Sosyal Medya Sırrı

Eğer sosyal medyaya girmek isteyen bir marka bana tavsiyemi sorsaydı, ilk söyleyeceğim şey şu olurdu:

“Bu konuda en yetkin kişiler ile çalışmak için ne gerekiyorsa yapın.” Kulağa çok basit geliyor değil mi? Çok büyük bir sır olmasa da bazen işin temelini hatırlatmakta yarar var.

Eğer kimseyi tanımıyorsanız, dijital dünyayı tanıyan bu konuda size tavsiye verebilecek kişilere başvurabilirsiniz. Onlar size birkaç isim vereceklerdir.

Hayatın Anlamı

Bugün Kaan Sezyum’dan okudum Hayat ve Anlamı’nı.  Ne olursa olsun mutlu olabilmek üzerine çok acı tecrübelerin sebep olduğu müthiş bir yazı. Kulağıma küpe olsun. Özellikle şu satır:

“Hayatımızın anlamı anılarımızmış, onu fark ediyorum bi kez daha. Güneş doğuyor, güneş batıyor, haberlerde saçma sapan şeyler…”

Ve sonrasında ufak şeylere nasıl anlamsızca canımızı sıktığımızı anlatıyor. Herkes okusun, paylaşsın, ders alsın. Ve geç oldu biliyorum ama şahsen hiç tanışmasak da tanıyormuş gibi hissettiğim Sezyum’un başı sağolsun.

Augmented Reality (Arttırılmış Gerçeklik)

Augmented Reality ( Arttırılmış Gerçeklik) orta vadede bizi en çok meşgul edecek konulardan bir tanesi. Sadece pazarlamayı değil, Dünya’yı değiştirecek bir teknoloji. Ülkemizde ilk örneklerini görüyoruz ve heyecanla yaygınlaşmasını bekliyoruz.

Verimlilik mi, Etkinlik mi?

“Efficiency is doing things right; effectiveness is doing the right things.” -Peter Drucker

Yani Türkçesi: Verimlilik, işleri doğru yapmaktır, etkinlik (etkin olma) ise doğru işleri yapmaktır. Peter Drucker.

Benzer bir şekilde “Lider doğru işleri yapar; Yönetici işleri doğru yapar” sözü ile çok yakın cümleler.

Bugüne kadar verimliliğin en önemli şey olduğunu düşünüyordum. Oysa verimlilikten daha önemli bir kavram var, ondan daha önce gelmesi gereken: Etkinlik. Önce doğru işleri yapmalıyız ki verimliliğin bir anlamı olsun, değil mi?

Bu iki kavram arasındaki fark yönetici ile lider arasındaki fark kadar açık…

Facebook'un Tavsiye Ettiği Tek Türk Ajans

Promoqube, Dünya’nın en iyi ajansları ile birlikte Facebook’un tavsiye ettiği ajansları listelediği “Preferred Developer Consultant” programına alındı.  Peki nedir bu program? Aslında bu programı Facebook’un kendi sözleri ile anlatmak daha doğru:

“We often hear from brands, celebrities, companies, and organizations who are looking for the best resources to start building an application on Facebook.com, optimize a Facebook Connect integration or build a Facebook Page. To help you accelerate your efforts, we are introducing the Preferred Developer Consultant program to connect people to the resources they need to build with Facebook products and technologies.”

Yani Facebook diyor ki; Biz sık sık markalardan, ünlülerden, ve şirketlerden Facebook’u nasıl daha etkin kullanabileceklerine , “en iyi” Facebook uygulamalarına, en iyi Facebook sayfalarını yapan ajanslara nasıl ulaşabileceklerine dair sorular alıyoruz. Bunun için sizi Facebook’un Tercih Edilen ( Tavsiye Edilen) Geliştirici Danışman Programı ile tanıştırmak istiyoruz ki markalar bu ajanslar ile buluşabilsin.

Bu adreste Facebook, Dünyadaki en iyi ajansları topluyor, bir listesini tutuyor ve kendisine başvuran markaların en iyi hizmeti almaları için en iyi ajanslar ile bizzat tanıştırıyor. Aslında, seçilmiş bir ajans olarak neden seçildiğimiz sorusunun cevabını da Facebook’tan alalım:

“You were chosen for the program because of a strong track record in your respective areas.  Facebook reviewed work samples, professional references, and company history to determine that you had a strong track record.”

Sonuç olarak, yaptığımız işler bizzat Facebook tarafından incelendi, profesyonel referanslar dikkate alındı ve alanımızda yapmış olduğumuz “güçlü” işler nedeniyle bu programa uygun bulunduk.

Süreçten biraz bahsedeyim: Aslında süreç aylar öncesine dayanıyor. Bu programı ilk duyduğumuzda hemen bugüne kadar yaptığımız işleri ayrıntılı anlatan linkler ile beslenmiş dosyamızı hazırladık ve Facebook’taki kontağımıza aşağıdaki metin ile başvurduk.

“Enclosed is the details of our application for Facebook Preferred Developer Consultant Programme. We helped a number of celebrities, companies and brands so far. And we believe that we can allocate our best resources for them in terms of capability, creativity and experience so that they can achieve the best possible online presence on Facebook.”

Emeğin çoğu Özgür ve Kaan ve Korhan’ın. Bu ajanslardan biri olarak seçilmemizde azıcık da olsa emeğim bulunduğu ve yazışmaları bizzat yürüttüğüm için gururluyum. Gururumun sebebi detaylarda gizli:

Bu Programda tüm Dünya’dan toplam 49 Ajans var.

Bu ajansların büyük bir kısmı – 36 tanesi – Amerika’da ve Facebook ile içiçe çalışan, toplantı yapan şirketler.

Avrupa’dan sadece 11 şirket var.

Türkiye’den ise tek.

Promoqube’nin binlerce kilometre uzaktan Dünyadaki rakipleri ile rekabet etmesi gurur verici. Zaten bu kadar kısa süre içerisinde Türkiye’nin en büyük markaları ile çalışmayı başarmış bir şirketi yakında Global Projelere imza atarken görmek mümkün.

Yaptığımız kurguları, Dünya’da örnek alan birçok ajans biliyoruz. İşlerimizi Avrupa’dan takip eden  markalardan teklifler alıyoruz. Hep daha fazla sonuç alabileceğimiz yeni kurgular deniyoruz. Türkiye’de sosyal medyanın gücüne inanıyoruz ve yatırım yapıyoruz. Bu sebeple, kendimiz gibi çalışanlara her zamankinden daha çok ihtiyaç duyuyoruz. Bizimle çalışmak isterseniz bize her zaman ulaşabilirsiniz. Beraber çalışmak dileğiyle…

Küçük Şeylerden Mutlu Olmak

Hayatta küçük şeylerin farkına varmak isterim hep. Ufak şeylere üzülmeyi değil, ufak şeylerden etkilenmeyi, onlardaki sıradanlığı keşfetmeye çalışırım. Ve keşfettikçe mutlu olmaya. Bu yüzden 1000 Muhteşem Şey Bloğunu çok seviyorum. Her gün ufak ama muhteşem bir şey okuyorum orada. Bazen bir arının bal yapmasını, bazen çocukluk arkadaşının numarasını hala hatırlamayı bazen de yeni bir klavye kısayolu öğrenmedeki muhteşemliği. Bunlar o kadar sıradan bir o kadar da muhteşem şeyler ki…

Bugün gene harika bir şey var listede. Dalgaların ayaklarını kuma gömmesine izin vermek.  Hatırlattığı için 1000 kere teşekkür ederim bu bloğa. Yazı özlemişim, denizi özlemişim, sahili ve yaza dair muhteşem ne varsa…