YA TERK ET OKULU YA PROF. OL

Universite 2. siniftaydim yanlis hatirlamiyorsam. Girisimcilikle ilgilenmeye basladigim yillardi. Dunyada ve Turkiyede en basarili insanlar nasil basarili olmuslar, neyi farkli yapmislardi gibi konularda okuyup arastirmaya basladim. Yoksa hepsi dogustan zengin miydi? Herhalde en iyi okullarda okumuslardi gibi bir suru onyargi ile tabiiki. Dunyanin en zengin ikinci adami ORACLE’in kurucusu Larry Elison’un pohpohlanmayi bekleyen dunyanin en iyi universiteleriden birinin (Yale) o yilki mezunlarina verdigi akil dolu, muthis etkileyici konusmayi ilk o sene duymustum. Konusmayi bilmiyorsaniz lutfen okumadan devam etmeyin, hatta biliyorsaniz bile tekrar okuyun. Herhalde o zamana kadar dunyanin en buyuk sirketlerini yonetenlerin en az universite mezunu olduklarini dusunuyordum, oyle bir imaj vardi kafamda. Gercegin ise bu kadar dogrudan uzak oldugunu iste o anda anlamistim, hatta okuduklarima inanamiyordum, gidip kontrol ettim ve universiteyi bitirmezsen hic bir sey olamazsin akillari ile buyuyen bir neslin nasil kandirildigini anladim. Okulu birakmayi hic dusunmedim tabii, seviyordum cunku universiteyi.

Bugun “Yasayan Isletme Dusunurleri” Global 50 listesini gorunce bir insanin dunyayi etkilemesi icin ya profesor olmasi lazim ya da okulu terk etmesi lazim herhalde diye dusundum. Zaten cogunun bir iki kitabini ve ya biyografilerini okumustum. Listede ilk onda sekiz profesor, 1 universiteden terk var(Bill Gates) . Bir de kimya doktoru Jack Welsch. On birinci sirada ise . universiteye adimini bile atmamis on bes yasinda okulu birakan Richard Branson vardi. Evet, universite terkler dusunurler listesine girmeyi basarmisti ama zenginler listesinde profesor goremiyorduk.

Universite okumak onemli miydi gercekten? Okumasak olur muydu? Bu soruya cevabim soyle gelisti: Universite benim gozumde onemli ama eger o zaman kafamda gerceklestirmek isteyecegim is fikirleri olsaydi hic dusunmeden birakabilirdim. Eger universitede diploma verilmeseydi gene de gider miydim? Dedim ya, o anda bir is fikrim olmadigi icin giderdim. Iyiki de gitmisim. Steve Jobs (Apple’in kurucusu) Stanford’daki mezuniyet konusmasinda universiteyi birakma kararim hayatimda verdigim en iyi kararlardan biri diyordu.Konusma buradan izlenebilir. Universiteyi biraktim, istedigim derslere girdim, istediklerime girmedim diyordu. Hondanin kurucusu Soichiro Honda da idol olarak gordugu Thomas Edison gibi okulu erkenden (15 yasinda) birakip oto tamirciligine baslamisti. Ingilteredeki “Cirak”in finaline dunyanin en iyi universite (Cambridge, Oxford, London School of Economics) mezunlarindan degil hic universiteye gitmemis iki bayan cikiyordu. Ve sonunda Ingiltere’nin en zenginlerinden Sir Alan Sugar, kendisi gibi 16 yasinda okulu birakan adaylarin en genci 26 yasindaki Michel’i cirak secmisti. Universite mezunlari zamanlarinin cogunu planlamaya ayirirken is yapmaya zaman bulamayip, adeta aldiklari egitimi dezavantaja ceviriyorlardi. (Turkiyedeki seriyi de lise mezunu bir gencin kazandigini hatirlatayim bu arada.) Ornekler saymakla bitmez. Ama benim anlatmak istedigim bunlar istisna degil, gercegin ta kendisi, gozlerimizin biraz acilmasi acisindan…

INGILTEREDEKI POPULER TURK URUNLERI

Evet, bazi urunler Ingilterede cok populer. Bunlarin en basinda kuskusuz doner kebap geliyor. Ben gelmeden once donerlerin yurtdisinda siklikla yendigini bilmiyordum. Buralarda her yerde gormeye baslayinca da olayi ingilizlerin yemek kulturu olmayisina yormustum. Ama gercek pek oyle degilmis. Doner kebabcilar her yerdeler. Londrada her sokakta, kucuk sehirlerde bile her mahallede gormek mumkun kendilerini. Neyse daha sonra gordumki, mutfagiyla ovunen Fransizlarin bile milli yemegi olmus donerler. Benim anlamadigim neden zamaninda akilli bir Turk girisimcisi cikip da bu isi zincir haline donusturmemis. Mc Donald’sa rakip olacak bir potansiyel var oyle soyleyeyim. Bizim donerlerimiz elin hamburgerlerinden daha lezzetli, ustelik talep de var. Ama birakin yurtdisini, yurticinde bile bir doner zinciri yok, hepsi kendi halinde kucuk esnaflar. Simitcinin, tatlicinin, hamburgecinin daha dogrusu her yemegin zinciri var, donerin yok. Vardir elbet bir sebebi…

Baska bir urun ise halis mulis Turk Yogurdu. Ama buradaki supermarketlerde ne diye satiliyor biliyor musunuz? “Greek Yoghurt” yani Yunan Yogurdu. Elimizden bir sekilde almislar yani yogurdumuzu nasil yapmislar anlamadim.

Turk Lokumu, populer baska bir turk urunu. Gordugum kadariyla Turkiye’den ithal edilenleri agirlikda.Narnia Gunlukleri, filmini gorduyseniz turk lokumu ile gurur duymussunuzdur. Bir sahnede kotu cadi cocugu bir oda dolusu turk lokumu ile kandiriyor. Cocuk da filmde surekli turk lokumu soruyor, adeta reklam yapiyor, valla izlerken olsa da yesem dedim yani. Filmin basrol oyuncularindan olan generalin adi Aslan.(Kendisi de Aslan bu arada) Film cok guzel degil bence ama gene de izlemeye deger, her gun Turk isimlerini iceren bir Hollywood yapimi bulamiyoruz ne de olsa. Ayrica Cadburry’nin bakkallarda, supermarketlerde bulabileceginiz bir cikolatasi var: Cadbury Turk Lokumlu Cikolata (asagida)

Ozgur Alaz’da Nargile Barlarin Amerika’da cok populer oldugunu yazmis. Turk kulturu anlatmakla bitmez tabi, Turk Hamami (Turkish Bath) ile Dansoz’u (Turkish Belly Dancer) ile Baklavasi ile her an karsilasmak mumkun.

Gecen gun Kuzey Irlanda da su bizim Serbetli Sekerleri gorunce de ister istemez sasirdim tabii. Tahmin ettiginiz gibi “Made in Turkey” armasi yapistirilmisti. Bi de unutmadan buyuk supermarketlerde gordugum Efes Biralarini ve daha kucuk bakkallarda bulabileceginiz SAKA sularini da ekleyeyim.