Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 67

Steve Jobs öldükten sonra söylenen şu sözleri hatırlıyorum:

Dünyayı değiştireceğine inanacak kadar cesur, değiştirecek kadar yetenekli birini kaybettik (Barack Obama)

Thomas Edison’dan beri en büyük mucitti. Dunyayı parmaklarımızın ucuna koydu. (Steven Spielberg)

Kendi söylediği şu 2 söz ise pusula niteliğinde:

Eğer her gününü son gününmüş gibi yaşarsan, bir gün mutlaka haklı çıkarsın. Aç Kal, Budala Kal.

Kimse ölmek istemez, cennete gitmek isteyenler bile. Ama ölüm, hayatın en iyi icadıdır. Eskileri temizler, yenilere yol açar.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 66

Helikopter motorunu, motorsikletine takan bir adama neden diye sormuslardi. Cevabı hiç unutamıyorum: “Because I can” demişti.

Kartvizitimizde yazan mevkiye sahip olmamız, o mevkinin hakkını verdigimiz anlamına gelmez.

Bazı günler hayata katma degerim sıfır oluyor ya, en çok o günlerime üzülüyorum. İki günü aynı olan zararda gercekten.

Sorun değersiz insanların kendini değerliler kadar değerli görmesinde. Gereksiz insanların egosunun olması, gerekli insanların öne çıkmaması.

Oyun Oynayarak Daha İyi Bir Dünya Yaratabilir miyiz?


Bilgisayar oyunlarının çoğunun zaman kaybı olduğunu düşünürüm. Çoğu zaman popüler olmuş bir oyunun “gamification” kurgularına bakar, birkaç saatimi geçirir, çıkarım. Yalnız, bu konuşma bakış açımı biraz değiştirdi. Daha doğrusu açımı genişletti.

Madem HAFTADA 3 milyar dakikasını oyunlara harcayan çok büyük bir kitle var. Bu kişileri sanal değil, gerçek dünya sorunlarını çözmek için nasıl kullanabiliriz? Cevabı 20 dakikalık bu TED Videosunda, ben çok etkilendim, umarım siz de etkilenirsiniz. Türkçe altyazı seçeneği mevcut.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 65

“Bir dagın doruğu, bir sonraki dagın etegidir” son zamanlarda duydugum en güzel sözlerden…

Her seye sahip olup, köyündeki tezek kokusunu özleyen, beni köyümün yagmurlariyla yıkasınlar diyen işadamlarıyla dolu bu ülke. Öze dönüş bu.

Girişimcilik dersleri girişimci olmayan salt akademisyenler tarafından verilmemeli. Aslında mümkün olan her alanda bu kural geçerli.

Otobanda sol şeritten giderken en sinir oldugum şey, önüme aniden atlayan ve hız kesmeme neden olan kamyonlar. Hayatta da böyle aslında.

Kendini en iyi hissettiğin anlardan biri, geçirdiğin çok kötü bir gunün o kadar da kötü olmadıgını anladığın andır.

Steve Jobs’ı değil, Bill Gates’i Örnek Alın

Bilen bilir, mümkün olan tüm teknolojik aletlerim Apple’dır, aksini almayı şimdilik düşünmedim. Steve Jobs’ı çok sever(d)im. Di’li geçmiş zaman artık sevmediğim için değil, vefat ettiği için.

Geçenlerde Harvard Business Review’da gördüğüm makalenin başlığı şuydu: “Steve Jobs’ı değil, Bill Gates’i kendinize idol alın” Tüm önyargım ile okumaya başladım. Makalenin sonunda görüşlerim 180 derece değişti. Sizin de okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Ben aşağıda bir özetini geçeyim:

Hem Bill hem Steve dünyaya inanılmaz değiştirdi. İkisinin de dünyanın görmüş olduğu en büyük dahilerden olduklarına şüphe yok. Yalnız aralarında bir fark vardı. Tam da mobil dönüşümün başladığı yıllar olan 2006’da Steve Jobs tüm dehasını ve enerjisini daha iyi ürünler yapmak için harcarken, Bill Gates Microsoft’taki görevini bıraktı. Ve tüm dehasını ve enerjisini Afrika’daki çocukların açlığını sonlardırmaya, sıtma gibi hastalıklara çare bulmaya adadı.

Steve Jobs, dünyayı daha güzel hale getirdi ve nispeten şanslı olan bizim gibi milyarlarca insana dokundu, insanlar onu çok sevdi. Bill Gates ise sesi olmayan milyarlarca insana dokunmayı seçti. Şimdi tekrar soruyorum iş hayatı, kullanıcı deneyimi, tasarım gibi spesifik konularda değil, daha büyük bir resimden bakarsak insan olarak kimi örnek almalıyız?

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 64

Hayattan alınan keyif ile giyilen corap sayısı ters orantili cogu zaman. Çimlere basmak, yüzmek…

Asidi kaçmış kola kadar, ıslanmis ekmek kadar tatsız bazen hayat. Asitli kolanın, taze, sıcak ekmeğin tadına varalım diye…

Yapılan fedakarlıkları gördükçe daha bir anlamlı oluyor alınan sonuclar.

Pek çok yetenekli yazar Twitterla hiç tanışmadı.

100 metre koşusu kaçıncı metrede kazanılır? (1 mi, 50 mi, 100 mü?)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 63

İşimizde mükemmeliyetçi olduğumuz için memnuniyetsiz oluyoruz ama bu mutsuz olmamızı gerektirmiyor, gerektirmemeli. İkisi farklı kavramlar.

En büyük beklentisi takdir degil, “bagirilMAmak” olan bir çalışanın beklentisini karsilayamacak yoneticilerin cogunlukta olması ne kötü.

Yavas tecrübe kazanacak kadar zamanım yok.

Facebook’un misyonu: “Dünyayı daha açık ve birbirine bağlı bir yer yapmak” Misyonda dijital, internet gibi kavramlar yok. Vizyon buna derim.

Eticaretin geleceğini önceden bilmek için 3 şirketin her adımını takip etmeliyiz: Google (özellikle Wallet), Facebook (ekosistem) ve Walmart.

Hayat Üzerine Düşünceler 62

Bir hatırlatma: Teknoloji geliştikçe yerimizi önce yazılımlar sonra robotlar alacak. İşin ne kadar az katma değerli ise yazılımlara kaptırma ihtimalin o kadar çok..

Apple’da Steve Jobs’dan daha iyi çalışanlar olmasaydı bu günlere gelebilir miydi? “Showbusiness’a” inanmayı abartmayalım.

NFC varken QR kod bir ara geçiş teknolojisi. Apple’ın bu alana olan sıfır ilgisi de bunun kanıtı. Dünyada çok uzun vadede geleceği yok bence.

Foursquare’de yazılan “tip’ler” garsona bırakılan “tip’lerden” çok daha önemli mekan için, özellikle de yazan etkili biriyse.

E-ticarette benim gördüğüm en buyuk fırsat: “Sosyal veri kullanılarak gercek zamanlı deneyim kisisellestirmesi”

2011 Yılındaki Zaytung Favorilerim

Bill Gates ve Steve Jobs’a özenerek üniversiteyi yarıda bırakan genç, aftan yararlanmak için okuluna başvurdu.

Uluslararası Bir Firmada Çalışmaya Başlayan Genç, Telefonda İngilizce Konuşmak Zorunda Kalınca Hastanelik Oldu.

“Ters bir hareket yapmışsındır” sözü ortopedist tarafından doğrulanan anne, haklı olmanın gururunu yaşıyor.

Her Şeyin En İyisini Hakettiğini Düşünen Genç Kızın Bu Sonuca Tam Olarak Nasıl Vardığı Sorusu Gizemini Koruyor.

Mavi ve kırmızı musluk başlıklarını ters takan tesisatçı şebekesi çökertildi… 🙂

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 61

“2 Üniversite bitirdim, ben bile…” diye başlıyorsun ya cümleye, cehaletin üniversite okuyarak geçmeyeceğini kanıtlıyorsun adeta.

Kendisini masum / mazlum göstermek bazı insanların en buyuk silahı. İs yerine sadece PR yapan işadamları gibi olmaya mahkum sonları.

Birçok başarının nedeni de rakiplerin beceksizligi aslında.

Öyle bir gün gelir ki, en savunduğun degerlere uymadığın ithamında bulunan rakiplerin seni suclar, omzuna basarak yükselmeye çalışırlar…

“Ahmet iyi de, cevresi kötü” cümlesinin tam tersi insanlar var: “Kendi kötü de, cevresi iyi… Bu yüzden bu kadar güçlüler.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 60

Felsefe Doktorası yapabilirim. Meslek edinmek için değil kendimi bulmak için doktora yapmanın daha faydalı olduğunu düşünüyorum.

“Sen kendini ne sanıyorsun?” deseydi biri ve sen ona kizmasaydin, oturup düşünseydin ona ne cevap verirdin?

İşinden sürekli şikayet eden, çalışmak istemeyenler isten çıksa, yerine çalışmak isteyen, cevval işsizler geçse Turkiye daha mutlu olmaz mi?

Her seyi sayisallastirmaya çalıştığım kendimce insanlara 100 uzerinden not verdigim ve vaktimin cogunu 75 üstü kişilerle geçirdiğim doğrudur.

Bazen daha iyi sonuclar almak yerine sadece kendi istediğimiz şeyi yapmak gerekiyor. Kimsenin bize ne yapacağımzı söylemesine izin vermeden.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 59

Dünyada öyle insanlar vardır ki, seni senden daha iyi tanırlar ve senden çıkacak elması görürler. Kendinin kim olduğunu görmek, için o aynalara gitmek istersin. O aynada gördüğün seni şaşkınlıkla izlersin. (Kaynak)

Neden sorusuna verdigimiz cevap “zorundayim” olduğu sürece ne hayattan keyif almamız, ne de ilerlememiz mümkün.

Komik olmakla gülünç olmak arasında fark var. Genelde 1. olmaya çalışılırken 2.’si olunuyor güzel ülkemizde.

Senin çevrende iyi insan sayısı artıyor mu, azalıyor mu? İyiliğin tanımı sana kalmış, cevap tek kelime olsun lütfen.

Aileyi seferber edip, toplayanlar ya sülalenin en büyükleri ya da en küçükleri. Rahmetli babannemden sonra gorev minik oğlumun.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 58

Uygunsuz Gerçek’i izledim az önce. Nasıl geç kalmışım, bu kadar ilham verici, hayat değiştirici bir şeyi görmek için…

Kennedy’lerin belgeselini izledim sonra. Etkileyici, bir ülkenin kaderini değiştirmeye çalışanlar buyuk bedeller ödemek zorundalar.

İyi bir yere gelmiş ne çok vatandaşı tarafından aşağılandi bu ülke. Ve aptallarin yuzdelik oranini verenlere inat ne çok sevildi Nihat Dogan.

Vapurda simit atanlardan uzaklaştıkça ortaya çıkar Jonathan Livingston‘lar…

Karşımızdakini en yaralayacak sözleri bildiğimizde daha kolaydır onları kırmak, aynısı tersi için de geçerli.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 57

Bütün çocukluğumda bana DA “zeki ama çalışmıyor” dediler. Yillarca kendimi çok zeki zannettim, çalışmamayı meziyet.

“Ücretini uzatamayan var mi?” ne kadar kibar, ince bir cümle, düşündüğünde.

140 karaktere alistikca daha az tahammül edebiliyorum gereksiz uzun sözlere / yazılara…

Gerçekçi hayalperestlere ihtiyacımız var. Daha küçük hayal kuranlara degil, kurduğu hayalleri gerçekleştirenlere…

Dünyalığını yapmış bir adamın rahatlığı vardı üzerinde. Daha az hirsliydi ama daha mutlu degildi. Dünyalığını yapmak için çalışmıştı çünkü.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 56

Bebeğimden öğrendiklerim: İnsanlar aglayarak doğuyor ama gülmeyi öğrenmeleri için en az bir ay geçmesi ve oldukça çaba gerekiyor.

İnsanların ilk defa gördükleri yerlerden hoşlanmalarının nedeni, orada kötü hatıralarının canlanmaMAsidir. Yurtdışı seyahatleri mesela…

18 yaşına kadar “Reşit misin?” sorusu ile karşılaştığında sinirlenirsin, 18’in ne kadar üzerinde karşılaşırsan sevincin o kadar artar 🙂

”Şiir, şairin neresinden çıkıyorsa, okuyucunun da orasına ulaşır.” İsmet Özel

Her fırsatta muhalif kişiliğini konuşturan, hayata tepkili kisilere bazen çok gülüyorum.

←Önceki