E-ticaretin Geleceği: Facebook, Google, Walmart ve Sosyal Ticaret -2

İlk yazımda Sosyal Ticaret’e bir giriş yapmış, Facebook, Google ve Dünyanın en büyük süpermarket markası Walmart’ın önemine değinmiştim. İleriki yazılarda tüm Facebook ekosistemini (Reklamlar, Sayfalar, Credits…) Google’i (özellikle Wallet) detaylı anlatmak istiyorum ama genelde bunları yazmak uzun sürdüğü için bu konuyu ağırlıklı MBA programı altında verdiğim Yeni Ekonomi dersimde ve bireysel verdiğim eğitimlerde paylaşmak durumunda kalıyorum. Konumuza dönersek, bu yazının ana konusu şu: Google’i, Facebook’u biliyoruz, neden Walmart?

Öncelikle Amazon’un neden listede olmadığına dair sorular geldi. Amazon, benim listemde 4. sırada. Hem Hepsiburada ile çalışma şansı bulduğumdan hem de benim özel ilgi alanım olduğu için Amazon’un yaptığı, hatta yapacağı yazılan her şeyi önceden araştırıyorum, biliyorum. Amazon’un bugünün “best practice’i” olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yalnız, daha uzun vadede yapılacaklara baktığımda Walmart’ın daha gelecek vaat ettiğini düşünüyorum. Sebebine yani son zamanlardaki son derece önemli gelişmelere gelmeden önce bir durum analizi yapayım:

Walmart.com ciro bakımından e-ticarette 6. sırada, Amazon ise 1. Tabii ki aralarında 8 kattan fazla fark olması önemli. (4 milyar USD, 34 milyar USD.) Yalnız Walmart’ın gücüyle, bu farkı kapatıp 1. sıraya oturacağını düşünüyorum orta vadede. Zira Walmart 421 milyar USD ile dünyada açık ara en fazla ciro yapan şirket durumunda, çalışan sayısı da 2 milyondan fazla. Amazon ise 78. sırada. Karlar konusunda da benzer bir tablo mevcut.

Son birkaç aydaki önemli gelişmeler:

1. Walmart, Nisan 2011’de yaklaşık 300 milyon USD’ye Kosmix isimli bir startup’ı satın aldı ve Walmart Labs’e çevirdi. Bu konunun pek yankı bulmaması ilginç. (Fikir vermesi açısından, hisse satışı gerçekleştiğinde Markafoni’nin değerinin 200-210 milyon USD olduğu tahmin ediliyordu)

Peki Kosmix yani Walmart Labs neden bu kadar değerli ve ne yapıyor? Kosmix gerçek zamanlı veriyi analiz eden ve müşterisine kişiselleştirilmiş fırsatlar sunan bir platform. Bugüne kadar semantik olarak bunu yapmak çok denendi ama bu sefer başarılı olacak mı, hep beraber göreceğiz. Kosmix’in kurucularının daha önceki işlerini 250 milyon USD’ye Amazon’a satmış olması bu şansı benim gözümde arttırıyor. Nasıl çalıştığına dair bir şey açıklanmadı ama az çok tahmin edebiliyorum.

Başlangıç olarak, -belki çok iyi bir örnek olmayacak ama- sosyal ağlarda (örneğin Twitter’da) “Hamburger seviyorum” yazarsam bana benim evimin bulunduğu lokasyondaki Walmart’taki “Hamburger köftesinde” indirim olduğunda gönderecek bir sistem olduğunu düşünüyorum. Ve tüm bu aksiyonları (satın alma dahil) online olarak Google Wallet ya da Facebook uygulamaları üzerinden tamamlayabileceğim, kredi kartım ile online ödeyebileceğim bir ana sistem.

Ben izin verdiğim sürece, beni çok iyi tanıyan, iyi bir Sosyal CRM platformunu da içinde barından ticari ve sosyal anlamda bir yenilik. Login with Facebook ve diğer dataları harika kullanacak bir analiz aracı…

Heyecanlanmanız için yeterli olmuştur sanırım. Bir sonraki yazımda OneRiot’ı ve Facebook üzerinden bu iletişimin nasıl yapılacağını düşündüğümü  anlatıp bu yazı dizisini kapatmayı düşünüyorum.

Güncelleme: Serinin birinci yazısını buradan, üçüncü ve son yazısını buradan okuyabilirsiniz.

E-ticaretin Geleceği: Facebook, Google, Walmart ve Sosyal Ticaret -1

Bu ülkenin ticarete atılmak isteyen yetenekli gençleri çok şanslı bir dönemde. Sebebi ise ticaretin, Dünya tarihinde değişmediği kadar değişme arefesinde olması. Emareleri yeni yeni görülmeye başlayan yeni bir ekosistem oluşuyor ve benim görüşüm e-ticaret, klasik ticareti ne kadar değiştirdi ise sosyal ticaret de (en azından) e-ticareti o kadar değiştirecek.  Sosyal ticaretin dünyayı çok değiştireceğini benim naçizane görüşüm olduğunu düşünüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Bunu ben değil, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg söylüyor.

Bu konudaki bir diğer önemli şirket ise Google. Eric Schmidt’e Bir Sonraki Facebook sizce ne olacak sorusuna verdiği yanıt aşağıda. Bir sonraki Facebook; Sosyal, Lokal ve Mobil’i en iyi şekilde harmanlayan start-up’lar arasından çıkacak diyor. Tabii ki bunları söylemek için Mark Zuckerberg ya da Eric Schmidt olmaya gerek yok. Bunları ilerideki yazılarımdaki savlarımı güçlendirmek için bir giriş olarak kabul edin.

Google ve Facebook’un dışında özellikle Walmart tarafında inanılmaz gelişmeler var, bu konuya çok büyük yatırımlar yapıyorlar. Sosyal ticaret ile ilgili 15 ay önce Sosyal İletişim, CRM ve Ticaret yazısını yazmıştım. Eylül ayında ise aşağıdaki twiti attım.

Bu twitten sonra bu sektördeki birçok kişi Walmart’ın neden listede olduğunu sordular. Yazılarımı okuyan, önemseyen ve değer veren herkese çok teşekkür ediyorum. Sektörde önde gelen birçok kişiye kendimce nedenlerini anlattım.(Birçoğunu ikna edemedim, şimdilik)

Neden Walmart? Bir sonraki yazımın konusu bu. Bir sonraki yazı gelene kadar lütfen şunu düşünün: Şans eseri ticaretin Dünya tarihinde hiç olmadığı kadar hızlı değişeceği bir döneme denk gelseydin, ne yapıyor olurdun?

Güncelleme: Lütfen serinin ikinci ve üçüncü yazısını da okuyun.

Promoqube’den Ayrılıyorum

Önce, beraber çalıştığım arkadaşlarıma yazdığım maili aşağıda yayınlayayım, sonra nedenlerine ve ne yapmak istediğime geleceğim:

“Uzun bir yazı olacak bu belli. Uzun zaman beraber çalıştığımız için belki de. Öncelikle Promoqube’ün ilk çalışanı olarak başladığım bu yolda 2 yıl sonra ayrılıyoruz. Ayrılma kararı zor, yürek burkucu ama olması gerektiği gibi aslında.

En başta yakın çalıştığım Korhan ve Özgür olmak üzere hepinize yürekten teşekkür. Ayrılırken bile verdikleri destek göz yaşartıcı, söyledikleri sözler onore edici. Allah herkese böyle bir işten ayrılık nasip etsin.

Bu süreçte birçok ilki beraber yaşadık. Birçoğunuz ile ilk görüşmeyi ben yaptım, uzun zaman beraber aynı ekipte çalıştık, fikir aldık, fikir verdik.  Müşteri tarafında, Sense, Kampanyalar, Reklamlar tarafında şu anda fatura kestiğimiz ne varsa, ilk olarak alma, deneyimleme ve devretme şansı bulduğum için kendi adıma şanslıyım.

Bugün görüyorum ki bir masa etrafında 3-4 kişi başladığımız bir yolculuk 4 kata sığmaz olmuş, yaklaşık 55 kişi devam ediyor. Türkiye’deki özellikle ajans dünyasını düşündüğünüzde inanılmaz bir gelişme. Hepimiz bunun bir parçası olduğumuz için şanslıyız, bu kadar gelişmede en ufak bir katkım olduysa ne mutlu bana.

İş hayatımızının daha çok başındayız. Hepinizle tekrar görüşürüz, konuşuruz.  Bana her zaman ulaşabilirsiniz. Soru sormak istediğiniz, danışmak istediğiniz her konuda bana danışabilirsiniz.
Bu süreçte herhangi birinizi kırdıysam özür dilerim. Hiç bir kötü niyetim olmadığını umarım anlamışsınızdır. Sizinle çalışmaktan çok keyif aldım ve ömrümün her 2 yılı umarım en az geçtiğimiz 2 yılı kadar keyifli olur.”

Evet, işte böyle. Bu kararda etkili olan gelişmelerden bir tanesi yeni baba olmam, bir diğeri de doğru zaman olduğuna inanmamdı. Geçtiğimiz 2 sene boyunca, bir kez bile “Keşke başka bir yerde çalışssaydım” dememem benim en büyük şansımdı.

Önümüzdeki dönemde ise odaklanacağım 2 konu var: Birincisi, eğitimler. Bu haftadan itibaren Yeditepe Üniversitesi’ne hoca oldum. MBA altında Yeni Ekonomi ve Pazarlama İletişimi Yüksek Lisans Dersi veriyorum. Bunun dışında 2010 yılının sonlarında başladığım Kadir Has Üniversitesi’ndeki eğitimlerimiz devam ediyor. Şirketlere sosyal medya ve dijital pazarlama eğitimleri veriyorum. Büyük konferanslara, seminerlere konuşmacı olarak katılmaya devam edeceğim. Galatasaray, Boğaziçi gibi üniversitelerde önümüzdeki dönemde konuk hoca olarak yer alacağım. Yani, bir parçam her zaman akademinin içinde olacak, öğrendiklerimi paylaşacağım, toplumdan aldığımı tekrar topluma vermek için küçük adımlar atacağım.

İkinci odaklanmak istediğim konu ise uzun zamandır üzerine düşündüğüm Sosyal Ticaret. (Ağustos 2010 tarihli yazım.) Şu anda Türkiye’de (ve Dünya’da) çok az bilinen yeni nesil ticaretin Türkiye’deki (ve umarım Dünyadaki) öncüsü ve sektör kurucularından bir tanesi olmak için çalışmalar yapıyorum. Yakın zamanda bu bloğun daha sosyal ticaret üzerine olacağını göreceksiniz ve umuyorum ki yazıları okuduktan sonra yeni fırsatlar konusunda bana hak vereceksiniz. Belki de sonrasında beraber çalışacağız, belli mi olur?

Bu süreçte yanımda olan tüm dostlarıma, arkadaşlarıma ve bu bloğun okuyucularına sonsuz teşekkürler. Söylediğim gibi, her 2 senemiz, geçtiğimiz 2 sene kadar keyifli olsun 🙂