Sosyal Ağlarda Dinleme

Sosyal Ağlarda markamız hakkında neler konuşulduğunu nasıl öğrenebiliriz? Birkaç örnek:

1- Google Alerts

Çok iyi bir alternatif olmasa da, genel olarak markanız hakkında bir şey konuşulduğunda size mail atan ücretsiz bir Google hizmeti.

2- Search.twitter.com

Markanız hakkında gerçek zamanlı ne konuşuluyor anında öğrenebilirsiniz. ( Starbucks bu konuda güzel bir örnek. Bloğunuzda ya da mikro bloglarda Starbucks ile ilgili ne konuşuluyorsa marka size hemen geri dönüyor. )

3-Friendfeed’in Arama kutusu

Twitter’a benzer bir mantıkla markanız hakkında anında ne konuşulduğu hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

4- Dijital PR Servisleri: İzleme yazılımları

Not: Facebook’un “arama” opsiyonu ise yakında açılacak.

2009 Neden İyi Geçti?

pozitif2009’un son günlerine gelirken buradan bir mim başlatmak istiyorum. Mim şu: 2009’un neden iyi geçtiğine dair 5 madde yazacaksınız. İki kural var:

Birincisi kötü bir şey yazmak kurallara aykırı, ikincisi bu yazıyı düşünmeden hemen yazmalısınız. En mükemmel şeyleri yazmak zorunda değilsiniz, sadece aklınıza ilk gelen (en az) 5 şeyi yazın. Ben başlıyorum:

1- 2009’da birçok harika insanla tanıştım. Bu seneye kadar tanıdığım insanlardan daha fazla sayıda ve birlikte vakit geçirmek isteyeceğim türden insanlar.

2- 2009’da bir uluslararası firma olmak üzere (Adobe) iki firmada çalıştım. Freelance olmanın keyfini sürdüm. Aralık ayında Özgür Alaz ile çalışmaya başladım. Sevdiğim işi yapıyorum.

3- Hiçbir sağlık problemim olmadı, ailemde herkes sağlıklı, hastalık ve ölüm bu sene bizden uzak durdu. Çok şükür.

4- 2009 benim en çok güldüğüm yıl oldu. En kötü senemiz böyle olsun.

5- Bu sene bildiklerimi paylaşmaya daha bir önem verdim. Bloğumdaki yazıları aksatmadım. Webrazzi’ye makaleler yazdım, Friendfeed ve sosyal ağlarda paylaşımlarda bulundum. Az kişi de olsa paylaşımlarım ile hayatına etki ettiğim kişiler oldu. Kısacası mutlu oldum.

Mimi isteyen sahiplenebilir. Lütfen bu mimi kabul edereseniz bu postun altına yorum olarak belirtin. Böylece ben de haberdar olabilirim.

Benim mimledikleriğim çevremdeki pozitif kişiler:

1- İş arkadaşım: Özgür Alaz

2- Hiç bitmeyen enerjisi ve güler yüzü ile: Müge Çerman

3- Paylaşımlarından çok şey öğrendiğim: Uğur Özmen

4- Bana bu sene çok iyiliği dokunan: Devletşah

5- Ve sevgili dostum: Ömer Ekinci

Eğer bu mimi kabul edip bir şeyler yazarsanız, belki bir kaç kişiye pozitif duygular yaşatabilirsiniz ( en başta kendinize) . Yazının sonunda 5 kişiyi mimlemeyi unutmayın yalnız. Herkese iyi seneler 🙂

Sosyal Medya Konusunda Yetiştirebileceğimiz Bir Junior Arıyoruz!

social-media

Evet, Promoqube’ye bir junior arıyoruz. Direkt olarak benimle çalışacak, Özgür Alaz ile çalışma şansı yakalayacak.

1- Junior’umuzun görev tanımı yok, kendisi dijital pazarlama ile alakalı birçok iş yapacak. Çok araştıracak, çok öğrenecek. Gene de birkaç anahtar kelime vereyim: Sosyal Ağ Pazarlaması, Marka toplulukları geliştirme, dijital ölçümleme, online kampanyalar, online müşteri hizmetleri… ( Bu kavramları bilmeniz gerekmiyor, bizzat ben gösterebilirim. )

2- Aranan Şartlar: Yok. Ne mezunu olduğunuz, tecrübenizin olmaması önemli değil.

3- Peki ne arıyoruz? Vizyon sahibi olsun, gelecek vaat etsin, güvenilir olsun.

Yani ileride yerimize geçeceğine inandığımız birisini arıyoruz. Eğer bu iş bana çok uygun derseniz,

1- Her türlü online kimliğiniz – CV kabul edilmez – (Sosyal medya profilleriniz ve/veya bloğunuzun adresi… olabilir)

2- Neden? sorusunun cevabını yazdığınız mailinizi 28.12.2009 Pazartesi’ye kadar bana gönderin. (serbest kompozisyon hiç sevmezdim lisede, korkmayın bu sorunun doğru cevabı yok )

Peki şimdi nereye mail atıyoruz gibi bir soru soranlar, ( bana ulaşmak hiç zor değil ) hocam geç bunları kaç para maaş veriyorsunuz tarzı üslup sorunu olanlar baştan şanslarını zora sokabilirler.

Konu ile ilgili olarak “Sosyal Medya Uzmanı Ne İş Yapar” konulu yazım yardımcı olabilir.

Umarım beraber çalışma şansı yakalarız.

Ofisin adresini veriyorum: Burger’in arkası  ( Nasılsa böyle söyleyince herkes anlıyor, kimse semt bile sormuyor 🙂

Görüşmek üzere…

Sosyal Medya Geçici Bir Heves mi?

Social-Media-Pool-500p

Intersection Consulting’in bloğundaki sosyal medya yazılarını paylaşmayı çok seviyorum. Her şeyi bir kaç kelimede öyle güzel özetliyorlar ki. Bu yazının özeti şu: Birçok şirket sosyal medyayı geçici bir heves olarak görüyorlar ve sosyal medya havuzunda boğuluyorlar. Ta ki birisi onlara sosyal medya stratejisi barındıran bir can yeleği atana kadar…

Proje Bazlı Çalışmak İstiyorum!

Proje Bazlı Çalışmak İstiyorum” son zamanlarda çevremde en çok duyduğum cümlelerden biri. Tercümesi şu: Bana bir proje verin, o projeden ben sorumlu olayım, istediğim zaman çalışayım. İstediğim zaman işten uzaklaşayım. Çıkıp arkadaşlarımla bir kahve içmeye gideyim, hiç kimse bir şey demesin, kimseye laf anlatmak zorunda kalmayayım. Gerekirse gecelere kadar çalışayım, fark etmez ama yeter ki ne zaman çalışacağımın kararını ben vereyim.

Bir şey dikkatinizi çekti mi? İnsanlar proje bazlı çalışmak istiyorlar ama bir şirket güvencesinde. Tanıdığım insanlar bu potansiyele sahipler, bir proje verseniz altından başarıyla kalkarlar. Ama fırsat bulamıyorlar. Ve proje bazlı dedikleri şey aslında esnek çalışma saatlerinden ibaret. Bu günlerde en büyük problemin kişilerin yöneticileri ile konuşma şansı bulamadıklarından kaynaklandığını görüyorum. Aslında, özellikle gençleri daha motive çalıştırmak mümkün, çok kolay bir yolu var. Ama günlük işler o kadar bastırıyor ki dört bir yandan bu yöneticilerde miyopluk oluşturuyor. Çoğu zaman sadece yakını görebiliyorlar ve en kötüsü çoğu bu dezavantajlarının farkında değil.

Online Reklamlarını Tazelemek İsteyen Var mı?

cay_vapurÇay tazelemek isteyen var mı? Vapurlarda yolun yarısını geçince çay satanlar bu sözü söylerler. Neden? Daha doğrusu neden tazelemek? Çünkü bilirler ki, çay içmek isteyenler vapura biner binmez çaylarını zaten almışlardır. 20 dakikalık yolun 15. Dakikasında çay isteyen birisi büyük ihtimalle çayını tazeliyordur.

Tüm online reklamlara tıklayan kişilerin %84’ü aynı kişiler (Seth Godin) Bu şu demek: Eğer hedef kitleniz bu %16’daysa çok iyi yöndesiniz. Ama değilse – ki bu daha büyük ihtimal- o zaman başınız dertte, özellikle online reklamlardan medet umuyorsanız. Sormak istediğim: Online reklamlarını tazelemek isteyen var mı? Ya da daha dramatik bir sesle: Sesimi duyan var mı?

Artık Promoqube’de Çalışıyorum

Uzun zamandır Sosyal Medya alanında araştıran, okuyan, içerik üreten bir kişi olarak bütün isteğim bu alanda çalışmaktı. Beni bloğumdan, Friendfeed’den ve Webrazzi yazılarımdan tanıyan birçok değerli şirket / ajans bana Sosyal Medya odaklı işler teklif ediyorlardı.

Ben ise hem Adobe dolayısı ile hem de biraz daha erken olduğunu düşündüğüm için beklemeyi tercih etmiştim. Uzun zamandır bu konulara meraklı bir blog yazarı olarak Türkiye’de interneti en iyi bilenlerden  ikisinin Arda Kutsal ve Özgür Alaz olduğunu düşünüyordum. Ne mutlu ki bana 2009 bitmeden her ikisi ile de çalışma fırsatı buldum.

Picture 2

Evet, artık Özgür Alaz ile birlikte Promoqube’de çalışıyorum, Türkiye’deki en büyük ve en zor markaların yöneticisi olarak. Buradaki enerjimizi Türkiye’den en iyi sosyal medya kampanyalarını yapmaya ve bu kampanyalar ile Dünya’ya örnek olmak için harcayacağız. Ve hemen değil ama eminim ki başaracağız 🙂

Bir Fark Yaratmanın Yolu

vodoo donut

Eğer bir fark yaratmak istiyorsanız bunu diğerlerinin yaptığından çok az daha iyisini yaparak yapamazsınız. Yaratıcılığınızı kullanarak tamamen farklı bir şey yapmalısınız. Bu yanda gördüğünüz Vodoo Donut gibi.

Vodoo Donut Amerika’da son zamanlarda çok popüler hale gelmiş bir küçük bir Donut Dükkanının son derece yaratıcı ürünü. Bu Donut size çubuğu ile birlikte veriliyor ve siz bu çubuğu Donut’ın kalbine sapladığınızda içinden böğürtlen reçeli akıyor. Pek hoş olmasa da interaktif ve kreatif.

Eğer yeni bir Donut dükkanı açacaksınız Dunkin Donuts’tan % 5 kaliteli ve %3 ucuz olarak piyasaya girerek bir yere varamazsınız diyor “Made to Stick”in yazarı Dan Heath. Tamamen katılıyorum. Bambaşka bir şey yapmak lazım. Yandaki gibi, çok düşünmeden, çok vakit harcamadan. Basit ve eğlenceli.

Lenovo'nun Harika Otobüs Reklamı

lenovo advertisement

Uzun zamandır bu tarz reklamları yazmıyordum ama Lenovo’nun otobüslerde yaptığı bu harika reklam tekrar yazmam için iyi bir neden oldu.

Sigara Molaları Sosyal Medya Molalarına mı Dönüşüyor?

social-media-break-time-500p
Şirketlerin %70’i sosyal ağları yasaklıyor ama insanlar artık sosyal medyaya ceplerinden giriyorlar! (Kaynak)

İşinde Mutsuz musun?

mutluluk

Hayatta mutlu olmak ise büyük ölçüde işimizde mutlu olmamıza bağlı. Çoğu insan için işte kötü bir gün geçirdiğimiz zaman sağlıklı olmamızın bir önemi yoktur, sevdiklerimizin hayatta olmasının bile. Sonuçta, insanız işte. Duygularımız var, olmalı da. Ama bizim kontrolümüzde, hayatın akışında değil.

Batı Dünyasındaki 24 gelişmiş ülkede son 50 yılda ortalama gelir 3 katına çıkmasına rağmen mutluluk %40 azalmış. Demek ki burada yanlış giden bir şeyler var. İnsanlar işinde mutlu olmadığı halde sadece geliri için çalışmaya devam ediyor. Büyük ihtimalle bu insanlardan biri de sensin. Neden? Sebebini söyleyeyim. Çünkü o iş görüşmesine giderken ilk olarak ne kadar maaş alacağını düşünüyordun. Ne iş yapacağın, kiminle çalışacağın çok umurunda değildi. Ve bir şekilde işe alındın. Benim tavsiyem eğer böyle bir işte çalışıyorsan: İŞİNİ BIRAK. Tabii, senin için söylemesi kolay. Hiç de değil. Ama tavsiyem, işini bırak ve evde otur değil. Sevdiğiniz işi bulmak için çaba sarf et. Eğer, hangi işte mutlu olacağının cevabını veremiyorsan, kendine şu soruyu sor: Eğer para kazanma problemim olmasaydı ne iş yapmak isterdim?

O kadar çok insan görüyorum ki, hem bulunduğu durumdan şikâyetçi olan, hem de bu durumu değiştirmek için hiçbir şey yapmayan. Yatak testinden geçemeyen… ( Yatak testi: Sabah yatak mı seni kendine doğru çekiyor, işin mi) Eğer işini sevmeden orada çalışıyorsan, gideceğin yön ne yatak ne de işin olmalı. Gideceğin yönü kendin belirlemelisin, bu konuda sana kimse yardım edemez kendinden başka.

NOT: Hergunbiri.com’ da 1 Aralık 2009 tarihinde yayınlanan yazımdır.