylemek lazım…

Evsizin Evi – Home of a Homeless

Kendi çektiklerim arasında en üzücü fotoğraflardan: Evsizin evi (Home of a homeless) Duvarda asılı tablosu ile, solda biraları, sağda çöp torbası ile bir evsizin evi. Caddebostan’da farklı evlerde yaşayan insanların diğer insanların evinin üstüne basarken farkında bile olmamasının kompozisyonu… (Bir diğer fotoğraf: Dublin’de Yalnızlık)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 116

Gecen gün oğlumu gezdirirken; 70 yaslarında bir teyze yanasti ve oğlunu öpüp, kokluyor musun dedi? Tabii ki, neden dedim?

Benim babam beni hiç kucağına almazdi, öpmezdi; bizim kültürümüzde ayipti, sen öyle yapma dedi. 70 yaşına da gelsen o boşluk dolmuyor işte.

Genclere 2 türlü örnek olunabilir: 1. Yol gösterici ışık olarak 2. Bu adam yapmışsa ben kesin yaparım dedirterek. Ülkemizde ikincisi daha yaygın.

Çok ilginç, sanki hiçbir şey değişmiyormuş gibi gelir; geriye dönüp bir bakarsın, her şey o kadar farklıdır ki…

Öğretmenin tek amacı vardır: Kendisine duyulan ihtiyacı yok etmek. (A. Durul)

 

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 115

İnsanlar sevmek, ürünler kullanılmak için yaratıldı. Dünya kaosta çünkü ürünler seviliyor insanlar ise kullanılıyor.

Risk almayanları tanitabileceginiz harika soru: “Biber acı mı?” Bir de o biberlerin tadına bakıp deneyimleyenler vardır, tadından yenmez.

Dünya’dan haberi yok dediğiniz gencler, Dunya’yi değiştiriyor. Haberleri olmadıgı için herhalde…

Kutlandigim ilk babalar günü, anlamı büyük. Üstelik, hem babamin hem cocuğumun olduğu az sayıdaki yıllardan bir tanesi. Kıymet bilmek gerek. (2012)

İnsanlar bütün gün düşmeden kaydıklarını söylüyorlarsa, onlara başka daga gitmelerini söylerim. (M.Bloomberg)

Sosyal Ticaret’te Önemli Kilometre Taşlarından Bir Tanesi: Want (İstiyorum) Tuşu

Birkaç gündür dünyada sosyal ticaret konusu daha bir sıklıkla konuşulmaya başlandı. Sebebi ise şu: Facebook’un Want tuşunu devreye alacağına dair izlerin bulunması. Şu anda hazır ama yayınlama (publish) yetkisi yok. Aşağıda bir örneğini görebilirsiniz.

Şubat 2012’deki Webrazzi Sosyal Ticaret sunumumda bundan bahsetmiştim. Sunumu izlemediyseniz (en azından son 9 dakikasını) buradan izlemenizi tavsiye ederim. Sunumun 17. dakikasında aşağıdaki slaytla birlikte bugünkü bulunan izlerin neden önemli olduğunu anlatıyorum:

…En önemli gelişmelerden bir tanesi bu: Eskiden biliyorsunuz, hala da öyle ama sadece “Like” tuşu vardı; ben iPhone’u beğendim vs. vs. Ama yakın zamanda, -şu anda pilot projeleri tamamlandı- Like butonunun yanına diğer aksiyonlar da geliyor. Ben buna sahip oldum, ben bunu seviyorum, ben bunu giyiyorum… Yani benim iPhone 3GS’im var diyebileceğim ben ve denecek de büyük ihtimalle.

İnsanlar yakında zamanda neye sahip olduklarını Facebook’ta söyleyecekler ve bu, markalar için inanılmaz değerli bir bilgi. Çünkü bir marka için kimin iPhone 3GS’inin olduğu, yeni bir iPhone 4 ya da 4S çıktığında inanılmaz değerli. (Segmente daha doğrusu hedeflenebilir yeni nesil reklamlar)

Ve bunların buton olduğunu göreceğiz. Şu anda bir eticaret sitesinin kendisini beğenmenin yanında, ürünler bazında ben şu ürüne sahibim, ben bunu istiyorum.

Düşünün ki “istiyorum tuşu” bir eticaret sitesi için ne kadar değerli? Filtrelenmiş bir şekilde o ürünü isteyen kişileri görebildiğinizi düşünün…

diyerek devam ediyorum.

Yeri gelmişken bir diğer önemli konu, geçen gün paylaştığım twiti de burada tekrar paylaşayım ve yorumlarınızı alayım.

Siz ne düşünüyorsunuz?

1- Facebook ile giriş yaptığımızda kişiselleşen Türk (eticaret) siteleri görecek miyiz yakın zamanda?

2- İstiyorum butonu gerçekten sosyal ticaretin kapısını aralayan ve eticareti değiştirme ihtimali olan bir gelişme olabilir mi?

Lütfen cevaplarınızı bana buradan twit atarak paylaşın.